KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20.HUKUK Dairesi
- Esas No
- 2020/153
- Karar No
- 2021/1336
- Karar tarihi
- 26 Ekim 2021
Karar Metni
614 kelime·3 dk okuma·12 bölüm
...
TÜRK MİLLETİ ADINA
KARAR
BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ...
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK
MAHKEMESİ
TARİHİ : 12/02/2019
NUMARASI :.....
DAVANIN KONUSU
Marka ile İlgili Kurum Kararlarının İptali, Hükümsüzlük
Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 12/02/2019 tarih ve ... sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, müvekkili şirketin “....” esas unsurlu tanınmış seri markalarının bulunduğunu, davalı şirketin....başvuru numaralı "..." ibareli marka tescil başvurusunun, bu markalarla ayırt edilemeyecek kadar aynısı ve/veya benzeri olduğunu, marka başvurusunun kötü niyetle yapıldığını, davaya konu markalar arasında iltibasın bulunduğunu, ayrıca mezkur markanın davalı yan adına tescil edilerek kullanılması halinde de işletmesel anlamda iltibasın olacağını, buna rağmen müvekkilinin başvuruya itirazlarının ... numaralı kararı ile usul ve yasaya aykırı olarak reddedildiğini ileri sürerek, davalı ... ... kararının iptalini ve diğer davalı markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı... vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Diğer davalı Şirket vekili, müvekkili şirketin uyuşmazlık konusu “...” markasının "..." projesinin seri markalarından birisi olduğunu, müvekkilinin bu şekilde müşterilerine şimdiye kadar alışılmış olan konut tarzının dışında seçenekler sunup iyi bir lokasyonda sakin bir yaşam için projeler ürettiğini, bu nedenle söz konusu markanın müvekkili şirketin proje ve ürünleriyle uyumlu, özgün niteliğe sahip olduğunu, birbirinden çok farklı sektörlerde faaliyet göstermekte olan iki şirketin markaları arasında iltibasın oluşamayacağını, uyuşmazlığa konu markaların görünüm, fonetik, tasarım açısından incelendiğinde de aralarında benzerlik bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, 556 sayılı KHK’nın 8/1-b maddesi uyarınca markalar arasında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı, 556 sayılı KHK’nın 8/4 maddesinde sayılan koşulların gerçekleşmediği, davalı başvurusunun kötü niyetle yapıldığı iddiasının ispatlanamadığı, 8/5 maddesi şartlarının da oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, mahkemece yeterli gerekçe gösterilmeden bilirkişi raporunun aksine karar verildiğini, müvekkilinin "..." esas unsurlu markalarının tanınmış ve seri markalar olduğunu, tarafların markaları arasında 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi anlamında benzerlik bulunduğunu ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE
Dava, ... kararlarının iptali ve hükümsüzlük istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı ve tarafların marka olarak kullanmak istedikleri ibareler arasında, 556 sayılı KHK’nın 8/1-b maddesi uyarınca kavramsal, işitsel ve görsel açılardan karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı, aynı taraflar arasında davalının işbu dava konusu başvuru ile benzer nitelikteki "..." asıl unsurlu başvuruları için verilen emsal kararların da bu yönde olduğu (Yargıtay 11. H.D.'nin 16.02.2019 tarih ve 2019/1592 E.- 2019/8171 K., 15.01.2020 tarih ve 2019/2225 E.- 2020/444 K.) anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 26/10/2021
Başkan · ... Üye · ... Üye · ... Katip · ...
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E. 2020/153, K. 2021/1336, 26 Ekim 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama