KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2019/1565
- Karar No
- 2021/848
- Karar tarihi
- 11 Haziran 2021
Karar Metni
2.282 kelime·11 dk okuma·12 bölüm
....
TÜRK MİLLETİ ADINA
KARAR
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK
MAHKEMESİ
TARİHİ : 09/01/2019
NUMARASI : ...
DAVANIN KONUSU
YİDK Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 09/01/2019 tarih ve .... sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı ... davalı ... tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, davalının ...numaralı "..." ibaresini esas unsur olarak ihtiva eden marka başvurusunu 30, 35 ve 43. sınıflarda yer alan hizmetler için yaptığını, müvekkili şirketin 556 sayılı KHK’nin 8/1-b, 8/4 ve 35. maddesi gereğince çok tanınmış "..." markalarının iltibas yaratacak derecede birebir aynısı olduğu gerekçesi ile başvuruya itiraz edildiğini, bu itirazın diğer davalı Kurumun 21.08.2017 tarihli ve ... sayılı YİDK kararı ile markalar arasında karıştırılma ihtimalinin bulunduğu gerekçesi ile kısmi olarak kabul edildiğini,
oysa müvekkili şirketin "..." markasının 40 yılı aşkın bir süredir sektörde ve tüketiciler arasında 7’den 70’e çok iyi bilinen ve tercih edilen bir meyveli gazoz markası olduğunu, yıllardır tüketicilerin gözünde kaliteli ve lezzetli meyveli gazoz algısını koruduğunu, ilgili sınıflarda "..." şeklinde oluşturulmuş bir başka markanın daha bulunmadığını, dolayısıyla bu kullanım şeklinin son derece özgün olduğunu, buna ek olarak turuncu renginin ilgili ürünler bakımından müvekkili ile özdeşleştiğini, davalının markasında da onlarca rengin bulunduğu renk skalası içinde aynı şekilde turuncu rengi kullanmasının,
markaların arasındaki benzerliği maksimuma çıkardığını, davalının kötü niyetli olduğunu, davalı markasının tümden reddi gerekirken, kısmen ve çok kısıtlı ürünler bakımından reddinin yerinde olmadığını ileri sürerek, davalı ... YİDK kararının iptalini ve diğer davalı markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Diğer davalı Şirket vekili, müvekkilinin catering sektöründe faaliyet gösterdiğini, davacı ile faaliyet konularının tamamen farklı olduğunu, müvekkilinin marka örneği üzerinde lacivert rengin çoğunlukta bulunduğunu, beyaz renkte yazı ve tonları aynı olmayan koyu turuncu yazının olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, davacının markaları ile dava konusu marka başvurusunun kapsamında kalan “Yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri.” açısından, 556 sayılı KHK 8/1-b maddesi anlamında karıştırılma tehlikesinin bulunduğu, davacı markasının 556 sayılı KHK 8/4 maddesi anlamında “gazlı içecekler” sektöründe tanınmış marka olduğu,
ancak tanınmışlığını ileri sürdüğü markasına verilecek zararın ya da markasının ününden sağlanacak yararın nelerden oluşacağını ve nasıl ortaya çıkacağını gösterir ve olayların olağan akışı içinde belirtilen durumların gerçekten olası bulunduğu yönünde bir sonuca varmak için yeterli kanaat oluşturacak delillerin sunulmadığından, başvurunun 556 sayılı KHK 8/4 maddesi uyarınca “Yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri.” dışında kalan mal ve hizmetler için reddini gerektirecek haklı ve geçerli bir sebebin bulunmadığının anlaşıldığı gerekçesiyle davalı ...
YİDK'nın... sayılı kararının 43. sınıftaki (yiyecek ve içecek) sağlanması hizmetleri bakımından davacının itirazının reddi yönünden iptaline, davalı adına tescilli markanın 43. sınıftaki (yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri) bakımından hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, başvuru kapsamındaki tüm mal ve hizmetler yönünden tarafların markaları arasında 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi anlamında benzerlik bulunduğunu ve aynı KHK.'nın 8/4. maddesi koşullarının müvekkili yararına oluştuğunu, başvurunun kötü niyetli olduğunu ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde, başvurunun kapsamında kalan mal ve hizmetler yönünden, tarafların markaları arasında 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi anlamında benzerlik bulunmadığını ve 556 sayılı KHK'nın 8/4. maddesi koşullarının da davacı yararına oluşmadığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE
1- Dava, YİDK kararının iptali, marka hükümsüzlüğü
istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
2- Davacı vekilinin istinaf itirazlarının incelenmesine gelince; işlem dosyasının incelenmesinden, davalı şirketin...numaralı "..." ibareli markanın tescili için başvuruda bulunduğu, davacının "...” asıl unsurlu markalarına dayalı olarak iltibas, tanınmışlık, eskiye dayalı kullanım ve kötü niyet iddialarıyla başvuruya itiraz ettiği, itirazın nihai olarak YİDK'in ...sayılı kararıyla kısmen reddedildiği, davanın iki aylık hak düşürücü süresi içinde açıldığı anlaşılmaktadır.
İstinaf incelemesine konu uyuşmazlık, dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet markaları arasında, 556 sayılı KHK’nın 8/1-b maddesi anlamında benzerlik ve iltibas tehlikesinin olup olmadığı ile aynı KHK'nın 8/4. maddesindeki koşulların gerçekleşip gerçekleşmediği noktalarında toplanmaktadır.
556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi uyarınca, tescil için başvurusu yapılan marka, tescil edilmiş veya tescil için daha önce başvurusu yapılmış bir marka ile aynı veya benzer ise ve tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış bir markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya benzer ise, tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış markanın halk tarafından karıştırılma ihtimali varsa ve bu karıştırılma ihtimali tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış bir marka ile ilişkili olduğu ihtimalini de kapsıyorsa tescil edilemez.
Açıklanan hüküm çerçevesinde markalar arasında iltibasa yol açacak derecede bir benzerlik olup olmadığının tespitinde her iki markaya konu işaretin, ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınarak bütünü itibariyle görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları izlenimin esas alınması gerekmektedir.
Yapılan açıklamalar çerçevesinde somut olaya dönüldüğünde; dava konusu başvuru, "..." ibaresinden oluşmaktadır. Başvuruda yer alan "... ..." ibaresi ile şekil ve renk unsurlarının ayırt ediciliğe bir katkısının olmadığı ve başvurunun asıl unsurunun "..." ibaresi tarafından temsil olunduğu açıktır. Davacı markaları da "..." asıl unsurundan oluşmaktadır. Esasen davalı ... tarafından da taraf markaları, ibareler yönünden benzer bulunmuş, başvuru kapsamından önce Markalar Dairesince, sonra da YİDK.'nca bir kısım mal ve hizmetlerin çıkarılmasına karar verilmiştir. O halde ibareler yönünden taraf markaları arasında 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi uyarınca iltibas ihtimalinin meydana gelebileceğinin kabulü gerekir.
Emtia karşılaştırılmasına gelince; davalı şirketin başvurusu kapsamında 30, 35 ve 43. sınıftaki mal ve hizmetler bulunmaktadır. Davacının itirazına mesnet markalarının kapsamında ise 29, 32 ve 33. sınıf mallar yer almaktadır.
Mahkemece görüşüne başvurulan bilirkişi heyeti raporunda da açıklandığı üzere, başvuru kapsamında yer alan 43/1. sınıftaki "Yiyecek ve içecek sağlanması hizmetlerinin", itiraza mesnet markaların kapsamında bulunan 29, 32, 33. sınıftaki yiyecek ve içecek malları ile yakın ilişki içinde ve benzer olduğu açıktır. Yargıtay 11. H.D.'nin 04/11/2015 tarih ve....K. sayılı ilamları da aynı yöndedir.
Dolayısıyla taraf markaları arasında, başvuru kapsamında yer alan 43/1. sınıf hizmetler yönünden, 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi uyarınca karıştırılma ihtimalinin meydana gelebileceğinin kabulü hakkındaki ilk derece mahkemesi kararında bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
Ancak davalının başvurusunun kapsamında yer alan 43/2. sınıf “Geçici konaklama hizmetlerinin” de, davacının markalarının tescilli bulunduğu 29 ve 32. sınıftaki yiyecek ve içecek malları ile ilişkilendirilebilecek mal ve hizmetlerden oldukları ve yakın ilişki içinde bulunduğu, zira “geçici konaklama hizmetlerinin” kafe ve restoran hizmetlerini de kapsadığı,
günü birlik dinlenme yerlerinin açık alanlarının da yiyecek ve içecek tüketen müşterilere hizmet verecek şekilde düzenlendiği nazara alındığında, Dairemizce işletmesel bağlantılandırma riskinin yüksek olması nedeniyle 43/2. sınıftaki hizmetler yönünden de taraf markaları arasında 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi uyarınca iltibas ihtimalinin meydana gelebileceğinin kabulü gerekmiş, aksi yöndeki mahkeme kararı doğru bulunmamıştır. (Yargıtay 11. HD. ...
556 sayılı KHK'nın 8/4. maddesi yönünden yapılan değerlendirmede ise yine mahkemece bu konuda görüşüne başvurulan bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere, davacının itirazına mesnet markaları, Türkiye'nin en bilinen gazlı içecek markalarındandır.
Davacı markalarının bu denli eski, köklü ve çok tanınmış olması karşısında, davalı markasının başvuru kapsamında yer alan 30. sınıftaki yiyecek ve içecek mallarının tamamı ile 29 ve 30. sınıf malların satışına özgülenmiş 35/5. sınıf mağazacılık hizmetlerinde ve gıda sektörü ile ilişkili bulunan 43/2 "Geçici konaklama hizmetleri" ve 43/3 "Gündüz bakım (kreş) hizmetleri" emtiasında tescili halinde, tüketicilerce davacının bu mal ve hizmetlerde de faaliyette bulunmaya başladığı düşünülecek, davalının davacı markalarının tanınmışlığından haksız yararlanması veya davacı markalarının sulandırılması ihtimali gerçekleşebilecektir.
Dolayısıyla anılan mal ve hizmetler yönünden, 556 sayılı KHK'nın 8/4. maddesinde belirtilen "başvurunun tescilinin davacı markalarının toplumda ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarına zarar verebileceği veya ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabileceği" şartlarının, davacı yararına oluştuğunun kabulü gerekir.
Yargıtay 11. H.D.'nin davacının "..." asıl unsurlu markaları ile başka bir davalının ... ..." markası yönünden, 556 sayılı KHK'nın 8/4. maddesinde belirtilen koşulların 29 ve 42. sınıf mal ve hizmetler yönünden davacı yararına oluştuğunun kabulü hakkındaki ilamı da aynı doğrultudadır.
Dairemizce de anılan mal ve hizmetler yönünden bu madde koşullarının somut olayda uygulanma yerinin bulunduğu kabul edilmiş, mahkemece bu konuda görüşüne başvurulan bilirkişi raporunda belirtilen aksi yöndeki değerlendirmelere iştirak edilmemiştir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 08.06.2016 gün ve....sayılı kararı uyarınca iltibas değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesi mümkün olduğundan, Dairemizce ayrıca bir bilirkişi incelemesine de gerek görülmemiştir.
O halde somut uyuşmazlık yönünden mahkemece, açıklanan gerekçelerle başvuru kapsamında yer alan 30. sınıf malların tamamı ile 29 ve 30. sınıf malların satışına özgülenmiş 35/5. sınıf mağazacılık hizmetleri ve 43/1, 2, 3. sınıf hizmetler yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, HMK.'nın 353/1-b-2. maddesinde, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber,
kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmişse "düzelterek yeniden esas hakkında" duruşma yapılmadan karar verilmesi gerektiği düzenlendiğinden, Dairemizce davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK.'nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 11/06/2021
Başkan · ... Üye · ... Üye · ... Katip · ...
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E. 2019/1565, K. 2021/848, 11 Haziran 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama