KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi Davacı
- Karar tarihi
- 16 Mayıs 2024
- Esas no
- 2024/618 KARAR NO:2024/762
- Esas no
- 2024/618
- Karar no
- 2024/762
- Başkan
- —
- Üye
- —
- Üye
- —
- Katip
- —
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 30/11/2023
- Numarası
- 2023/817 Esas 2023/908 Karar
- Vekilleri
- —
- Davalı
- —
- Vekilleri
- —
- Davanın konusu
- Yargı Yerinin Belirlenmesi
Karar Metni
492 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen dava hakkında Ankara 16.Asliye Hukuk ve Ankara 2.Asliye Ticaret Mahkemelerince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya incelendi:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir.
Ankara 16.Asliye Hukuk Mahkemesince; davacı şirket ile ikrazatçı olan davalı arasında ikrazat/ödünç sözleşmesinin bulunduğu, yine davacı yanın şirket, davalının ise şirket ortağı olduğu anlaşılmakla tarafların tacir olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir.
Ankara 2.Asliye Ticaret Mahkemesi ise; davalının tacir olmadığı, uyuşmazlığın mutlak yada nispi ticari dava niteliğinde bulunmadığı gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir.
Ticaret Mahkemelerinin görev alanı 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5/1. Maddesinde; "Aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir." ifadesi ile ticari davalar ile sınırlandırılmıştır. Ticari davalar ise TTK 4. maddesinde sayılmıştır. Buna göre 4/1. maddesinde nispi ticari davalar, 4/1-a fıkrasından f fıkrasına kadar sayılan hususlar ise mutlak ticari davalar olarak sayılmıştır.
Bir davanın nispi ticari dava sayılması için TTK 4/1. maddesi birinci fıkrasında belirtildiği gibi her iki tarafında tacir olduğu ve her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili bir dava olması gerekmektedir.
Mutlak ticari davalar ise, TTK 4/1-a maddesinde her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olup olmadığına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanununda düzenlenen hususlar ile yine TTK 4/1-f fıkrasına kadar sayılan yasalarda belirtilen davalar olarak sayılmıştır.
Somut uyuşmazlıkta; davacı vekili, müvekkilinin ... adresinde bulunan ... isimli restoranın sahibi olduğunu, müvekkilinin işyerinde su ürünleri ağırlıklı olmak üzere müzik, eğlence, gösteri gibi alanlarda hizmet verdiğini, davalı ...'nun, müvekkiline ait ... isimli işyerine 2012 yılından itibaren bedava yemek içmek için geldiğini, müvekkiline ait iş yerinde 2012 yılından 2014 yılına kadar bedava yiyip içtiğini, müvekkilinin uyarısı üzerine 2014 yılından itibaren ise aldığı hizmetin bedelini ödemediğini ancak müvekkilinin ısrarı üzerine ayrı ayrı düzenlenen ve işbu davaya konu takibe konu adisyonlara imza attığını ileri sürerek davalının borca itirazının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Dosya kapsamından, uyuşmazlığın ödünç sözleşmesinden kaynaklanmadığı, icra takibinin dayanağının, davalının davacıya ait ... isimli işyerinde aldığı hizmete ilişkin adisyonlar olduğu, davalının tacir olmaması nedeniyle davanın nispi ticari dava niteliğinde olmadığı, uyuşmazlığın mutlak ticari dava niteliğinde bulunmadığı anlaşılmaktadır. Bu nedenle eldeki davanın genel hükümlere göre Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından görülüp sonuçlandırılması gerektiğinin kabulü ile aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, E. 2024/618, K. 2024/762, 16 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama