KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20.HUKUK Dairesi Mahkemesi
- Karar tarihi
- 26 Mayıs 2022
- Esas no
- 2020/1581
- Karar no
- 2022/720
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK
- Tarihi
- 15/09/2020
- Numarası
- 2015/26 E. - 2020/232 K.
- Davacı
- —
- Vekili
- —
- Davalı
- —
- Vekili
- —
- Davanın konusu
- YİDK Kararının İptali , Marka Hükümsüzlüğü
Karar Metni
991 kelime·5 dk okuma·5 bölüm
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 15/09/2020 tarih ve 2015/26 E. - 2020/232 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalılar ... ve ... Kurumu tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, müvekkilinin 2010/66793, 195385 sayılı "...", "..." ibareli tanınmış markaların sahibi olduğunu, davalı Şirketin bu markalar ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki “...” ibareli marka başvurusuna yaptıkları itirazlarının nihai olarak YİDK tarafından reddedildiğini, oysa müvekkili markası olan "..." ibaresinin İngilizce “...” sözcüğünün son harfi olan –e harfinin değiştirilmesi sonucu oluşturulduğunu, bu sayede zamanla ayırt edicilik kazandığını, her iki markanın da yazılış ve okunuş itibariyle aynı kabul edilebilecek ölçüde benzer olduğunu,
aynı ve benzer mallar için tescil edildiğini bu nedenle davaya konu YİDK kararın hukuka aykırı bulunduğunu ileri sürerek 2014-M-13860 sayılı YİDK kararının iptali ile dava konusu markanın tescili halinde 28.sınıfta yer alan jimnastik ve spor malzemeleri (Jimnastik ve spor aletleri, egzersiz bisikleti yani gymnastic and sporting articles not included in other classes, balls for games, sports balls, racquets for ball games, especially for tennis, squash, badminton; tennis nets; table football, table tennis tablets; trampolines; appliances for body building; fitness equipment and home fittness equipment, stationary exercise bicycles;
dumb-bells; knee guards (sports articles); water wings; badminton; golf clubs; golf gloves; in-line skates; roller skates; rollers for skateboards and roller skates; ice skates; scooters; special bags for sports equipment; bags for carrying and transporting racquets for ball games; skis; snowboards;) malları yönünden hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... Kurumu vekili, taraf markaları arasında iltibasa yol açacak derecede benzerlik bulunmadığını, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Diğer davalı davaya cevap vermemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece, dava konusu başvuru ile davacıya ait markalar arasında dava konusu başvuru kapsamında 28.sınıfta yer alan “jimnastik ve spor aletleri, egzersiz bisikleti” malları yönünden 556 sayılı KHK’nın 8/1-b maddesi gereğince karıştırma ihtimali olduğu , uyuşmazlık konusu 28.sınıfta yer alan “bu sınıfa dahil dağa tırmanma, dış mekan yürüyüşleri ve yürüyüş için spor alet ve spor ekipmanları, yürüyüş bastonları (spor ekipmanı” emtiaları yönünden davalının önceki markaları nedeniyle kazanılmış hakkı bulunduğu, başvuru kapsamında kalan “Oyunlar ve oyuncaklar, eğlence amaçlı şişirilebilir havuzlar; yüzme tahtaları; sörf tahtaları;
eğlence amaçlı yüzme tahtaları; yüzme paletleri;yüzme havuzları için oyuncaklar; bot tarzında şişirilebilir oyuncaklar; balık oltaları, şişirilebilir yüzen oyuncaklar” emtialarının ise davacının markasının kapsamındaki emtialardan tamamen farklı olduğu, bu emtialar yönünden iltibas koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle ...
YİDK’ın 2014-M-13860 sayılı kararının başvuru kapsamındaki 28.sınıfta yer alan “jimlastik ve spor aletleri, egzersiz bisikleti” emtiası yönünden kısmen iptaline, 2012/64086 sayılı markanın “jimlastik ve spor aletleri, egzersiz bisikleti” emtiası yönünde kısmen hükümsüzlüğüne, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı ... Kurumu, dava konusu başvuru ile davacı markaları arasında benzerlik bulunmadığını, benzerlik değerlendirmesinde markaların bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin dikkate alınması gerektiğini ileri sürerek ilk derece mahkemesinin kısmen kabul kararının kaldırılmasını istemiştir.
Davalı Şirket vekili, müvekkiline dava dilekçesinin tebliğ edilmediğini, her ne kadar yurt dışı tebligat evraklarında müvekkilinin evrakı tebliğ almaya gelmediği beyan edilmişse de müvekkiline herhangi bir bildirim yapılmadığını, müvekkilinin yıllardan beri belirtilen adreste kayıtlı ve faal olduğunu, diğer taraftan müvekkilinin yurt dışı adresine tebligat yapılamadığı gerekçesiyle ilanen tebligat yapılmasına karar verilmişse de müvekkilinin adresinin meçhul olmaması nedeniyle ilanen tebligat yapılamayacağı gibi ilanen tebligatın da yapılmadığını, ayrıca sözlü yargılama duruşmasını da müvekkiline tebliğ edilmediğini,
mahkemece bilirkişi raporu alınmadan karar verilmesinin hatalı olduğunu, müvekkilinin dava konusu başvuru üzerinde müktesep hakkı bulunduğunu, taraf markaları arasında iltibas yaratacak derecede benzerlik olmadığını, müvekkili markasnın tanınmış bulunduğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddini istemiştir.
GEREKÇE
1- Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamından, davalı Şirketin dava dilekçesinde bildirilen yurt dışı adresine gönderilen tebligatın tebliğ edilemediği, bunun üzerine ilk derece mahkemesince davalı Şirkete ilanen tebliğ yapılmasına karar verildiği anlaşılmaktadır. Ancak Tebligat Kanunu’nun 28. maddesi ve Tebligat Yönetmeliği’nin 48. maddesi uyarınca ilanen tebligat yapılabilmesi için tebligat yapılan kişinin adresinin meçhul olması gerekir oysa davalı Şirketin yurt dışı adresine gönderilen tebligat,
yabancı makamlarca yapılan çağrıya rağmen davalı Şirketin tebligatı almaya gelmemesi sebebiyle bila tebliğ iade edilmiştir.Buna göre davalı Şirketin adresinin meçhul olduğundan bahsedilemeyeceği gibi ilanen tebligat yapılmasına karar verildiği halde dosya kapsamından davalı Şirkete ilanen tebligat da yapılmadığı anlaşıldığından mahkemece taraf teşkili sağlanmaksızın yargılamanın görülüp sonuçlandırılması doğru görülmemiştir.
Bu durum karşısında mahkemece, davalı Şirket vekiline, dava dilekçesinin tebliğinin sağlanması, sunması halinde delillerinin toplanması ve bundan sonra tüm delillerin yeniden değerlendirilerek yeni bir karar verilmesi gerekirken, taraf teşkili sağlanmadan, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmediğinden, davalı Şirket vekilinin istinaf itirazlarının kabulü ile HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, dosyanın davanın yeniden görülebilmesi için mahkemesine iadesine karar vermek gerekmiştir. 2- Kararın niteliğine göre, davalı ... Kurumu vekilinin tüm, davalı Şirket vekillerinin sair istinaf itirazlarının bu aşamada incelenilmesine gerek görülmemiştir.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 19/06/2022
Başkan Üye Üye Katip
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E. 2020/1581, K. 2022/720, 26 Mayıs 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama