KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi Mahkemesi Numarası ....
- Esas No
- 2020/145
- Karar No
- 2021/1131
- Karar tarihi
- 23 Eylül 2021
- Başkan
- ... ...
- Üye
- ... ...
- Üye
- ... ...
- Katip
- ... ...
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK
- Tarihi
- 23/05/2019
- Davanın konusu
- YİDK Kararının İptali ve Marka Hükümsüzlüğü
Karar Metni
731 kelime·4 dk okuma·5 bölüm
Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 23/05/2019 tarih ve ..... sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı ... tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, müvekkili şirketin "..." asıl unsurlu tanınmış markaların sahibi olduğunu, davalı gerçek kişinin ise "... ... ...” ibaresinin tescili için diğer davalı kuruma başvurduğunu, bu başvuruya müvekkilince yapılan itirazın kurum tarafından nihai olarak reddedildiğini, bu kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkili markalarının tanınmışlığından istifade etmeye çalışan davalının kötü niyetli olduğunu, dava konusu başvuru ile müvekkili markaları arasında iltibasa yol açacak düzeyde benzerlik bulunduğunu ileri sürerek, YİDK’ın .... sayılı kararının iptaline, tescili halinde markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, itiraza mesnet markaların tek unsuru oluşturan “...” ibaresinin ayırt edici vasfının düşük olduğunu, başvuruya konu işaret ile itiraza mesnet markalar arasında ortalama tüketicinin görsel, işitsel ve kavramsal algı bakımından ilişkilendirilme ihtimali de dahil iltibasa neden olacak herhangi bir benzerlik bulunmadığını, 556 Sayılı KHK m.8/4 hükmünün uygulanabilmesi için tanınmışlığın tek başına yeterli olmadığını, somut uyuşmazlıkta 556 sayılı KHK'nın 8/5 hükmünün uygulanma ihtimalinin bulunmadığını, davacı tarafın başvuruya konu işaret üzerinde gerçek hak sahipliği iddiasının ispatlanamadığını, Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, markalar arasında benzerlik bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı, davaya cevap vermemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece, davalının ... sayılı ... ... ... ibareli marka başvurusu ile “...” ibareli davacı markaları arasında benzerlik ve seri marka imajı bulunduğu; çekişme konusu 16, 35, 41 sınıflardaki mal ve hizmetler bakımından, markaların emtia listelerinin aynı/aynı tür olduğu ve markalar arasında bu emtialar itibariyle 556 s. KHK’nın 8/1-b bendi anlamında iltibas tehlikesi bulunduğu,
davacının "..." asıl unsurlu markasının, eğitim sektöründe 556 sayılı KHK'nın 8/4. maddesi anlamında tanınmış marka olduğu ancak başvuruda bulunan tüm mal ve hizmetler yönünden 556 sayılı KHK 8/1-b maddesi koşulların oluşması sebebiyle bu konuda ayrıca bir inceleme yapılmasına gerek görülmediği, davacının kötü niyet iddialarının ve 556 sayılı KHK' nın 8/3 maddesine dayalı iddialarının ispatlanmadığı, aynı KHK'nın 8/5 maddesindeki koşullarında somut olay bakımından gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın kabulü ile ...
YİDK nın 10/05/2016 tarih ... sayılı kararının iptaline, davalı adına tescilli....sayılı ... ... ... ibareli markanın tescilli olduğu tüm sınıflar yönünden hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı ... vekili; davacının itirazına mesnet markalarının tek unsurunu oluşturan "..." ibaresinin ayırt ediciliğinin düşük bulunduğunu, başvuruya konu işaret ile itiraza mesnet markalar arasında ortalama tüketicinin görsel, işitsel ve kavramsal algı bakımından ilişkilendirilme ihtimali de dahil iltibasa neden olacak herhangi bir benzerlik olmadığını, mahkemece alınan bilirkişi raporunun da savunmalarını destekler nitelikte bulunduğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE
Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, dava konusu "... ... ..." ibareli marka başvurusu ile “...” ibareli davacı markaları arasında çekişme konusu 16, 35, 41 sınıflardaki mal ve hizmetler bakımından, 556 sayılı KHK’nın 8/1-b bendi anlamında iltibas tehlikesi bulunduğu, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin... ibareli marka başvurusunun davacının "..." asıl unsurlu markalarıyla benzer görüldüğü,
öte yandan Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 08.06.2016 gün ve.....sayılı kararı uyarınca iltibas değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesi mümkün olduğu ve mahkemece de gerekçesi açıklanmak suretiyle markalar arasında iltibas tehlikesi bulunduğunun kabul edildiği anlaşılmakla, davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 26/09/2021
Başkan · ... Üye · ... Üye · ... Katip · ...
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E. 2020/145, K. 2021/1131, 23 Eylül 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama