KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20.HUKUK Dairesi
- Esas No
- 2020/238
- Karar No
- 2021/1307
- Karar tarihi
- 21 Ekim 2021
Karar Metni
626 kelime·3 dk okuma·12 bölüm
....
TÜRK MİLLETİ ADINA
KARAR
BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ...
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK
MAHKEMESİ
TARİHİ : 30/10/2019
NUMARASI ....
DAVANIN KONUSU
... Kararının İptali
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 30/10/2019 tarih ve..... sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, müvekkili Şirketin uzun yıllardır faaliyet gösterdiği marka ve ... danışmanlığı alanında uzmanlaştığını ve bu alanda unvanının bilinir ve tanınır hale geldiğini.... sayılı "...+şekil" ibareli markanın sahibi olduğunu, davalı ... tarafından ise .... sayılı "... ..." ibareli marka tescil başvurusunda bulunulduğunu, müvekkilince bu başvuruya yapılan itirazın davalı Kurum tarafından nihai olarak reddedildiğini, alınan kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, zira dava konusu başvuru ile müvekkili markası arasında anlamsal, işitsel ve görsel yönlerden ayırt edilemeyecek derecede benzerlik bulunduğunu,
marka kapsamlarının da benzer olduklarını, buna göre markalar arasında iltibas tehlikesinin bulunduğunu ileri sürerek,... sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet markalar arasında iltibasa yol açacak düzeyde benzerlik bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Davalı ... vekili, dava konusu müvekkili başvurusu ile davacı markası arasında iltibas tehlikesinin bulunmadığını, markaların görsel, sescil ve anlamsal olarak farklı olduklarını savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece, dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet marka arasında iltibasa yol açacak düzeyde benzerlik bulunmadığı, ... kararının iptali şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili, taraf markaların aynı hizmetlere ilişkin olduklarını, ayrıca marka işaretleri arasında da görsel ve işitsel benzerlik bulunduğunu, dolayısıyla markalar arasında karıştırılma tehlikesinin olduğunu, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporu denetime elverişli olmadığından, yerel mahkemece verilen kararın da hatalı olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
GEREKÇE
Dava, ... kararının iptali istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, tescilli bir marka ile başvuru konusu işaret arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları gözetilerek münferit unsurlardan ziyade bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin dikkate alınarak belirleneceği, buna göre "... ..." ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet "...+şekil" ibareli marka arasında 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel,
işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunmadığı, zira taraf markalarının Türkçe'de yenilik anlamına gelen ve ayırt ediciliği zayıf bulunan İngilizce "..." kelimesinden türetildikleri, bu haliyle başvuruya görsel ve işitsel olarak yeterli ayırt ediciliğin sağlandığı, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 08.06.2016 gün ve ... sayılı kararında da belirtildiği gibi iltibas değerlendirmesi,
hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümleneceğinden, davacı vekilinin bilirkişi raporunun denetime elverişli olmadığı yönündeki istinaf itirazının da yerinde olmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 15/11/2021
Başkan · ... Üye · ... Üye · ... Katip · ...
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E. 2020/238, K. 2021/1307, 21 Ekim 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama