KÜNYE
T.C. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 17 Temmuz 2025
- T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2025/1693 - 2025/1542
- Dosya no
- 2025/1693
- Karar no
- 2025/1542
- Başkan
- ...
- Üye
- ...
- Üye
- ...
- Katip
- ...
- İncelenen kararın mahkemesi
- ADANA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 07/04/2025
- Numarası
- 2025/262 Esas (Ara Karar
- Davacı
- ...
- Vekili
- Av. ...
- Davalı
- ...
- Dava
- İtirazın İptali
- İstinaf kararının karar tarihi
- 17/07/2025
- Karar yazım tarihi
- 17/07/2025
Karar Metni
992 kelime·5 dk okuma·4 bölüm
Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 07/04/2025 tarih, 2025/262 Esas (Ara Karar) sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında geçerli bir ticari ilişki kurulduğu, ... şirketinin borca itirazlarında iş bu ticari ilişkiye ve faturalara ilişkin itirazlarının bulunmadığı, müvekkili şirket tarafından ... ne iplik satışı yapıldığı, satışa konu malların teslimi neticesinde tacir çeklerinin ciro edilerek verildiğini, çeklerin vadesi gelmesi ile ilgili çeklerin bankaya ibraz edildiği, ancak çekleri keşide eden firma olan ...
Hakkında konkordato kararı verilmiş olması nedeniyle hukuki yollara başvurulduğu, davalı borçlu aleyhine kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla icra takipleri başlatıldığı, borçlu ... 'nin imza inkarında bulunduğu, ancak ... nin aynı ciranta imzasıyla müvekkili şirkete ciro edilmiş daha önceki diğer çeklerin tamamını zamanında ve eksiksiz olarak ödediği, müvekki şirketin alacağına kavuşamadığını, borçlu şirketin müvekkili şirkete hem mutabakata ilişkin hemde ticari ilişkinin varlığına delil teşkil eden mail ve yazışmaların mevcut olduğu,
taraflar arasındaki ticari ilişki nedeniyle davacı şirketin davalı taraftan 5.608.185,69.TL alacağı bulunduğunu, ...
Noterliğinde düzenlenen 27.11.2024 tarih ... sayılı ihtarname davalı tarafa gönderilmesine rağmen borcun ödenmediğini, davalı tarafın Adana 2. Genel İcra Müdürlüğünün 2025/8941 sayılı dosyası ile başlatılan ilamsız takibe haksız itiraz ettiği itirazın iptaline ve takip konusu alacağı karşılayacak şekilde borçlunun taşınır ve taşınmaz malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine karar verilmesi talep edilmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ'NİN KARAR ÖZETİ
Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 07/04/2025 tarih, 2025/262 Esas (Ara Karar) sayılı kararında, davacı tarafın başlattığı ilamsız takibine davalı tarafın itiraz ettiği, davacı tarafın açıklamalarından dilekçe ekinde sunulan çek fotokopilerindeki imzanın davalı şirket yetkilisinin eli ürünü olmadığına dair icra mahkemesi kararları bulunduğu, bu açıklamaya göre sunulan çek fotokopilerinin ihtiyati haciz istemi yönünden delil vasfı taşımadığı, davacı tarafın sunduğu diğer belgelerin de muaccel bir alacağın varlığı, miktarı konularında yaklaşık delil vasfı taşımadığı, sonuç itibariyle ihtiyati haczin şartları yaklaşık düzeyde ispatlanmadığı gerekçesi ile ihtiyati haciz talebinin reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
DAVACI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacağın varlığına yönelik olarak yaklaşık ispatın yeterli olduğunu, tam ispatın aranmadığını, mevcut dosyada ise ticari ilişki ve borç belgelerle sabit olup davalı tarafça da inkar edilmediğini, tarafça yaklaşık ispatın sağlandığını ... şirketinin borca itirazlarında işbu ticari ilişkiye ve faturalara ilişkin itirazlarının bulunmadığını, usulen yapılan genel itirazın salt süreci uzatmak amaçlı ve kötü niyetli olduğunu, 29/05/2024 tarihli mutabakatın borç ikrarı içeren belge niteliğinde olduğunu,
borçlu şirketin müvekkil şirketle hem mutabakata ilişkin hem de ticari ilişkinin varlığına delil teşkil eden mail ve whatsapp yazışmalarının mevcut olduğunu, davalı şirketin, icra dosyasına sunmuş olunan faturalardan dolayı borçlu bulunmadığını, davalı, borca itiraz dilekçesinde "müvekkilimin alacaklı olduğunu iddia edene hiçbir borcu yoktur." beyanı ile müvekkil şirkete borcu olmadığından bahisle borca itiraz ettiği ancak icra takip dosyasına sunulan faturaya ilişkin hiçbir itirazda bulunmadığını ve hiçbir ödeme belgesinin sunmadığını, faturalarda borç miktarı ve ödeme tarihinin açıkça belli olduğunu, borcun kayıtsız ve şartsız olduğunu,
kaldı ki bu faturalara ilişkin borç tutarı hususunda müvekkil şirket ile borçlu davalı şirket arasında ... ve ...
Kanalıyla 29/05/2024 tarihinde mutabakat imzalandığını, bu mutabakata ilişkin mail yazışması ve WhatsApp görüşmeleri mevcut olup bu konuşmalar dosya muhteviyatında bulunduğunu, borçlu şirketin, aynı imzalı çeklerle daha önce ödeme yapmışken bugün bu imzayı inkâr ettiğini, bahsi geçen çeklerdeki borçlu şirkete ait imzaların borçlu tarafından inkar edilip borçluya ait çıkmaması üzerine alacağın tahsili için eldeki davaya konu icra takibinin açılmış olup, borçlu şirket iş bu takibede kötü niyetli olarak itiraz ettiğini,
bunlarla birlikte ihtiyati haciz talebinin reddedilir reddedilmez borçlu şirketin 5 taşınmaz ve 4 aracı elinden çıkarmış olduğunu, bu durumun alacağın teminatsız kalma riskini doğurmuş olduğunu, İİK m. 257’de düzenlenen şartların somut olarak gerçekleştiğini gösterdiğini açıklanan nedenlerle; ihtiyati haciz talebinin reddi kararının kaldırılmasına ve mahkemece yapılacak olan istinaf incelemesi neticesinde borçlunun mal kaçırma işlemleri de göz önüne alınarak ivedilikle ihtiyati haciz kararı verilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 07/04/2025 tarih, 2025/262 Esas (Ara Karar) sayılı dosyası ve tüm dosya kapsamı
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE :
Dava, itirazın iptali istemine ilişkin olup, istinafa tabi uyuşmazlık ihtiyati haciz istemine ilişkindir.
Mahkemenin 07.04.2025 tarihli ara kararı ile; davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin reddine dair karar verildiği, bu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.
Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 Sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere göre İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, dayanılan deliller dikkate alındığında ihtiyati haciz için aranan yaklaşık ispat şartının somut olayda gerçekleşmediği, talebin yargılamayı gerektirdiği bu sebeple kararın hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre davacı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin ilk derece mahkemesince verilen karara karşı istinaf başvurusunun HMK'nun 353/1-b-1 md. gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiş ve buna dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
Başkan Üye Üye Katip
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi, E. 2025/1693, K. 2025/1542, 17 Temmuz 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama