KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi Mahkemesi
- Esas No
- 2019/1649
- Karar No
- 2021/947
- Karar tarihi
- 24 Haziran 2021
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK
- Tarihi
- 28/09/2016
- Numarası
- —
- Davanın konusu
- Marka ile İlgili Kurum Kararlarının İptali ve Hükümsüzlük
Karar Metni
2.358 kelime·12 dk okuma·5 bölüm
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 28/09/2016 tarih ve ... K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalılar tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, müvekkilinin "..." ibareli 35, 41 ve 42. sınıf hizmetleri içeren 1....
11, 16 ve 38. sınıf ürün ve hizmetleri içeren .../....ve 36, 40 ve 43. sınıf hizmetleri içeren... sayılı tanınmış markaların sahibi olduğunu, davalının bu markalar ile iltibas ve tecavüz oluşturan 12.02.2014 gün ve ... numaralı, "..." ibareli markanın 35 ve 41. sınıfta adına tescili için başvuruda bulunduğunu, müvekkilinin iltibas ve tanınmışlık vakıasına dayalı olarak, başvurunun reddi arzusunu içeren itirazlarının, nihaî olarak YİDK tarafından.... sayılı kararla reddedildiğini, kararın hukuka aykırı bulunduğunu ileri sürerek, davalı ...
YİDK kararının iptalini ve diğer davalı markasının hükümsüzlüğüne, ayrıca davalının tecavüzünün ref ve men'ine karar verilmesini talep ve dava etmiş, ıslah dilekçesiye talep sonucunu YİDK kararının iptali ve hükümsüzlük istemine indirgemiştir.
Davalı ... vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Diğer davalı Şirket vekili, davacının markaları ile davalı başvurusundaki işaretin, başvuruda bulunan mallar itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak, ortalama tüketiciler için karıştırmaya sebebiyet verebilecek seviyede aynı veya benzer olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, davalı başvurusunun konusu olan işaretin "..." sözcüğünden oluştuğu, davacı markalarının ise "..." bare ve biçimli oldukları, davacının seri marka sahibi olduğu, başvuru konusu "..." ibareli işaretin, “...” ibareli, tescilde öncelik hakkına sahip, davacıya ait markalar ile görsel ve sescil olarak benzer mahiyette bulunduğu, kesinleşmiş yargı kararından da anlaşılacağı üzere "..." sözcüğünün çok genel ve hiç kimseye bağlanması olanağı bulunmayan, hemen her sektörde kullanılagelen bir ibare olduğunun iddia edilmesinin mümkün bulunmadığı,
yani soyut ve somut ayırt ediciliğinin bulunduğu, davalı başvurusunun kapsamında yer alan 35 ve 41. sınıftaki hizmetlerin, davacı ait markalarının kapsamında yer aldıkları, aynı tür olarak nitelendirilmelerinin zorunlu bulunduğu,
davalının davacıya ait redde mesnet markalar ile aynı sınıftaki hizmetler için "..." ibaresini marka olarak tescil ettirmesinin, davacının “...” ibareli markasını taşıyan ürün ve hizmetler için tüketiciler ve yararlanıcılar nezdinde tesis ettiği imaj, güven ve hatırlanırlıktan, davacının haksız olarak istifade etmesi sonucunu doğuracağı, dolayısıyla ... davacı itirazını 556 sayılı KHK’ nin 7/b ve 8/b maddeleri uyarınca kabul edip, davalı başvurusunu reddetmesi gerekirken, itirazı kabul etmemesinin hukuka uygun bulunmadığı,
davacının ıslah dilekçesiyle yeniden düzenlediği talep sonucunda tecavüzün ref'i ve men'i istemlerinin bulunmamasının, feragat niteliğinde olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, ... YİDK’nın .... sayılı kararının, davacı itirazlarının reddi bakımından iptaline, davalı adına tescilli..... sayılı markanın hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine, ıslah yolu ile talep daraltması yapılan tecavüzün ref ve men'i istemlerinin reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde, davalı başvurusunun bütüncül algı yarattığını, başvurunun başında yer alan "M" harfinin başvuruyu yeterince farklılaştırdığını, tarafların markaları arasında 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi anlamında benzerlik bulunmadığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı .... ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde, tarafların markaları arasında 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi anlamında benzerlik bulunmadığını, mahkemece sadece markaların görsel olarak benzediği görüşü ile iltibas yaratıldığına kanaat getirilerek,
müvekkile ait aktif olarak kullanılan markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verildiğini, davacının markasını en az 5 yıl süresince ciddi biçimde aktif olarak kullanmadığını, ayrıca davanın hiçbir aşamasında davacının vekili olmamasına rağmen "davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden" şeklindeki kararı ile davacı lehine vekalet ücretine hükmedildiğini, yine davacının dava dilekçesi ile markanın hükümsüzlüğünü talep etmemiş olmasına rağmen, mahkeme hükümsüzlük kararı verildiğini ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE
1- Dava, YİDK kararlarının iptali ve hükümsüzlük istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında, mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davacının "..." asıl unsurlu markalarının tanımlayıcı veya zayıf marka olmadığı, İngilizce, Fransızca, Almanca vb. dillerde herhangi bir anlamının bulunmadığı ve soyut ve somut ayırt ediciliğinin bulunduğu, dolayısıyla benzer mal ve hizmetlerde korunmasının gerektiği, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 23.12.2013 tarih ve.....
15.01.2015 tarih ve....., 06.11.2018 tarih ve..., 06.01.2020 tarih ve .....
K. sayılı ilamlarının da aynı yönde olduğu, davalının "..." ibareli marka tescil başvurusunun, davacının "..." asıl unsurlu markaları ile başlangıcındaki bir harf dışında benzer bulunduğu, her ne kadar "..." ibaresinin Türkçe "Deli, Çılgın" anlamlarına geldiği, başvurunun da bir bütün olarak "Deli İşi, Çılgın İşi" anlamına geleceği savunulmuşsa da, 35 ve 41. sınıftaki çekişme konusu hizmetlerin ortalama tüketicilerince bu anlamın bilinmesinin mümkün olmadığı, dolayısıyla mahkemece taraf markalarının ibareler yönünden benzer kabul edilmesinde bir isabetsizliğin bulunmadığı,
gerek davacı tarafça sunulan dava dilekçesinde, gerek davalı ...'e ait cevap dilekçesine karşı sunulan cevap dilekçesinde, gerekse de 29.02.2016 tarihli ıslah dilekçesinde, hükümsüzlük isteminde bulunulduğu, dolayısıyla mahkemece YİDK kararının iptalinin yanında, davalı markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesinde de bir isabetsizliğin bulunmadığı anlaşılmakla, davalılar vekillerinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer istinaf itirazlarının esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
2-Dosya kapsamından anlaşıldığı üzere, gelinen aşama itibariyle istinaf incelemesine konu uyuşmazlık, davalı şirketin.... numaralı "..." ibareli, 35 ve 41. sınıfta yapılan marka tescil başvurusunun, "..." esas unsurlu davacı markaları karşısında, 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi uyarınca tescil edilip edilemeyeceği noktasında toplanmaktadır.
556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi uyarınca, tescil için başvurusu yapılan marka, tescil edilmiş veya tescil için daha önce başvurusu yapılmış bir marka ile aynı veya benzer ise ve tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış bir markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya benzer ise, tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış markanın halk tarafından karıştırılma ihtimali varsa ve bu karıştırılma ihtimali tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış bir marka ile ilişkili olduğu ihtimalini de kapsıyorsa tescil edilemez.
Açıklanan hüküm çerçevesinde markalar arasında iltibasa yol açacak derecede bir benzerlik olup olmadığının tespitinde her iki markaya konu işaretin, ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınarak bütünü itibariyle görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları izlenimin esas alınması gerekmektedir.
Somut uyuşmazlıkta mahkemece görüşüne başvurulan bilirkişi raporunda, davalının başvurusunun kapsamında yer alan 16. sınıftaki tespihler emtiasının satışına özgülenmiş 35. sınıf mağazacılık hizmetlerinin ve 41. sınıfta yer alan "tercüme hizmetlerinin", davacının markalarının kapsadığı ürünler ile benzer olmadığı bildirilmiş, mahkemece anılan hizmetlerin de davacının markalarının kapsamındaki mal ve hizmetlerle aynı tür sayılmasının gerektiği, zira işletmesel bağlantılandırma ihtimalinin de bulunduğu gerekçesiyle, bilirkişi raporunda belirtilen bu görüşe itibar edilmemiştir.
Mahkemece başvuru kapsamında yer alan 41. sınıf "tercüme hizmetleri" yönünden, bilirkişi raporuna itibar edilmemesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Zira anılan hizmetler de davacının itiraza mesnet markalarının kapsamındaki 41. sınıf hizmetlerle benzer türdendir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin, davacının markalarını, 41. sınıf "tercüme hizmetleri" yönünden de, dava dışı üçüncü kişilere ait başka marka tescil başvuruları ile benzer gören 08.05.2014 tarih ve .... K. sayılı ilamları da aynı yöndedir.
Ancak, davalının marka başvurusunun kapsamındaki 16. sınıf malların satışına özgülenmiş 35. sınıf mağazacılık hizmetlerinin arasında "tespihler" emtiası bulunduğu halde, davacının itirazında dayandığı markalarının kapsamındaki 16. sınıf mallar arasında "tespihler" emtiası bulunmamaktadır.
Ayrıca davacı markalarının kapsamlarındaki 16. sınıf mallarla, davalının marka başvurusunun kapsamındaki 16. sınıf "tespihler" emtiasının satışına özgülenmiş 35. sınıf mağazacılık hizmetlerinin arasında da hiçbir bağlantı ve yakınlık bulunmadığından, bu yönden taraf markaları arasında 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi koşulları gerçekleşmemiştir.
Dolayısıyla mahkemenin yukarıda açıklanan kabulüne Dairemizce iştirak edilmemiş, başvuru kapsamındaki 16. sınıf "tespihler" emtiasının satışına özgülenmiş 35. sınıf mağazacılık hizmetlerin için davanın reddine karar verilmesi gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 16. sınıftaki "tespihler" emtiasının, 16. sınıfta yer alan diğer mallarla veya "tespihler" emtiasının satışına özgülenmiş 35. sınıf mağazacılık hizmetleriyle benzer olmadığına dair 13.06.2019 tarih ve...01.2020 tarih ve... K. sayılı ilamları da aynı yöndedir.
Başvuru kapsamındaki 35 ve 41. sınıfta yer alan diğer hizmetlerin ise davacının itiraza dayanak markalarının kapsamlarında aynen bulunduğu ise açıktır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 08.06.2016 gün ve .... sayılı kararı uyarınca iltibas değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesi mümkün olduğundan, Dairemizce bu yönden dosyada mevcut bilirkişi raporundaki tespitlere teknik yönden itibar edilmiş, ayrıca bir bilirkişi incelemesine de gerek görülmemiştir. Yine mahkemece davacının yargılama boyunca bir vekil aracılığı ile temsil olunmadığı halde, davacı yararına vekalet ücreti takdir edilmesi de doğru görülmemiştir.
O halde somut uyuşmazlık yönünden mahkemece, tarafların markaları arasında, 16. sınıftaki "Tespihler" emtiasının satışına özgülenmiş 35. sınıf mağazacılık hizmetleri hariç diğer hizmetler yönünden, 556 sayılı KHK.'nın 8/1-b maddesi anlamında benzerlik ve iltibas tehlikesinin bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, HMK.'nın 353/1-b-2. maddesinde, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber,
kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmişse "düzelterek yeniden esas hakkında" duruşma yapılmadan karar verilmesi gerektiği düzenlendiğinden, Dairemizce davalılar vekillerinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK.'nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 24/06/2021
Başkan · ... Üye · ... Üye · ... Katip · ...
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E. 2019/1649, K. 2021/947, 24 Haziran 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama