İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi

ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINABÖLGEADLİYEMAHKEMESİ KARARI

Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi E.2026/17 K.2026/166

2- ... 4- ... ... TAŞIMACILIK LOJİSTİK HİZMETLERİ TİCARET LTD. ŞTİ.

Esas2026/17Karar2026/166Tarih28 Ocak 2026Okuma11 dk · 2.159 kelime

KÜNYE

T.C. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
28 Ocak 2026
T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
2026/17 - 2026/166
Dosya no
2026/17
Karar no
2026/166
Başkan
—
Üye
—
Üye
—
Katip
—
İncelenen kararın mahkemesi
... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
24/10/2025 (Ara Karar Tarihi
Numarası
2025/1739 Esas
Davacı
... ... NAKLİYAT LOJİSTİK HİZMETLERİ TİCARET LTD. ŞTİ.
Vekili
Av.
Davalılar
1- ..
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.159 kelime·11 dk okuma·8 bölüm

2- ... 4- ... ... TAŞIMACILIK LOJİSTİK HİZMETLERİ TİCARET LTD. ŞTİ.

DAVA

Haksız Rekabetin Tespiti, Men'i ve Ref'i

İSTİNAF KARARININ

KARAR TARİHİ :28/01/2026

KARAR YAZIM TARİHİ :28/01/2026

... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 24/10/2025 tarihli ve 2025/1739 Esas sayılı sayılı ara kararı aleyhine davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda;

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... ... Nakliyat Lojistik Hiz. Tic. Ltd.

Şti’nin, ortaklardan ...’nın (diğer davalılar ... ve ... ile birlikte) şirket içi yetkilerini kötüye kullanmak suretiyle uzun süreye yayılan usulsüz para çıkışları yapıldığını, şirket giderlerinin şahsi harcamalara yansıtıldığını, şirket demirbaşlarının ve ekipmanlarının (forklift dâhil) gizlice yeni kurulan ... ... unvanlı şirkete aktarıldığını, müvekkilinin kurumsal iletişim kanallarının (... e-posta adresi ile ..., ... numaralı GSM hatları) davalılarca devralınarak kullanıldığını, müşterilere “... ... kapandığına/kayyım atandığına ve işlerin ... üzerinden yürütüleceğine” dair gerçeğe aykırı beyanlarda bulunulduğunu,

şirketin köklü müşterilerinin bu yolla ...’ye yönlendirildiğini, fiyat bilgilerine içeriden erişilerek haksız teklif verildiğini, çok sayıda aracın (özellikle “...” serisiyle müvekkilline özdeşleşmiş plaka grubu ve tek tek sayılan tır/çekici/transit/kamyon) muvazaalı biçimde elden çıkarıldığını veya ...’ye geçirildiğini, satış bedellerinin şirket kayıtlarına alınmadığını, şirket personelinin vaatlerle ...’ye geçirildiğini, işleyişin bozulduğunu ve müvekkilinin ciro/itibar kaybına, telafisi güç zararlara uğratıldığını, ...’nin 10.06.2025’te ... adına kurulduğunu, iş yeri adresinin ...’ya ait taşınmaz üzerinde olduğunu,

... ve ...’ya kapsamlı vekâlet verildiğini, ... cihaz aboneliklerinin 19.06.2025 tarihinde ...’ye devri için muvafakat verildiğini, müvekkilinin depolarında emanet tutulan üçüncü kişiye ait yüksek bedelli trapez sacların dahi ... tesisinde kullanıldığını, yakıt ve çeşitli alımların ... için yapılmasına rağmen müvekkil üzerine fatura ettirildiğinin delilleriyle ortaya konulduğunu;

bu süreçte müvekkilinin ortaklarının genel kurul yaparak 28.07.2025’te müdürlüğü değiştirdiğini, defter ve kayıtların paylaşılmadığını, ihtarnamelere rağmen saydamlık sağlanmadığını, davalıların 09–10.10.2025 tarihlerinde dahi müvekkilinin adresine gelerek bilgi toplamaya ve çalışanları baskı altına almaya devam ettiklerinin tespit edildiğini;

tüm eylemlerin TTK m. 54–55 kapsamında dürüstlük kuralına aykırı haksız rekabet fiilleri ile ticari iltibas, yanıltıcı beyan, sözleşmeye müdahale/işçi ayartma, ticari sırların hukuka aykırı kullanımı/ifşası ve başkasının iş ürünlerinden yetkisiz yararlanma olarak nitelendirildiğini, zararın büyüklüğünün (enflasyon etkisi de gözetilerek) 150 milyon TL’ye yaklaştığının tahmin edildiğini; bu çerçevede TTK m. 56 uyarınca haksız rekabetin tespiti, men’i ve ref’i ile TTK m. 58 uyarınca kararın ilanı.

HMK m. 389 vd. gereği ivedi ihtiyati tedbirlerin müvekkilline özdeşleşmiş e-posta/alan adı ve anılan GSM hatlarında davalı kullanımının durdurulması ve yönlendirmelerin iptali; listelenen köklü müşterilerle davalıların doğrudan/dolaylı temasının ve yeni iş üstlenmesinin dava sonuna kadar yasaklanmasını; müvekkilinden ...’ye muvazaalı geçtiği anlaşılan ve “...” serisiyle iltibas yaratan plaka bazlı araçların sahada kullanımının men’i, devir-rehin-satış-kiralama gibi tasarrufların trafik siciline şerh verilerek yasaklanmasını ve gerekli hâllerde muhafaza altına alınmasını;

davalıların müvekkilinin garaj/muhasebe adresine yaklaşmamasına yönelik koruma tedbirleri (aykırılıkta HMK m. 398 vd. zorlama yaptırımı ihtarıyla) derhâl uygulanmasının talep edildiğini; ayrıca tapu kayıtlarının, son 5 yıla ait tüm banka hesap hareketlerinin (ilgili bankalar nezdinde), ... ticari defter-vergi kayıtlarının, SGK hizmet dökümlerinin, GİB e-belge/e-defter ve BA-BS verilerinin, U-ETDS/.../HGS ve takograf loglarının, alan adı-e-posta-operatör yönlendirme kayıtlarının,

müşteri sistemlerindeki tedarikçi kartı/log değişikliklerinin ve EGM trafik tescil zincirlerinin celbiyle bilirkişi incelemesi (müşteri bazlı ciro/kârlılık before-after, haksız menfaat hesabı, araç rayiç-satış farkı, operasyon anomali ve veri yönlendirme tespitleri, dijital delillerin adli kopya analizi) yaptırılmasının istendiğini; ön büroya fiziki delil dosyasının sunulması üzerine 2025/474 D.İş açıldığını, ancak tespit-men-ref'i taleplerinin esas yargılamayı gerektirdiği gerekçesiyle D.

İş’te reddedildiğini, usul ekonomisi gereği oradaki delil dosyasının eldeki esasa kaydedilecek dosya arasına alınmasının talep edildiğini; sonuç olarak davalıların, müvekkili şirkete ait müşteri portföyü, fiyat / teklif verileri ve operasyon bilgilerini hukuka aykırı biçimde kullanarak iltibas yaratan telefon / e-posta / araç / plaka kullanımı ve yanıltıcı beyanlarla müşteri devşirme eylemlerinin haksız rekabet oluşturduğunun tespitine, haksız rekabetin men'i ve artarak devam eden ihlallerin durdurulması talepleri uyarınca,

davalıların dava sonuna kadar müvekkili şirketle iltibasa yol açan her türlü kullanımının ....com adresi ile ... no'lu GSM hatlarının müvekkiline ait olması sebebiyle tedbiren kapatılmasına, "... ..." ibaresiyle bağlantılı görseller / ifadeler, araçlarında kullandıkları "..." plaka serisi üzerinden eski şirket algısı yaratma dahil bütün haksız ve hukuka aykırı eylemlerinin durdurulmasına, müvekkilinin yıllardır çalıştığı köklü müşterilere karşın "müvekkil kapandı /iflas etti / kayyım var" benzeri gerçeğe aykırı beyanlarda bulunulmasının ve bu yolla iş üstlenilmesinin yasaklanmasına,

müvekkilinin ticari sır niteliğindeki müşteri listeleri, sözleşmeleri, fiyat verileri ve CMR / veri tabanının kullanımının men'ine, eldeki kopyaların kullanılmaması / üçüncü kişilerle paylaşılmamasına, müvekkilinin kurumsal iletişim kanalları (alan adı, eski GSM hatları, e-posta yönlendirmeleri) üzerinden müşteri yanıltıcı fiillerinin önlenmesine,

müvekkilinin personelini ayartma / işten ayrılmaya zorlama ve iş sırlarını ifşaya yöneltme türü eylemlerin men'ine,haksız rekabetin ref'ine, dava sonuna kadar telafisi güç zararı önlemek üzere müvekkili ile iltibasa yol açan alan adı / e-posta / GSM kullanımının durdurulması ile operatör ve servis sağlayıcılara yönlendirmelerin iptali /askıya alma için müzekkere yazılması yahut davalıların bu hususta men edilmelerine, müvekkili firmanın uzun yıllardır müşterisi olan ve dava dilekçesinde adları belirtilen müşterilerle davalıların doğrudan / dolaylı temasının ve yeni iş üstlenmesinin yasaklanması, halihazır görüşmelerin tedbiren durdurulması,

plakaları dava dilekçesinde belirtilen "..." ibareli olup haksız rekabete aracı kılınan ve muvazaalı devredilen araçların sahada kullanımının men edilerek yasaklanması, bu araçların devir, rehin, satış, kiralama ve her türlü tasarruf işlemlerinin yasaklanması, davalıların müvekkilinin "... Mahallesi. ... Sokak. No:1 -..." adresine dava süsesince yaklaşmamaları konusunda ihtiyati tedbir kararı verilmesi talep edilmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ'NİN KARAR ÖZETİ

İlk Derece Mahkemesi 24/10/2025 kararında özetle; "... Somut olayda TTK m. 54-55 kapsamında haksız rekabet iddiasına dayalı tespit-men-ref'i talepleriyle birlikte HMK m. 389 vd. uyarınca geçici koruma önlemleri istenildiği görülmüştür.

Haksız rekabet ilişkilerinde TTK m. 56/1-a-b-c gereğince men ve sonuçların ortadan kaldırılması tedbirlerinin dava sonunda hüküm altına alınması mümkün olduğu gibi, dava süresince telafisi güç zarar tehlikesi mevcutsa HMK m. 389 uyarınca derhâl ihtiyatî tedbir kararı verilebileceği kabul edilmiştir.

Hakkın varlığına (kuvvetli belirti) dair olgular: Dosyaya sunulan ticaret sicil kayıtlarından ...’nin 10.06.2025’te kurulduğu, mevzubahis telefon numaralarının davacı Şirket üzerine kayıtlı iken davalılar adına kayıt edildiği, e-posta/fatura çıktılarında davacının kurumsal adresinin ... faturalarında kullanıldığının bildirildiği; araç satış/devir senetleriyle davacıya ait “...” serili araçların değerinin çok altında üçüncü kişiler üzerinden ...’ye geçtiğinin iddia edildiği; forklift ve demirbaşların kamera kayıtlarıyla ... tesisine taşındığının belirtildiği;

müşteri devşirme ve “kapandı/kayyım” içerikli beyanlar ile personel ayartma iddialarının tanık ve yazışma çıktılarıyla desteklendiği anlaşılmıştır. Bu bütüncül tablo, HMK m. 389 anlamında “hakkın varlığı hususunda ciddi emare” oluşturduğu kanaatini doğurmuştur.

Telafisi güç/imtina edilmez zarar tehlikesi: Ticari itibar, müşteri portföyü ve iletişim kanallarındaki kayıpların para ile tamamen telafisinin güç olduğu; her geçen gün müşteri devşirilmesi ve iltibas üzerinden pazar payı erozyonunun arttığı değerlendirilmiştir.

Ölçülülük ve menfaat dengesi: İstenen önlemlerden bazıları (bütün müşterilerle temasın genel yasaklanması) piyasaya aşırı müdahale riski taşıyabileceğinden, tedbirin kapsamı daraltılarak, yalnızca dilekçede kalem kalem belirtilen ve davacı ile özdeşleşmiş iletişim kanallarının kullanımı, iltibasa elverişli e-posta/alan adı/GSM numaraları bakımından geçici koruma uygulanmasının ölçülü olacağı sonucuna varılmıştır.Davacı tarafından TTK m. 54-56 hükümlerine dayalı haksız rekabet iddiaları ileri sürülerek, HMK m. 389 vd. uyarınca davalıların davacı müşteri portföyü ile temasa geçmelerinin ve yeni iş üstlenmelerinin topluca yasaklanması,

davalıların ticari tanıtım ve iletişim kanallarını kullanmalarının engellenmesi ve bu yolla ticari faaliyetlerinin durdurulması mahiyetinde men taleplerinde bulunulduğu, talep sonucunun kapsamı ve etkisi itibarıyla uyuşmazlığın esası hakkında verilecek hükmü peşinen belirleyecek ve fiilen yerine geçecek ölçüde geniş ve nihai sonuç doğurduğunun anlaşıldığı, HMK m. 389 kapsamında ihtiyati tedbirin amacının uyuşmazlık konusu hakkın geçici korunması ve mevcut durumun muhafazası ile sınırlı bulunduğu, geçici hukuki korumaların uyuşmazlığı çözer mahiyette tesis edilemeyeceğinin yerleşik içtihat ve doktrinde kabul edildiği değerlendirilmiştir.

Bu bağlamda; davacının, davalıların tüm veya liste hâlinde çok sayıdaki müşteri ile yeni iş üstlenmeye yönelik temasının toptan yasaklanması yönündeki isteminin, uyuşmazlığın nihai aşamada ancak haksız rekabete hükmedilmesi hâlinde verilebilecek nitelikte bir sonuç doğurduğu, bu hâliyle geçici koruma sınırlarını aşarak davalıların serbest ticari faaliyetine genel bir müdahale teşkil ettiği, talebin belirlilik ve ölçülülük ilkeleriyle de bağdaşmadığı; ileri sürülen iddiaların araç devri, müşteri yönlendirmesi, demirbaş kullanımı gibi kapsamlı delil incelemesi,

ticari defter/muhasebe kayıtları, yazışma ve teknik log verileri ile bilirkişi tetkiki gerektirdiği, bu incelemeler yapılmaksızın şimdilik kuvvetli belirti düzeyinde kesinlik arz etmeyen iddialar üzerinden, davalıların pazara erişimini fiilen kesecek boyutta genel men kararı verilmesinin HMK m. 389’da aranan şartlarla bağdaşmadığı; talebin kapsam ve sonuçları itibarıyla mevcut durumu korumak yerine değiştirdiği, menfaat dengesi ve ölçülülük ilkesi gereğince geçici korumanın nihai kararı peşinen ikame edemeceği, Mahkemenin esasa ilişkin değerlendirmesini beklemek gerektiği kanaatine varılmıştır.

HMK m. 389, 390, 391. TTK m. 54, 55, 56, 58, 61. Özellikle TTK m. 56/1-b ve HMK m. 389 birlikte değerlendirildiğinde, haksız rekabet fiillerinin sürmekte olduğu hususunda ciddi emare bulunduğu ve davacı yararına mevcut durumun muhafazası ilkesinin uygulanması gerektiği kanaati oluşmuştur.

Sunduğu delil başlangıçları itibarıyla davacının hak iddiasını desteklediği, zarar tehlikesinin güncel ve ağır olduğu, menfaat dengesinin ölçülü ve hedefe yönelik sınırlı tedbirleri gerektirdiği anlaşıldığından, aşağıdaki şekilde kısmen/kapsam daraltılarak kısmen kabul kararı kurulmasının uygun olacağı değerlendirilmiş ve aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir." gerekçesiyle "İhtiyati Tedbir Talebinin KISMEN KABULÜNE; takdiren 30.000,00 TL teminatın yatırılması hâlinde, GSM hatları: ..., ..., e-posta / alan adı: ....com üzerindeki davalı kullanımının dava sonuna kadar durdurulmasına,

bu numaralar ve alan adına ilişkin yönlendirmelerin derhâl iptaline, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE, ..." şeklinde karar verildiği anlaşılmıştır.

DAVACI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesince ihtiyati tedbir taleplerinin reddine kısmına ilişkin verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu iddia ederek ilk derece mahkemesinin ret kararının kaldırılması ile ihtiyati tedbir taleplerinin kabul edilen kısmına ilave olarak ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.

DELİLLER

Taraf vekillerinin beyan ve dilekçeleri ve tüm dosya kapsamı

HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE :

Dava, Haksız Rekabetin Tespiti, Men'i ve Ref'i istemine, istinafa konu uyuşmazlık ise ihtiyati tedbir talebine ilişkindir.

Mahkemenin 24.10.2025 tarihli ara kararı ile; davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin kısmen kabulüne, takdiren 30.000,00 TL teminatın yatırılması hâlinde, GSM hatları: ..., ..., e-posta / alan adı: ....com üzerindeki davalı kullanımının dava sonuna kadar durdurulmasına, bu numaralar ve alan adına ilişkin yönlendirmelerin derhâl iptaline, fazlaya ilişkin istemin reddine dair karar verildiği, işbu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.

İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.

6100 sayılı HMK'nın "İhtiyati tedbirin şartları" başlıklı 389. Maddesi; "Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir." "İstinaf yoluna başvurulabilen kararlar" başlıklı 341. maddesi de "İlk derece mahkemelerinden verilen nihai kararlar ile ihtiyati tedbir, ihtiyati haciz taleplerinin reddi ve bu taleplerin kabulü hâlinde, itiraz üzerine verilecek kararlara karşı istinaf yoluna başvurulabilir" şeklindedir.

HMK’nın 389. maddesinde ihtiyati tedbirin şartları düzenlenmiş olup, söz konusu maddede; meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı ya da tamamen imkânsız hâle geleceği veya gecikmesinde sakınca bulunması yahut ciddi bir zararın ortaya çıkacağı endişesi bulunan hâller, genel bir ihtiyatî tedbir sebebi ve şartı olarak kabul edilmiştir. Mahkemece, ihtiyatî tedbir yargılamasının gerektirdiği inceleme ve ispat kuralları dikkate alınarak, yapılan incelemeden sonra, bu sakınca veya zararı ortadan kaldıracak tedbire karar verilmesi mümkün olacaktır.

Kanun koyucu, ihtiyati tedbir hakkında karar verecek olan hakime geniş bir takdir alanı bırakmışsa da hakim, her somut olayda, ihtiyati tedbir şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediğini dikkatlice incelemelidir ve hangi yasal sebebe ve hangi somut duruma göre ihtiyati tedbir kararını verdiğini kararda belirtmelidir. Ayrıca verilecek ihtiyati tedbir kararının da uyuşmazlığın esasını çözümler nitelikte olmaması gerekir. İhtiyati tedbir şartları mevcut değilse, Yasa’nın öngördüğü ölçüde ispat edilememişse, ihtiyati tedbir isteminin reddine karar verilmelidir.

Somut olayda, davacı tarafından, davalıların haksız rekabet teşkil eden eylemlerde bulunulduğu belirtilerek ihtiyati tedbir talep edilmiş olup, ilk derece mahkemesince davacının ihtiyati tedbir talebinin kısmen kabulüne karar verildiği, fazlaya ilişkin ihtiyati tedbir talebinin ise nihai aşamada haksız rekabete hükmedilmesi halinde karar verilebilecek nitelikte olduğu, geçici hukuki korumanın nihai kararı peşinen ikame edemeyeceği gerekçesiyle reddedildiği anlaşılmakta olup, davacının haksız rekabet iddiasının çözümünün yargılamayı gerektirdiği,

uyuşmazlığı esastan çözecek mahiyette ihtiyati tedbir kararı verilemeyeceği, davacının ihtiyati tedbir talebinin reddedilen kısmına ilişkin hususların davanın esasını çözecek mahiyette olduğundan ilk derece mahkemesince bu kısım yönünden ihtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin kararı usul ve yasaya uygun bulunmuş, davacı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.

Yukarıda açıklanan sebeplerle İlk Derece Mahkemesi'nce ihtiyati tedbir talebinin kısmen reddine dair verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu, davacı vekilinin istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşıldığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere :

1-6100 sayılı HMK'nin 353/1-b-1 maddesi gereğince davacı vekilinin İlk Derece Mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE,

2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 732,00TL maktu istinaf karar harcından peşin alınan 615,40.TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 116,60.TL maktu istinaf karar harcının davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA,

3-6100 sayılı HMK'nin 326/1 maddesi gereğince istinaf eden davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerine BIRAKILMASINA,

4-6100 sayılı HMK'nin 330. maddesi gereğince inceleme duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,

5-6100 sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının İlk Derece Mahkemesince İADESİNE,

6-6100 sayılı HMK'nin 7035 sayılı yasanın 30. maddesiyle değişik 359/4 maddesi gereğince kararın kesin olması nedeniyle ilk derece mahkemesince taraf vekillerine TEBLİĞİNE,

Dair, 6100 Sayılı HMK'nin 353/1-b-1 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle ve 6100 Sayılı HMK'nin 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak 28/01/2026 tarihinde karar verildi.

Başkan e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Katip e-imzalıdır

Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi, E. 2026/17, K. 2026/166, 28 Ocak 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Dava
  4. İstinaf Kararının
  5. Karar Tarihi :28/01/2026
  6. Karar Yazım Tarihi :28/01/2026
  7. Tarafların İddia Ve Savunmalarının Özeti
  8. İlk Derece Mahkemesi'nin Karar Özeti
  9. Davacı Tarafından İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
  10. Deliller
  11. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/17
Karar No
2026/166
Tarih
28 Ocak 2026

İlgili Kararlar

  • Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2026/17 K.2026/49
  • Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2026/17 K.2026/3
  • İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2026/17 K.2026/4
  • İstanbul 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi E.2026/17 K.2026/23
  • İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2026/17 K.2026/6
  • Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2026/17 K.2026/86

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.