KÜNYE
T.C. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 11 Nisan 2025
- T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2025/442 - 2025/646
- Dosya no
- 2025/442
- Karar no
- 2025/646
- Başkan
- —
- Üye
- —
- Üye
- —
- Katip
- —
- İncelenen kararın mahkemesi
- .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 21/11/2024
- Numarası
- ... Esas, ... Karar
- Davacı
- ... SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ
- Vekili
- Av.
- Davalı
- ... LOJİSTİK ULUSLARARASI TAŞIMACILIK VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ
- Vekili
- Av.
- Davanın konusu
- İtirazın İptali
- İstinaf kararının karar tarihi
- 11/04/2025
- Yazım tarihi
- 11/04/2025
Karar Metni
711 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas ve ... karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davacı vekili, müvekkili şirket nezdinde sigortalı olan emtiaların Türkiye'den İngiltere'ye taşınması işinin davalı taşıyıcı tarafından yerine getirildiğini, ancak eşyaların taşıma sırasında zarara uğradığını ve zararın müvekkili sigorta şirketi tarafından karşılandığını, işbu zararın davalıdan tahsili amacıyla başlatılan icra takibine de haksız olarak itiraz edildiğini belirterek itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep etmiş, davalı ise zamanaşımı definde bulunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiş olup, neticede mahkemece yazılı gerekçeyle davanın zamanaşımı sebebiyle reddine karar verilmiştir. İşbu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.
Bilindiği gibi CMR Konvansiyonu'nun 32/1. maddesinde, bu sözleşme gereğince yapılan taşımalardan doğacak davaların bir yıl içinde açılması gerektiği, ancak, bilerek kötü hareket veya mahkeme tarafından bilerek kötü hareket olarak kabul edilen kusurlarda, bu sürenin üç yıl olduğu, 32/1-a maddesinde teslimde kısmi kayıp, hasar ve gecikmelerde teslim tarihinden itibaren bu sürenin başlayacağı, 32/2 maddesinde de yazılı bir istem ve taşımacının bunu yazılı bildiri ile geri çevirip ona ilişik belgeleri de iade edinceye kadar zaman limitini erteleyeceği hususu düzenlenmiştir.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 154. maddesi uyarınca borçlu borcu ikrar etmişse, özellikle faiz ödemiş veya kısmen ifada bulunmuşsa ya da rehin vermiş veya kefil göstermişse, alacaklı, dava veya def’i yoluyla mahkemeye veya hakeme başvurmuşsa, icra takibinde bulunmuşsa ya da iflas masasına başvurmuşsa zamanaşımının kesileceği düzenlenmiştir. Yine kanunun 156. maddesinde zamanaşımının kesilmesiyle, yeni bir süre işlemeye başlar. Anılan bu düzenlemelerle, herhangi bir ayrım yapılmaksızın, tüm borç ilişkileri bakımından geçerli olan zamanaşımının kesilmesi nedenleri ve kesilmeden sonra işleyecek sürenin ne olduğu tespit edilmiş bulunmaktadır.
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-15 maddesine göre arabuluculuk bürosuna başvurulmasından son tutanağın düzenlendiği tarihe kadar geçen sürede zamanaşımı durur ve hak düşürücü süre işlemez.
Somut olayda; dava konusu taşıma sebebiyle oluşan zararın 01/08/2022 tarihinde meydana geldiği, CMR'nin 32/1 maddesi uyarınca alacağın tabi olduğu 1 yıllık zamanaşımı süresinin eşyanın alıcıya teslim tarihi olan 01/08/2022 tarihinden itibaren işlemeye başlayacağı, ancak davacının 07/07/2023 tarihinde dava konusu icra takibini başlattığı ve zamanaşımı süresinin de bu tarihte kesilerek TBK 156. maddesi uyarınca yeni bir zamanaşımı süresinin işlemeye başladığı, akabinde 07/05/2024-20/05/2024 tarihleri arasında arabuluculuk süreci sebebiyle 6325 sayılı Kanunun 18/A-15 maddesi uyarınca zamanaşımının durduğu,
eldeki davanın ise 11/07/2024 tarihinde açıldığı, bu haliyle yeniden işlemeye başlayan ve arabuluculuk sürecinde duran zamanaşımı süresinin davanın açıldığı tarih itibariyle dolmadığı, mahkemece bu husus gözetilerek işin esasına girilmesi gerekirken aksi düşünce ile davanın zamanaşımı sebebiyle reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu, davacı vekilinin bu sebeple istinaf talebinde haklı olduğu anlaşılmakla davacı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile istinafa konu kararın kaldırılmasına ve dosyanın yeniden yargılama yapılmak üzere ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
Başkan e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Katip e-imzalıdır
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi, E. 2025/442, K. 2025/646, 11 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama