İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi

ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINABÖLGEADLİYEMAHKEMESİ KARARI

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi E.2023/2876 K.2025/1760

Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesinin 17/06/2021 tarihli, 2017/333 Esas ve 2021/467 Karar sayılı kararına karşı istinaf başvurusunda bulunulmuş olmakla dosya incelendi.

Esas2023/2876Karar2025/1760Tarih18 Haziran 2025Okuma6 dk · 1.191 kelime

KÜNYE

T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
18 Haziran 2025
Dosya no
2023/2876
Karar no
2025/1760
Başkan
... (...
Üye
... (...
Üye
... (...
Katip
... (...
İncelenen kararın mahkemesi
ANKARA BATI ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
17/06/2021
Numarası
2017/333 Esas, 2021/467 Karar
Davanın konusu
Tasarrufun İptali (İİK'nin 277 ve devamı
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.191 kelime·6 dk okuma·2 bölüm

Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesinin 17/06/2021 tarihli, 2017/333 Esas ve 2021/467 Karar sayılı kararına karşı istinaf başvurusunda bulunulmuş olmakla dosya incelendi.

KARAR

Davacı, dava dışı ... Çelik Konz. İnş. San. ve Tic. Ltd.

Şti.nin işçisi olduğunu, 01.07.2009 tarihinde meydana gelen iş kazası nedeniyle Ankara 9. İş Mahkemesinin 2009/1180 Esas sayılı dosyasında açılan davada lehine maddi ve manevi tazminata hükmedildiğini, Ankara 25. İcra Müdürlüğünün 2013/15871 Esas sayılı dosyası ile takibe geçildiğini ancak dava dışı şirketin 03.02.2015 tarihinde sicilden terkin edilmesi gerekçesiyle açılan Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesinin 2012/280 Esas ve 2016/232 Karar sayılı iflas davasının usulden reddine karar verildiğinden dava dışı şirketten alacağını tahsil etme imkanı bulunmadığını,

dava dışı şirket ile davalı şirketin hissedarlarının ve faaliyet alanlarının aynı olduğunu, şirket borca batık hale geldikten sonra davalı şirket üzerinden faaliyetlerin devam ettirildiğini, her iki şirket arasında organik bağ olması nedeniyle dava dışı şirketten alacağını tahsil etme imkanı bulunmadığını ileri sürerek 95.303,42 TL maddi tazminat, 40.000,00 TL manevi tazminat ve 19.649,27 TL yargılama giderinin 01.07.2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.

Davalı, öncelikle derdestlik, husumet ve zamanaşımı itirazında bulunduklarını, dava dilekçesindeki iddiaların hukuken ve fiilen yerinde olmadığını, davalı şirket ile dava dışı borçlu ... Çelik Kon. İnş. San. ve Tic. Ltd.

Şti.nin farklı iki tüzel kişiliği olan ticari şirketler olduklarını, iki şirket arasında organik bağ olmadığını, tüzel kişilik perdesinin kaldırılabilmesi için ortada hile veya hakkın kötüye kullanılması durumunun bulunması gerektiğini, muvazaa iddiasının gerçeği yansıtmadığını, borçlu şirketten daha önce kurulan bir şirket olduğunu, borçlu şirketin ise yeni işler alamadığından ekonomik sıkıntılara düştüğünü, şirket ortaklarının sermayelerini Türk Ticaret Kanunu'nda belirlenen asgari tutarlara yükseltemediği için yasal mevzuat ve zorunluluk gereği diğer bir çok şirket gibi 03/02/2015 tarihinde ticaret sicilinden re'sen silindiğini,

her iki şirketin adreslerinin farklı olduğunu, iki farklı şirket ve iki farklı tüzel kişilik olduğunu, ortaklarının aynı olmasının organik bağ olduğu anlamına gelmeyeceğini belirterek davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece, davalı ... Grup Çelik Konstrüksiyon İnşaat Elektrik Turizm Gıda Nakliye Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin 07/10/1998 yılında ticaret siciline tescil ile kurulan önceki ünvanının ... İnşaat Elektrik Emlak Turizm Tekstil Gıda Nakliye Sanayi Ticaret Limited Şirketi olduğu, şirketin unvanının 09/12/2011 tarihli ticaret sicil gazetesi ilanına göre ...

Grup Çelik Konstrüksiyon İnşaat Elektrik Turizm Gıda Nakliye Sanayi Ticaret Limited Şirketi olarak değiştirildiği, 10/05/2002 tarihinde kurulduğu, her iki şirketin ortaklarının ve faaliyet alanlarının ortak olduğu, dava dışı şirketin daha önce kurulduğu, meydana gelen iş kazasından sonra 09/12/2011 yılında unvan değiştirerek ve hisse devirleri ile mevcut şirkete dönüştüğü, her iki şirketin adreslerinin farklı olduğu ancak her iki şirketin de Kazan ilçesinde faaliyetini sürdürdüğü, tüm bu hususların dava dışı şirket ile davalı şirket arasında organik bağın varlığını ispatladığı,

davalı şirketin tüzel kişilik kavramının arkasına saklanarak dürüstlük kuralına aykırı ve kötü niyetli olarak davacının hak kazandığı tazminatın tahsiline engel olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Davalı, cevap dilekçesinin içeriğini yineleyerek ilk derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, yargılama sırasında temin edilen kök bilirkişi raporunun hukuken yerinde olup hükme esas alınmamasının hatalı olduğunu, ek bilirkişi raporunun hükme esas alınmasının hukuka aykırı olduğunu, kök rapor ile arasında çelişkiler olduğunu, eksik inceleme ve araştırma ile karar verildiğini belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.

Dava, İİK'nin 277 ve devamı maddelerinde düzenlenen tasarrufun iptali istemine ilişkindir.

Hemen belirtmek gerekir ki 6100 sayılı HMK’nin 2. maddesinde Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevi düzenlenmiş olup buna göre “Dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarla, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme aksine bir düzenleme bulunmadıkça Asliye Hukuk Mahkemesidir.

Öte yandan bilindiği üzere 01/07/2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 6335 sayılı Kanun ile değişik 4. maddesinde ticari davalar tanımlanmıştır. Buna göre her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile maddenin devamı fıkralarında belirtilen davalar ticari dava olarak nitelendirilmiştir. Yine aynı Kanun'nun 5/3. maddesinde “Asliye Ticaret Mahkemesi ile Asliye Hukuk Mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır” hükmüne yer verilmiştir.

Anılan yasal düzenlemeler karşısında, Asliye Ticaret Mahkemelerinin özel mahkeme niteliğinde bulunduğu, bu niteliği gereği görev alanının 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre belirleneceği ve genel mahkemeler ile arasındaki ilişkinin önceki kanunun aksine görev ilişkisi olduğu açıktır. Asliye Ticaret Mahkemelerinin çekişmeli yargıdaki görev alanının TTK’de ve diğer özel kanunlarda ticari dava olduğu belirtilen davalarla sınırlı olduğu kuşkusuzdur.

Öte yandan, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 6335 sayılı Kanun ile değişik 4. maddesinde ticari davaların, mutlak ticari davalar ve nispi ticari davalar olarak iki gruba ayrıldığı anlaşılmaktadır. Mutlak ticari davalar, tarafların sıfatına veya bir ticari işletme ile ilgili olup olmamasına bakılmaksızın kanun gereği ticari sayılan davalar olup TTK’nin 4/1. maddesinin b, c, d, e, f fıkralarında ve özel kanunlarda düzenlenmiştir.

Nispi ticari davalar ise tarafların tacir sıfatına haiz olduğu ve her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili uyuşmazlıklardan doğan davalardır. Bir başka ifade ile bu davalar ya bir ticari işletmeyi ilgilendirmeli ya da iki taraf için de ticari sayılan hususlardan doğmaları halinde ticari dava olarak nitelendirilebilirler. Gerek mutlak ve gerekse nispi ticari davaların asliye ticaret mahkemelerinde görüleceği açıktır.

Diğer taraftan, muvazaa nedeniyle açılmış olan davalarda davalılar arasında gerçekleştiği ileri sürülen muvazaalı işlem, davacı yönünden haksız eylem niteliğinde olup davacı, iptal davası sabit olduğu takdirde, tasarruf konusu mal üzerinde cebri icra yolu ile hakkını almak yetkisini elde eder ve tasarruf konusu taşınmaz mal ise davalı, üçüncü şahıs üzerindeki kaydın düzeltilmesine gerek olmadan o taşınmazın haciz ve satışını isteyebilir (İİK’nin 283/1 m.). Bu yasal nedenle iptal davası, alacaklıya alacağını tahsil olanağını sağlayan, nispi nitelikte yasadan doğan bir dava olup davanın takip konusu alacağın kaynağının görev hususunun belirlenmesine doğrudan bir etkisi yoktur.

Yukarıda açıklandığı üzere somut olayda, muvazaa iddiasıyla davalılar arasında yapılan tasarrufun iptali istendiğine göre taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözüm yeri 6100 sayılı HMK’nin 2. maddesi uyarınca asliye hukuk mahkemesi olup ticaret mahkemesinin görev kapsamı dışında kalmaktadır.

Bu durumda Mahkemece davada genel mahkemenin görevli olması nedeniyle görevsizlik kararı verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile işin esası incelenerek yazılı olduğu üzere karar verilmesi doğru değildir.

Hal böyle olunca, 01/10/2011 tarihli HMK'nin yürürlüğe girmesinden sonra açılan eldeki davada açıklanan nedenlerle davalının istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, tasarrufun iptali istemine yönelik eldeki davada ticaret mahkemesinin görevsiz olduğu dikkate alınarak usul hükümleri doğrultusunda görevsizlik kararı verilmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesi yönünde aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle,

1-Davalının istinaf başvurusunun belirtilen nedene hasren KABULÜNE,

2-Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesinin 17/06/2021 tarihli, 2017/333 Esas ve 2021/467 Karar sayılı kararının 6100 sayılı HMK’nin 353,1/a-4 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,

3-Açıklanan hususlarda gerekli inceleme ve değerlendirme yapılarak hâsıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi için dosyanın kararı veren Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, sair hususların incelenmesine şimdilik yer olmadığına,

4-Davalı tarafından yatırılan nispi istinaf karar harcının ilgilisine iadesine,

5-Yargılama sırasında tehiri icra kararı verilmiş olması halinde alınan teminatın iadesine,

6-İstinaf yargılama giderlerinin ilk derece Mahkemesince nazara alınmasına,

Dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nin 353/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 18/06/2025

GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 24/06/2025

Başkan · ... Üye · ... Üye · ... Katip · ...

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, E. 2023/2876, K. 2025/1760, 18 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Karar
  4. Gerekçeli Kararın Yazıldığı Tarih : 24/06/2025
  5. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/2876
Karar No
2025/1760
Tarih
18 Haziran 2025

İlgili Kararlar

  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi E.2023/3096 K.2025/1891
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi E.2023/3258 K.2025/1714
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi E.2023/3435 K.2025/2383
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi E.2023/3450 K.2025/2393
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi E.2023/3747 K.2025/2229
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi E.2023/3779 K.2025/2231

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.