KÜNYE
T.C. Adana Bam 9. Hukuk Dairesi T.C. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 6 Kasım 2025
- Dosya no
- 2025/2688
- Karar no
- 2025/2303
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 21/05/2025
- Numarası
- 2025/448 ESAS 2025/547 KARAR
- Davacı
- ... -...
- Vekilleri
- Av. ..
- Davalı
- ... -...- ...
- Vekili
- Av. ...
- Davanın konusu
- Tespit (Kambiyo Senedinden Kaynaklanan
- İstinaf kararının karar tarihi
- 06/11/2025
- Yazım tarihi
- 06/11/2025
Karar Metni
1.288 kelime·6 dk okuma·1 bölüm
.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 21/05/2025 tarihli ve 2025/448 esas 2025/547 karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Dava, kambiyo senedine dayalı yapılan takip nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince verilen 21/05/2025 tarihli karar ile, davanın menfi tespit davası olup, 29/07/2024 tarihinde açıldığı, 6325 sayılı kanunun 18/A-2 maddesi uyarınca, menfi tespit davasında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması gerektiği, 28/03/2023 tarihli ve 7445 sayılı Kanunun 31 inci maddesiyle değişik 6102 sayılı TTK'nın 5/A maddesi uyarınca da dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması gerektiği, davacı tarafa 05/05/2025 tarihli tensip tutanağı ile verilen kesin süre içerisinde arabuluculuk son tutanağının sunulamadığı, arabuluculuğun dava tarihinde yerine getirilmesi dava şartı olup, sonradan tamamlanabilir ve giderilebilir şartlardan olmadığı gerekçesiyle, davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.
Davalı vekili tarafından mahkemeye sunulan 26/06/2025 tarihli dilekçe ile davanın ilk olarak açıldığı .... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2024/280 Esas sayılı dosyada, İİK'nun 72/3 maddesi gereğince verilen 29/07/2024 tarihli ara kararın kaldırılması talep edilmiştir.
İlk derece Mahkemesince verilen 11/07/2025 tarihli Ek Karar ile davalı vekilinin ihtiyati tedbirin kaldırılması talebinin kabulüne ve ihtiyati tedbir kararının İİK'nun 72/4 maddesi gereğince kendiliğinden kalktığının üst yazı ile icra müdürlüğüne bildirilmesine karar verilmiştir.
İlk derece mahkemesince verilen 18/07/2025 tarihli davacı vekilinin, ihtiyati tedbir talebi hakkında ayrı bir değişik iş esasından tedbir talebinde bulunulması hususunda muhtariyetine karar verilmiş, davacı vekili tarafından .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/373 D.iş sayılı dosyada yeniden tedbir talebinde bulunulmuş ve mahkemece 14/07/2025 tarihli karar ile İİK'nun 72/3 maddesi gereğince icra veznesine girecek paranın alacaklıya ödenmemesi yönünde tedbir kararı verilmiş, davalı vekili tarafından ihtiyati tedbire itiraz edilmesi sonucu 24/07/2025 tarihli Ek Karar ile ihtiyati tedbire itiraz yönünden karar verilmesine yer olmadığına ve dosyanın itirazı değerlendirmek üzere .... Asliye Ticaret Mahkemesine ait 2025/448 E. Sayılı iş bu dosyaya gönderilmesine karar verilmiştir.
İlk derece mahkemesince verilen 04/08/2025 tarihli Ek Karar ile .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/373 D.iş sayılı dosyasında verilen İhtiyati Tedbire yapılan itirazın Reddine karar verilmiştir.
Karara ve 04/08/2025 tarihli Ek Karara karşı davalı vekili istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.
İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.
Asıl karar yönünden;
5 Nisan 2023 tarih 32154 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan 7445 sayılı İcra İflas Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 31. Maddesi ile 6102 sayılı Kanunun 5/A maddesinin birinci fıkrasında yer alan “paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında” ibaresi “para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında,” şeklinde değiştirildiği, Kanunun Geçici 1. maddesinde (1) Bu maddeyi ihdas eden Kanunla, 6102 sayılı Kanunun 5/A maddesinin birinci fıkrası ile 7036 sayılı Kanunun 3 üncü maddesinin birinci fıkrasına eklenen menfi tespit ve istirdat davaları hakkındaki hükmün, 01/09/2023 tarihinde ve sonrasında açılacak davalar hakkında uygulanacağı belirtilmiştir.
Somut olayda, davanın 26/07/2024 tarihinde açıldığı ve dava tarihi itibariyle zorunlu arabulucuya tabi bir dava olduğu, arabuluculuğun dava tarihinde yerine getirilmesi dava şartı olup, sonradan tamamlanabilir ve giderilebilir dava şartlarından olmadığı, bu nedenle, ilk derece mahkemesince verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu, ancak, 2004 sayılı İ.İ.K.'nın 72/4 maddesinde "Dava alacaklı lehine neticelenirse ihtiyati tedbir kararı kalkar.
Buna dair hükmün kesinleşmesi halinde alacaklı ihtiyati tedbir dolayısıyla alacağını geç almış bulunmaktan doğan zararlarını gösterilen teminattan alır. Alacaklının uğradığı zarar aynı davada takdir olunarak karara bağlanır. Bu zarar herhalde yüzde yirmiden aşağı tayin edilemez" hükmüne yer verildiği, somut olayda, davanın açıldığı ....
Asliye Hukuk Mahkemesi'ne ait 2024/280 Esas sayılı dosyada verilen 29/07/2024 tarihli ihtiyati tedbir ara kararı ile dava konusu icra takibinde İİK'nun 72/3 maddesi uyarınca icra veznesine girecek paranın alacaklıya ödenmemesi yönünde tedbir kararı verildiği ve işbu kararın icra müdürlüğü nezdinde infaz edildiği,
Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 27/09/2011 tarihli, 2011/9936 Esas ve 2011/11507 Karar sayılı ilamına konu uyuşmazlıkta davanın feragat nedeniyle reddinde dahi İİK'nın 72/4 maddesi gereğince tazminata hükmedilmesi gerekliliğine işaret edilmiş olup, davanın arabuluculuk dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden reddinde de tazminat koşullarının evleviyetle oluştuğunun kabulünün gerektiği, bu nedenle somut olayda davalı alacaklı yararına anılan yasa hükmünde belirtilen tazminat koşulları oluştuğu, bu haliyle davalı lehine tazminata karar verilmesi gerekirken, bu hususta olumlu olumsuz bir karar verilmemiş olmasının doğru olmadığı,
davalı vekilinin bu sebeple istinaf talebinde haklı olduğu, mahkemece, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 7/2.maddesi uyarınca davalı vekili yararına maktu vekalet ücretine hükmedilmiş olmasının ise usul ve yasaya uygun olduğu, davalı vekilinin vekalet ücretine ilişkin istinaf sebebinin yerinde olmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin asıl karar yönünden istinaf talebinin kabulü ile istinafa konu kararın kaldırılmasına,
yapılan yanlışlık yeniden yargılamayı gerektirmediğinden Dairemizce esas hakkında yeniden hüküm kurulmasına ve davanın, 7475 sayılı Kanunun 31. Maddesi ile değişik TTK'nun 5/A maddesi gereğince arabuluculuk dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine, ihtiyati tedbir kararı nedeniyle alacağına geç kavuşan alacaklı lehine İİK 72/4 maddesi uyarınca asıl alacağın %20'si oranında tazminata hükmedilmesine karar verilmiştir.
Mahkemece verilen 04/08/2025 tarihli Ek Karar yönünden;
Mahkemece verilen 04/08/2025 tarihli Ek Karar ile .... Asliye Ticaret Mahkemesi'ne ait 2025/373 D. İş sayılı dosyada verilen 14/07/2025 tarihli ihtiyati tedbir talebinin kabulüne ilişkin karara itirazın reddine karar verilmiş ise de, .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen kararının, arabuluculuk dava şartı yokluğundan usulden ret kararı verilen menfi tespit davasından sonra talep edilen yeni bir tedbir kararı olduğu ve tedbire itirazın, kararı veren mahkemesince değerlendirilmesi gerektiği, asıl dosyada, davanın usulden reddine karar veren mahkemenin, el çektiği dosya üzerinden yeni bir karar ya da ek karar tesis edemeyeceği, bu nedenle mahkemece verilen 04/08/2025 tarihli Ek Kararın usul ve yasaya aykırı olup, kaldırılması gerektiği anlaşılmıştır.
... · Başkan · ... · ¸e-imzalıdır · ... · Üye · ... · ¸e-imzalıdır · ... · Üye · ... · ¸e-imzalıdır · ... · Katip · ... · ¸e-imzalıdır
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi, E. 2025/2688, K. 2025/2303, 6 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama