KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 29 Aralık 2022
- Esas no
- 2022/1987 KARAR NO:2022/1859
- Esas no
- 2022/1987
- Karar no
- 2022/1859
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 14/09/2022
- Numarası
- 2022/570 Esas 2022/543 Karar
- Davacı
- —
- Vekilleri
- —
- Davalı
- —
- Vekili
- —
- Talep
- Yargı Yerinin Belirlenmesi
Karar Metni
555 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki davada Ankara 43.Asliye Hukuk ve Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemelerince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya incelendi:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Dava, tahsil için avukata verilen bononun iadesi istemine ilişkindir.
Ankara 43.Asliye Hukuk Mahkemesince; uyuşmazlığın bonodan kaynaklandığı gerekçesiyle görevsizlik kararı vermiştir.
Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi ise; taraflar arasındaki uyuşmazlığın vekalet sözleşmesinden kaynaklandığı gerekçesiyle görevsizlik kararı vermiştir.
Ticaret mahkemelerinin görevi TTK'nın 5.maddesinde düzenlenmiş ve maddenin 1.bendinde "Aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir." denilmiştir.
Ticari davalar, mutlak ticari davalar ve nispi ticari davalar olmak üzere iki gruba ayrılmaktadır.
Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın sırf dava konusunun TTK'da düzenlenmesi nedeniyle ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar TTK'nın 4/1. maddesinde bentler hâlinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra ve İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır.
Bu gruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır.
Nispi ticari davalar ise, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması hâlinde ticari nitelikte sayılan davalardır. TTK'nın 4/1. maddesine göre her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi hem de iki tarafın tacir olması gereklidir.
Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. Ticari iş karinesinin düzenlendiği TTK’nın 19/2.maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmez.
TTK, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hâl böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava hâline getirmez.
Somut olayda, davanın konusunun 30.11.2019 tanzim 30.06.2020 vade tarihli 6.000.000,00-Euro(altımilyon euro) ve 30.11.2019 tanzim 30.09.2020 vade tarihli 5.000.000,00-Euro(beşmilyon euro) değerindeki iki adet bono olduğu, söz konusu bonoların hamili olan davacı tarafından davalı avukata verildiğinin iddia edildiği, ...’ye ciro edildiği, bononun kambiyo senedi vasfı niteliğinde olduğu dikkate alındığında TTK'nun 4. maddesi gereğince eldeki davanın mutlak ticari dava olduğu anlaşılmaktadır. Dolayısıyla yukarıda belirtilen düzenlemeler dikkate alındığında, görevli mahkemenin de asliye ticaret mahkemesi olması gerekmektedir.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, E. 2022/1987, K. 2022/1859, 29 Aralık 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama