KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 30 Kasım 2023
- Esas no
- 2023/1685 KARAR NO:2023/1640
- Esas no
- 2023/1685
- Karar no
- 2023/1640
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA BATI ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 05/10/2023
- Numarası
- 2023/583 Esas 2023/1014 Karar
- Davacı
- —
- Vekili
- —
- Davalı
- —
- Talep
- YARGI YERİ BELİRLENMESİ
Karar Metni
467 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen dava hakkında Beypazarı Asliye Hukuk ve Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemelerince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya incelendi:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir.
Beypazarı Asliye Hukuk Mahkemesince; uyuşmazlığın ticari dava niteliğinde bulunduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı vermiştir.
Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi ise; tarafların tacir olmadığı, uyuşmazlığın nispi yada mutlak ticari dava niteliğinde bulunmadığı gerekçesiyle görevsizlik kararı vermiştir.
Ticaret Mahkemelerinin görev alanı 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5/1. Maddesinde; "Aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir." ifadesi ile ticari davalar ile sınırlandırılmıştır. Ticari davalar ise TTK 4. maddesinde sayılmıştır. Buna göre 4/1. maddesinde nispi ticari davalar, 4/1-a fıkrasından f fıkrasına kadar sayılan hususlar ise mutlak ticari davalar olarak sayılmıştır.
Bir davanın nispi ticari dava sayılması için TTK 4/1. maddesi birinci fıkrasında belirtildiği gibi her iki tarafında tacir olduğu ve her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili bir dava olması gerekmektedir.
Mutlak ticari davalar ise, TTK 4/1-a maddesinde her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olup olmadığına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanununda düzenlenen hususlar ile yine TTK 4/1-f fıkrasına kadar sayılan yasalarda belirtilen davalar olarak sayılmıştır.
Somut uyuşmazlıkta davacı vekili, müvekkili ve davalı arasında tarla atım satımı amacıyla sözleşme kurulduğunu, ayrıca bu sözleşme ile olası bir cayma durumunda 30.000 TL cayma bedeli kararlaştırıldığını, akabinde tarlanın müvekkiline satılmasından vazgeçildiğini, aralarındaki sözleşme uyarınca da davalının tarla satımı ile alakalı olan 30.000 TL cayma bedelini iade etmeyi 23/05/2022 tarihinde kabul ettiğini ve bunu yazıya dökerek imza altına aldığını, bununla birlikte davalının 30.000 TL'lik cayma bedeli iadesini yapmadığını, müvekkilinin de alacağına kavuşmak maksadıyla icra takibi başlattığını,
davalının 23/05/2022 tarihinde ödemesi gereken borcunu halen ifa etmediğini ve icra takibine haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Dosya kapsamından, davanın taraflarının tacir olmadığı, uyuşmazlığın nispi yada mutlak ticari dava niteliğinde bulunmadığı anlaşılmaktadır. Bu nedenle eldeki davanın genel hükümlere göre Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından görülüp sonuçlandırılması gerektiğinin kabulü ile aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, E. 2023/1685, K. 2023/1640, 30 Kasım 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama