KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20.HUKUK Dairesi
- Karar tarihi
- 11 Mart 2021
- Esas no
- 2019/1125
- Karar no
- 2021/337
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
- Tarihi
- 09/04/2019
- Numarası
- .
- Davanın konusu
- YİDK Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü
Karar Metni
714 kelime·4 dk okuma·5 bölüm
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 09/04/2019 tarih ve .../... E. - ..../.... K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, müvekkili şirketin .../....., ........../.......... sayılı "......", "...
T...............+............." ibareli tanınmış markaların sahibi olduğunu, davalı Şirketin, bu marka ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki .............” ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere davalı Kuruma başvurduğunu, ........../......... kod numarasını alan başvuruya müvekkilince yapılan itirazın, önce Markalar Dairesi Başkanlığı, sonrasında ise YİDK tarafından reddedildiğini, oysa dava konusu başvurunun müvekkilinin itiraza mesnet markalarıyla karıştırılma ihtimaline yol açacak derecede benzer olduğunu, müvekkili markalarının tanınmışlığından haksız yararlanılacağını,
dava konusu marka başvurusunun müvekkilin markasının tanınırlığından yararlanmak amacıyla kötü niyetli olarak yapıldığını ileri sürerek, YİDK'in.............sayılı kararının iptaline, tescili halinde markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet markalar arasında iltibasa yol açacak düzeyde benzerlik bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Davalı Şirket vekili, müvekkili şirket tarafından tescili talep edilen “...................” ibaresinin davacının iddialarının aksine, davacıya ait markalardan farklı olduğunu, karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, haksız yarar sağlanacağı ve markanın itibarına zarar vereceği savlarının da dayanaksız olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece, her ne kadar başvuru kapsamındaki bir kısım mallarla davacının itirazına mesnet markaların kapsamlarındaki mallar arasında benzerlik bulunmakta ise de taraf marka işaretleri arasında hem görsel hem de telaffuz olarak benzerlik bulunmadığından 6769 sayılı SMK’nın 6/1 maddesi koşullarının oluşmadığı, davalı şirketin marka başvurusunun kötü niyetli olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili, mahkeme kararının gerekçesiz olduğunu, dosyaya sundukları uzman görüşünün mahkemece dikkate alınmadığını, dava konusu başvuru ile müvekkili markaları arasında iltibasa yol açacak düzeyde benzerlik bulunduğunu, başvurunun tescili halinde müvekkilinin seri markası olarak algılanacağını, davalının, işbu davaya konu başvuru ile benzer iki başvuru daha yaptığını ve bu başvurulara yaptıkları itirazların davalı Kurum tarafından kabul edildiğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE
Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, tescilli bir marka ile başvuru konusu işaret arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları gözetilerek münferit unsurlardan ziyade bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin dikkate alınarak belirleneceği,
buna göre "................." ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet "......." asıl unsurlu markalar arasında 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunmadığı,
zira dava konusu başvuruda yer alan "..." ibaresinin, ülkemizde yaygın olarak kullanılan bir isim olduğu ve sırf bu ibarenin markalarda ortak olarak yer almasının iltibasa yol açmayacağı, öte yandan dava konusu başvuruda da "..." ibaresinin öne çıkarılmayıp bir bütün olarak başvurunun "............." ibaresinden oluştuğu, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 08.06.2016 gün ve E............................. sayılı kararı uyarınca iltibas değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesi mümkün olduğundan, davacı vekilinin,
dosyaya sundukları uzman görüşünün dikkate alınmadığı yönündeki istinaf itirazının da yerinde olmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 05/04/2021
Başkan · ... Üye · ... Üye · ... Katip · ...
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E. 2019/1125, K. 2021/337, 11 Mart 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama