KÜNYE
T.C. Adana Bam 9. Hukuk Dairesi T.C. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 21 Şubat 2025
- Dosya no
- 2025/154
- Karar no
- 2025/303
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- ADANA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- ...
- Numarası
- ... ESAS
- Davacı
- ...-TC Kimlik No: ... .......
- Vekili
- Av. ... - [.......] UETS
- Davalılar
- 1- ... -......
Karar Metni
697 kelime·3 dk okuma·6 bölüm
2- ... - ...... 3- ... - ..... 4-......
VEKİLİ
Av. ....... 5-... -.......
Birleşen ...... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... E. ... K. Sayılı dosya,
DAVACI
... - TC Kimlik No: ...-...
VEKİLİ
Av.... - [.....] UETS DAVALI : ...... VEKİLLERİ : .....
DAVANIN KONUSU
Tazminat (Şirket Yöneticilerinin Sorumluluğundan Kaynaklanan)|Ticari Şirket (Tasfiyeye İlişkin)
İSTİNAF KARARININ
KARAR TARİHİ : .... YAZIM TARİHİ : ....
Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin..... tarihli ve ... esas sayılı ara kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Dava, şirket yöneticilerinin sorumluluğundan kaynaklanan tazminat davası, birleşen dava ise şirketin haklı sebeple feshi talebine yönelik olup, istinafa konu olan uyuşmazlık ise, mahkemece verilen, dava konusu şirkete denetim ve onay kayyımı atanmasına yönelik ihtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin ara kararın kaldırılması talebine ilişkindir.
Davacı tarafından, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporları ve toplanan deliller ile şirket karının düştüğü ve şirketin mal varlığının satılarak azaltıldığının tespit edildiği, böylelikle, şirketin zarara uğratıldığı yönünde yaklaşık ispat şartının yerine getirilmiş olduğu, taraflar arasındaki güven ilişkisinin zedelendiği ve şirketin tek yetkili davalı ... tarafından yöneltildiği dikkate alınarak şirkete denetim ve onay kayyımı atanması talep edilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince verilen ... tarihli ara karar ile davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir.
Ara karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.
6102 sayılı TTK'nun 365. maddesinde, anonim şirketlerin yönetim kurulu tarafından yönetilip ve temsil olunacağı düzenlenmiş, yönetim kurulu üyelerinin seçimi, süreleri, ibraları hakkında karar verilmesi ve görevden alınmaları ise TTK'nun 408 maddesinde genel kurulun devredilemez ve vazgeçilemez görev ve yetkileri arasında sayılmıştır. TTK' nda anonim şirketlerde yönetim kurulunun yönetim yetkisinin mahkemelerce kaldırılacağına veya sınırlandırılacağına ilişkin yasal düzenlemenin bulunmadığı gibi, anonim şirkete mahkemece yönetim kayyımı atanmasına olanak sağlayan açık bir kanun hükmü bulunmamaktadır. Bu nedenle, geçici hukuki koruma talepleri hakkında, genel hüküm olan HMK'nun 389 vd. maddelerinin uygulanması gerekmektedir.
HMK'nun 389. Maddesi uyarınca; "Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme sebebiyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyat tedbir kararı verilebilir ."
Aynı Yasa'nın 390/3 maddesi,'' Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkca belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır'' düzenlemesini içermektedir.
Somut olayda; davacının, davalı şirkette organ eksikliği bulunduğu iddiasının bulunmadığı, davalı şirket tarafından olağan genel kurul toplantılarının yapıldığı ve şirket yönetim ve denetim kurullarının görevlerine devam ettikleri, dava tarihi itibariyle şirkette temsil sorunu ve organ boşluğunun bulunmadığı, aslolanın, şirketin yetkili organları marifetiyle yönetilmesi ve denetlenmesi olduğu, davacının varsa 6102 sayılı TTK'nun 438. vd. maddelerinde belirtilen yasal koşullara uyarak özel denetçi atanmasını talep edebileceği, somut olayda böyle bir talebin de olmadığı, bu nedenlerle, davalı şirkete yönetim ve onay kayyımı atanmasına ilişkin yaklaşık ispat kuralları çerçevesinde HMK.nun 389. maddesinde belirtilen yasal koşulların oluşmadığı anlaşılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, İlk Derece Mahkemesi'nce, davalı şirkete kayyım atanmasına dair ihtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin verilen ara kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve buna dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
... · Başkan · ... · ¸e-imzalıdır · ... · Üye · ... · ¸e-imzalıdır · ... · Üye · ... · ¸e-imzalıdır · ... · Katip · ... · ¸e-imzalıdır
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi, E. 2025/154, K. 2025/303, 21 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama