KÜNYE
T.C. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 7 Temmuz 2025
- T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2025/1686 - 2025/1375
- Dosya no
- 2025/1686
- Karar no
- 2025/1375
- Başkan
- ...
- Üye
- ...
- Üye
- ...
- Katip
- ...
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSKENDERUN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Numarası
- 2025/697 ESAS
- Davacı
- ...
- Vekili
- Av. ...
- Davalı
- ...
- Vekili
- Av. ...
- Davanın konusu
- Alacak (Ticari Nitelikteki Komisyonculuk Sözleşmesinden Kaynaklanan
- İstinaf kararının karar tarihi
- 07/07/2025
- Yazım tarihi
- 07/07/2025
Karar Metni
532 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
İskenderun Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/697 Esas sayılı ara karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Dava, emlak komisyonculuğu alacağı istemine ilişkin olup, istinaf incelemesine konu uyuşmazlık ise davalı taraf adına kayıtlı taşınmaz üzerine ihtiyati tedbir konulması talebine ilişkindir.
İlk derece mahkemesinin 25.04.2025 tarihli ara kararla ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.
İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.
Geçici hukuki koruma türlerinin başında gelen ihtiyati tedbir genel olarak 6100 sayılı HMK’nin 389 vd. maddelerinde düzenlenmiştir. HMK’nin 389. maddesinde ihtiyatin tedbirin şartları, 390.maddesinde ihtiyati tedbir talebi, 391. maddesinde ihtiyati tedbir kararının kapsam ve içeriği, 393. maddesinde ihtiyati tedbir kararının uygulanması, 394. maddesinde ihtiyati tedbir kararına itiraz ve uygulanacak usule yer verilmiştir.
HMK'nin 389. maddesine göre ihtiyati tedbirin şartları; mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle bir hakkkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşması ya da tamamen imkansız hale gelmesi veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğmasından endişe edilmesi olarak açıklanmıştır. Ayrıca, tedbirin uyuşmazlık konusu hakkında verileceği belirtilmiştir. Yine aynı Yasa'nın 390/3. maddesinde haklılığın yaklaşık olarak ispat edilmesi zorunluluğu koşulu aranmıştır.
Somut olayda, davacı tarafından, gayrimenkul satışına aracılık ettiğine ilişkin alım satım aracılık sözleşmesinin imzalandığı, ancak davalının sebep göstermeksizin satıştan vazgeçtiğini, sözleşmenin kurulması nedeniyle simsarlık ücretine hak kazandığı ileri sürülerek açılan davada davalı taraf adına kayıtlı taşınmaz üzerine ihtiyati tedbir konulması talep edilmiş ise de, Yasa'da tedbirin yalnızca uyuşmazlık konusu hakkında verilebileceği düzenlendiği,
davacının ihtiyati tedbir talebine konu taşınmazın doğrudan dava konusunu oluşturmadığı ve mevcut delil durumuna göre alacağın varlığı ve miktarı yargılamayı gerektirdiğinden ihtiyati tedbir için aranan yaklaşık ispat şartının gerçekleşmediği anlaşıldığından, ilk derece mahkemesince ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön görülmemiştir.
Yukarıda belirtilen sebeplerle İlk Derece Mahkemesi'nce tedbir talebinin reddine dair verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu davacı vekilinin istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşıldığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Başkan Üye Üye Katip
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi, E. 2025/1686, K. 2025/1375, 7 Temmuz 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama