KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi Vekili
- Karar tarihi
- 7 Kasım 2024
- Esas no
- 2024/1664 KARAR NO:2024/1587
- Esas no
- 2024/1664
- Karar no
- 2024/1587
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 14/03/2024
- Numarası
- 2023/790 Esas 2024/164 Karar
- Davacı
- —
- Davalı
- —
- Talep
- Yargı Yerinin Belirlenmesi
Karar Metni
599 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki davada Ankara 8. Tüketici, Ankara 45. Asliye Hukuk ve Ankara 8.Asliye Ticaret Mahkemelerince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya incelendi:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Dava, alacak istemine ilişkindir.
Ankara 8. Tüketici Mahkemesince; davacının tüketici olmaması nedeniyle taraflar arasında tüketici işlemi bulunmadığı gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir.
Ankara 45. Asliye Hukuk Mahkemesi ise; TTK'nın 4/1.f maddesi uyarınca tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın bankalara, diğer kredi kuruluşlara, finansal kuruluşlara ilişkin düzenlemelerde öngörülen hususlarda doğan hukuk davalarının mutlak ticari dava sayılacağı gerekçesiyle görevsizlik kararı vermiştir.
Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi ise; taraflar arasında tüketici işlemi bulunduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı vermiştir.
01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı TTK'nın 5/1. maddesi uyarınca, ticari davalara bakma görevi, asliye ticaret mahkemesine aittir. Ticari davalar, mutlak ve nispi ticari davalar olarak ikiye ayrılmaktadır. Nispi ticari davalar, TTK'nın 4/1. maddesinin ilk cümlesinde tarif edilen davalardır. Buna göre, her iki tarafın da "Ticari işletmesiyle ilgili hususlardan kaynaklanan" hukuk davaları, ticari dava sayılmıştır. Mutlak ticari davalar ise, tarafların tacir olup olmadıklarına ve uyuşmazlığın tarafların ticari işletmeleri ile ilgili bulunup bulunmadığına bakılmaksızın yasa gereği ticari dava sayılan uyuşmazlıklardır. TTK'nın 4/1-a ve devamı bentlerinde yazılan uyuşmazlıklar ile diğer Kanunlarda ticari dava olduğu belirtilen uyuşmazlıklar, mutlak ticari davalardır.
TTK'nın 4/1-a maddesinde, “TTK'da öngörülen” hususlardan kaynaklanan hukuk davaları, mutlak ticari davalar arasında sayılmıştır. Kambiyo senetleri, 6102 sayılı TTK'nın 670 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Bu nedenle, TTK'da düzenlenmiş olan kambiyo senedinden kaynaklanan hukuk davaları, mutlak ticari dava olup, aynı Kanun'un 5/1. maddesi gereğince uyuşmazlığın asliye ticaret mahkemesinde çözümlenmesi gerekmektedir.
Somut olayda; davacı vekili, müvekkili tarafından davalı finans kuruluşunda 21.11.2000 tarihinde yatırım amaçlı olarak 538569 hesap numaralı kar ve zarar katılma hesabı açıldığını, davalı şirketin hatalı yönetimi sonucunda BDDK'nın 10.02.2001 Tarih ve 171 sayılı kararı ile,
4389 sayılı Bankalar Kanunu'nun 20. maddesinin 6. fıkrası hükmüne istinaden davalı şirketin faaliyet izni durdurulmuş ve hakkında tasfiye süreci başlatılmış olduğunu, tasfiye sürecinin başladığı 2001 yılından beri, müvekkiline ait olan ve davalı kuruluşa yatırılmış olan mevduatın ne zaman kendisine ödeneceğine ilişkin olarak herhangi bir bilgi verilmediği gibi,
müvekkilince defaten davalı şirkete uğraşılmaya çalışıldığını lakin davalı şirket yetkilisince konuya ilişkin olarak kendisine dönüş sağlanmadığını belirterek davanın kabulü ile müvekkilince davalı şirkete 21.11.2000 tarihinde yatırılmış bulunan 7.641,87 USD'nin müvekkilince davalı şirkete yatırılma tarihinden itibaren işleyecek vadeli döviz mevduatlarına uygulanacak en yüksek faiz oranı ile iadesine, yargılama gideriyle vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Dosya kapsamından; davanın davalı finans kurumu nezdinde açılmış olan kâr ve zarara katılım hesabına yatırılan paranın tahsili istemine ilişkin olduğu, davacının davalı bankaya yatırım amaçlı döviz yatırdığı gibi, hesabın adının da "kar ve zarara katılma hesabı" olması nedeniyle davacının tüketici olmadığı, TTK'nın 4/1.f maddesi uyarınca tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın bankalara, diğer kredi kuruluşlara, finansal kuruluşlara ilişkin düzenlemelerde öngörülen hususlarda doğan hukuk davalarının mutlak ticari dava sayıldığı anlaşılmaktadır. Bu nedenle, mutlak ticari dava niteliğindeki uyuşmazlığın Asliye Ticaret Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, E. 2024/1664, K. 2024/1587, 7 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama