İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi

ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINABÖLGEADLİYEMAHKEMESİ KARARI

Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi E.2025/3221 K.2026/1084

... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 25/09/2025 tarihli ve 2025/244 Esas- 2025/826 Karar Karar sayılı kararı aleyhine davacı vekili istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda;

Esas2025/3221Karar2026/1084Tarih30 Nisan 2026Okuma9 dk · 1.890 kelime

KÜNYE

T.C. Adana Bam 9. Hukuk Dairesi T.C. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
30 Nisan 2026
Dosya no
2025/3221
Karar no
2026/1084
Başkan
... (...
Üye
... (...
Üye
... (...
Katip
... (...
İncelenen kararın mahkemesi
... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
25/09/2025
Numarası
2025/244 Esas - 2025/826 Karar
Davacı
... - ...
Vekilleri
Av.
Davalı
1 -... - ...
Vekili
Av.
Dava
Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan
İstinaf kararının karar tarihi
30/04/2026
Karar yazım tarihi
30/04/2026
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.890 kelime·9 dk okuma·4 bölüm

... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 25/09/2025 tarihli ve 2025/244 Esas- 2025/826 Karar Karar sayılı kararı aleyhine davacı vekili istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda;

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının iş kurmak amacıyla taşınmazını ... isimli şahsa 100.000,00 TL karşılığında devir ettiğini, taşınmazın bu bedelinin tarafların aralarında anlaşmaları üzerine ... tarafından müvekkiline ödeneceğinin kararlaştırıldığını ancak müvekkili davacıya her hangi bir ödeme yapılmadığını, ... tarafından bu para ...'e ödendiğini, müvekkili davacının dolandırıldığını, .., ... ve ... kendilerinden şikayetçi olmamalarına yönelik müvekkilinin tehdit ettiklerini ve 8-9 adet boş senet imzalattırdıklarını, müvekkili davacının bu hususta ...

Cumhuriyet Başsavcılığına şikayette bulunduğunu, Cumhuriyet Başsavcılığınca takipsizlik kararı verildiğini, senetlerden dolayı davalılar hakkında bedelsiz senedi işleme koyma suçundan dolayı da suç duyurusunda bulunduklarını, müvekkili davacıya zorla imzalattırılan senetler yönünden ... İcra Müdürlüğünde icra takibi başlatıldığını, ...

Asliye Hukuk Mahkemelerinde tasarrufun iptali ve muvazaa nedeniyle kayıtların borçlu adına düzeltilmesine yönelik davalar açıldığını, senetlerin müvekkilini korkutma ve tehdit sonucunda imzalattırıldığını, davalarının kabulü ile, ...

İcra Müdürlüğü'nün 2017/35016 Esas sayılı dosyasında takibe konu bonolar nedeniyle müvekkili davacının davalılara borçlu olmadığının tespitine, icra takibinin iptaline, %20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.

Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle. Davacı tarafından ikame edilen iş bu menfi tespit davasının yasal dayanağı bulunmadığını, ispat yükü üzerinde bulunan davacının hukuki ilişki ve alacağını ispata yarar delil sunamadığı, davanın tamamen ütopik ve dayanağı olmayan beyanlar ile mesnetsiz iddialarda bulunduğunu, ... Cumhuriyet Başsavcılığınca 2010/4873 Soruşturma dosyasında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiğini, davacının ...

Asliye Hukuk Mahkemesinde ikame etmiş oldukları 2017/315 E sayılı davayı akim bırakmak amacı ile ikame ettiklerini, davaya ve takibe konu senetlerde müvekkilinin meşru ve iyi niyetli hamil olduğu ve takibe konu senetlerin kanunun aradığı tüm şartları ihtiva ettiğini, ispat yükünün davacıya ait olduğunu, müvekkilinin alacaklı olduğu 3 adet bono bulunduğunu, icra takibine konu söz konusu bonolar incelendiğinde bonoların keşidecisinin ...,

lehdar ve ilk cirantanın ... olup müvekkilinin ise bonoyu elinde bulundurulan son hamil olduğunu beyan ederek davacının davasının reddine ve haksız itirazda bulunan borçlu aleyhine %20 aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ'NİN KARAR ÖZETİ

İlk Derece Mahkemesi kararında özetle; "... Dava dosyasına konu 3 adet senetin tanzim tarihinin 2007 olduğu, bu senetlerle ilgili olarak ... Cumhuriyet Savcılığına 2010/4873 soruşturma sayılı dosyası ile davacı tarafından suç duyurusunda 27.04.2010 tarihinde bulunulduğu, savcılık tarafından 08.11.2012 tarihinde takipsizlik kararı verildiği, davacının iş bu menfi tespit davasını savcılık şikayetinden yaklaşık dokuz yıl sonra açtığı anlaşılmaktadır.

Bu durumda "cumhuriyet savcılığına suç duyurusunda bulunması", rahatlatıcı bir unsur kabul edilerek, dava tarihine kadar olan süre zarfında sürekli korkutma yaşandığının kabul edilmeyerek, davacının davanın açıldığı tarihten önce tehlikeden uzaklaştığı sonucuna varılmalı, tehdit hukuksal nedenine dayalı davasında hak düşürücü sürenin başlangıcında tehdidin vukuu bulduğu tarih değil, ortadan kalktığı tarih olarak dikkate alınması gerekmektedir.

Davacı yanca icra takibine konu bonoların tanzim tarihinin 2007 olduğu, davalıların tehdidi ve psikolojik baskısı ile imzalanıp verildiği iddiasında bulunulduğu, BK'nun 31. maddesi gereğince tehdit sonucunda sözleşme yapan tarafın 1 yıllık hak düşürücü süre içinde sözleşme ile bağlı olmadığını, davalı yana usulüne uygun olarak bildirmediğinden ve bu süre de geçmiş olduğu anlaşıldığından TBK'nun 39. maddesi gereğince davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmesi gerekmiştir. ..." şeklinde karar verildiği anlaşılmıştır.

DAVACI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesince verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, ilk derece mahkemesince davayı TBK 39'daki 1 yıllık hak düşürücü süre geçtiği gerekçesiyle red edildiğini ancak BAM bozmasına rağmen iddialar ve deliller yeterince incelenmediğini, müvekkil satılmaz devri karşılığı borçlandığını, tehdit ve baskıyla senet imzaladığını ve borcu ödediği (ibra/makbuz mevcut) savunduğunu, aynı borç için mükerrer icra takibi yapıldığını, önceki dosya kapandıktan sonra 2 gün sonra yeniden takip başlatıldığını, senetlerde tanzim vade tarihleri arasında olağan dışı uzun süre olduğunu,

bunun hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, senetlerin sonradan doldurulduğunu, muvazaalı ciro yapıldığını davalıların kötü niyetli olduğunu iddia ederek verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

DELİLLER

Taraf vekillerinin beyan ve dilekçeleri ve tüm dosya kapsamı HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE : Dava, menfi tespit istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi'nce davanın reddine karar verildiği, karara karşı davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulduğu anlaşılmıştır. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.

Menfi tespit davası, 2004 sayılı İİK’nın 72.maddesinde düzenlenmiş olup, bu maddeye göre, borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında ya da icra takibinden sonra borçlu bulunmadığını ispat için menfi tespit davası açabilir. Bu dava maddi hukuk ve usul hukuku bakımından genel hükümlere dayalıdır. Davacı menfi tespit davasını birbiriyle çelişmemek üzere birden fazla nedene dayandırabilir.

Eş söyleyişle, davacı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda (HMK) terditli dava olarak yerini alıp Kanun’un 111. maddesinde düzenlenen biçimde de terditli dava açılabilir. Terditli davalarda aynı dava içerisinde, aynı davalıya karşı birden fazla talep arasında bir aslilik-ferilik ilişkisi kurmak suretiyle aynı dava dilekçesinde ileri sürülmektedir.

Kademeli olarak ileri sürülen taleplerde (davada) hâkim öncelikle asli talebi inceleyecek ve asli talep bakımından bir karar verecektir. Ferî talep asıl talebe bağlı olarak ileri sürüldüğünden asıl talebin esastan reddine karar verilmedikçe ferî talep hüküm altına alınamayacaktır (Yargıtay HGK'nın 02.02.2021 Tarih ve 2017/(19)11-1660 Esas-2021/2 Karar sayılı, 16.04.2019 Tarih ve 2017/19-832 Esas- 2019/459 Karar sayılı ilamları).

Somut olayda, davacı vekili tarafından, davaya konu bonolar da dahil olmak üzere 8-9 adet bononun korku ve tehdit sonucu düzenlendiği iddia edilmiş, ayrıca taraflar arasında gerçek bir borç ilişkisi bulunmadığı, zorla imzalatılan senetlerden bir kısımın davalılardan ... tarafından ....İcra Müdürlüğü'nün 2010/4363 Esas (yenileme ile 2016/9936 Esas) sayılı dosyasında takibe konulduğu ve fakat davacının ödemesi nedeniyle alacaklı vekilince ibra makbuzu verildiği ve takibin işlemden kaldırıldığı,

davacının borçlu olduğu kabul edilse dahi senetler aynı borç ilişkisi için verildiğinden ibranamenin varlığı ile davalı ... ve vekilinin anılan takipteki haricen tahsil talebinde fazlaya ilişkin hak ve alacakları saklı tutulmadan konulan hacizlerin kaldırılmasını talep etmeleri karşısında ödeme sebebiyle eldeki davaya konu bonoların bedelsiz kaldığı,

davalılar arasında muvazaalı ciro işlemi yapıldığından davalılardan ...'nin takip yetkisi bulunsa da davacının temel borç ilişkisi bulunmadığına ve sona erdiğine ilişkin olarak davalı ...'ye karşı sahip olduğu def'ileri diğer davalı ...'ye karşı da ileri sürebileceği belirtilerek menfi tespit isteminde bulunulduğu anlaşılmaktadır.

Bu durumda, mahkemece, öncelikte ''tehdit'' iddiasının incelenmesi, davacının bu iddiası yönünden hak düşürücü sürenin dolduğu ya da davaya konu bonoların davacı borçlunun iradesi sakatlanarak elinden alınıp alınmadığının anlaşılması hâlinde, bu kez bedelsizlik ve ibra makbuzu ile makbuzuna dayanan iddialarının incelenmesi gerekmektedir.

6102 sayılı TTK'da düzenlenen kambiyo senetleri ve bunlar arasında bulunan bono sebepten mücerrettir. Kambiyo senetlerindeki taahhüdün mutlaka bir sebebi vardır. Ancak bu sebep senet üzerinde açıklanmaz ise bu husus kambiyo senetlerini temel ilişkiden soyut hale getirmektedir. Aksine davranış, yani kambiyo senetlerinin temel ilişki ile ilişkilendirmesi kambiyo senetlerini hükümsüz hale getirecektir. Kambiyo senetlerinde bedelsizlik iddiası ancak kesin delilleri ile ispat edilebilir.

4721 sayılı TMK'nın 6.maddesine göre kanun aksini emretmedikçe taraflardan her biri iddiasını ispata mecburdur. İspat yükü kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. 6100 sayılı HMK'nın 190/1.maddesi de aynı yönde hükümler içermektedir.

Menfi tespit davalarında ispat yükü kural olarak davalı alacaklı üzerindedir. Ancak, kambiyo senedine dayalı olarak alacak talebinde bulunulması halinde ispat yükü borçlu olmadığını iddia eden davacı üzerindedir.

Mahkemece önceki yargılaması neticesinde 11.05.2022 Tarih ve 2021/286 Esas- 2022/586 Karar sayılı kararla davanın hak düşürücü süre yönünden reddine karar verilmiş ise de, davacı vekilinin başvurusu üzerine Dairemizin 30.12.2024 Tarih ve 2022/2683 Esas- 2024/2351 Karar sayılı istinaf kararıyla "... İlk derece mahkemesince, dava konusu bonoların tanzim tarihlerinin 2007 yılı olduğu ve bu senetlerle ilgili olarak ...

Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2010/4873 Soruşturma sayılı dosyasında davacının 27.04.2010 tarihinde şikayetçi olduğu, sözkonusu soruşturmada 08.11.2012 tarihinde takipsizlik kararı verildiği, davacının eldeki menfi davasını şikayet tarihinden yaklaşık dokuz yıl sonra açtığı, tehdit hukuksal nedenine dayalı davanın TBK'nın 39.maddesi gereğince 1 yıllık hak düşürücü süre içinde açılması gerektiğinden davanın hak düşürücü süre içinde açılmadığı kabul edilerek usulden reddine karar verilmiş ise de,

mahkemece davacının birden fazla hukuksal nedene dayandığı gözetilmeden ve bedelsizlik ve ibra makbuzu ile makbuzuna dayanan iddialar üzerinde durulmadan yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, davacı vekilinin istinaf başvurusu bu sebeple yerinde görülmüştür. ..." gerekçesiyle ilk derece mahkemesi kararının kaldırıldığı, Mahkemece yapılan yeniden yargılama sonucunda davanın reddine karar verildiği anlaşılmıştır.

Dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere göre, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, tehdit hukuksal nedenine dayalı davanın 6098 TBK'nın 39.maddesi (bonoların tanzim tarihinde yürürlükte bulunan mülga 818 sayılı BK'nın 31.maddesi) gereğince 1 yıllık hak düşürücü süre içinde açılması gerektiği, bu süre içinde sözleşmeyle bağlı olmadığını bildirmeyen tarafın sözleşmeyi onamış sayılması gerektiği, somut olayda dava konusu bonoların tanzim tarihlerinin 2007 yılı olduğu ve bu senetlerle ilgili olarak ...

Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2010/4873 Soruşturma sayılı dosyasında davacının 27.04.2010 tarihinde şikayetçi olduğu, sözkonusu soruşturmada 08.11.2012 tarihinde takipsizlik kararı verildiği, davacının eldeki menfi davasını şikayet tarihinden yaklaşık dokuz yıl sonra açtığından tehdit hukuksal nedenine dayalı iddianın hak düşürücü süre içinde ileri sürülmediğinden davacının bu iddiasına itibar edilemeyeceği, davacı tarafından,

davalı ... ve vekilinin ....İcra Müdürlüğü'nün 2016/9936 Esas sayılı dosyasında haricen tahsil talebinde fazlaya ilişkin hak ve alacakları saklı tutulmadan konulan hacizlerin kaldırılmasını talep etmeleri karşısında ödeme sebebiyle eldeki davaya konu bonoların bedelsiz kaldığını ileri sürmüş ise de, haricen tahsil bildiriminde "borçlu ve davalı ... hakkındaki takipten ve alacak hakkından haricen tahsil nedeniyle feragat etmekteyiz.

Gerekli harcın alınarak dosyanın işlemden kaldırılmasını ve varsa hacizlerin fekini talep ederiz" ifadesinin yazılı olduğu, haricen tahsil bildiriminin ....İcra Müdürlüğü'nün 2016/9936 Esas sayılı dosyasına konu bonolar için yapıldığı, dolayısıyla eldeki davanın konu ...

İcra Müdürlüğü'nün 2017/35016 Esas sayılı icra takibinin dayanığını oluşturan bonolar yönünden haricen tahsil ve feragat beyanının sözkonusu olmadığı, yine davacının iddiasını dayandırdığı "Makbuz - İbra" başlıklı belgede "....İcra Müdürlüğü'nün 2016/9936 Esas sayılı dosyasından dolayı 280.000,00 TL ( ikiyüzseksenbin Türk Lirası ) borçlu ...'dan tahsil edilmiştir. Kalan kısımdan feragat edilmiş ve bu dosyadan dolayı alacak kalmamıştır.

Alacaklı taraf, borçlu ve davalı ...'yu ibra eder" ibaresinin yazılı olduğu, buna göre ibra makbuzunun sadece ....İcra Müdürlüğü'nün 2016/9936 Esas sayılı icra takibinin dayandığı 4 adet bono için düzenlendiği, dolayısıyla eldeki davanın konu ...

İcra Müdürlüğü'nün 2017/35016 Esas sayılı icra takibinin dayanığını oluşturan 3 adet bonoyu kapsamadığı, sonuç olarak mevcut deliller itibariyle davacının davasını usulüne uygun olarak ispat edemediği anlaşılmış, ilk derece mahkemesince yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, davacı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.

Yukarıda açıklanan sebeplerle ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu, davacı vekilinin istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşıldığından istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere :

1-6100 sayılı HMK'nin 353/1-b.1 maddesi gereğince davacı vekilinin İlk Derece Mahkemesi'nin kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE,

2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 732,00.TL maktu istinaf karar harcı peşin olarak alınan 80,70.TL'nin mahsubu ile bakiye 651,30.TL'nin davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA,

3-6100 sayılı HMK'nin 326/1 maddesi gereğince istinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından yapılan harcamaların kendi üzerine BIRAKILMASINA,

4-6100 sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının İlk Derece Mahkemesince İADESİNE,

5-6100 sayılı HMK'nin 330. maddesi gereğince inceleme dosya üzerinden yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,

6-Kararın DAİREMİZCE taraflara TEBLİĞİNE,

Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 7036 sayılı Kanunun 7'nci maddesi yollamasıyla 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 361'inci maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere 30/04/2026tarihinde oy birliğiyle ile karar verildi.

Başkan e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Katip e-imzalıdır

Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi, E. 2025/3221, K. 2026/1084, 30 Nisan 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Tarafların İddia Ve Savunmalarının Özeti
  4. İlk Derece Mahkemesi'nin Karar Özeti
  5. Davacı Tarafından İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
  6. Deliller
  7. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/3221
Karar No
2026/1084
Tarih
30 Nisan 2026

İlgili Kararlar

  • İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2026/2 K.2026/350
  • İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2026/3 K.2026/510
  • İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2026/4 K.2026/307
  • İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2026/4 K.2026/529
  • Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2026/4 K.2026/376
  • İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2026/5 K.2026/439

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.