KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20.HUKUK Dairesi
- Esas No
- 2020/274
- Karar No
- 2021/1412
- Karar tarihi
- 4 Kasım 2021
Karar Metni
1.012 kelime·5 dk okuma·12 bölüm
....
TÜRK MİLLETİ ADINA
KARAR
BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ...
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK
MAHKEMESİ
TARİHİ : 11/10/2017
NUMARASI ....
DAVANIN KONUSU
... Kararının İptali ve Marka Hükümsüzlüğü
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 11/10/2017 tarih ve...... sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalılar tarafından istenmiş ve istinaf dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacılar vekili, müvekkillerinin "..." ve "... + Şekil" ibareli birden çok tanınmış markaların sahibi olduklarını, davalının 04.06.2015 tarihinde görsel, fonetik, işitsel ve umumî intiba olarak müvekkillerinin "..." ibareli tanınmış markalarına iltibas ve tecavüz oluşturacak, ayrıca onların tanınmışlığından haksız yarar sağlayıp itibar ve ayırt edici karakterini zedeleyecek nitelikte 30. sınıf ürünleri içeren "..." ibare ve biçimli marka tescil başvurusunda bulunduğunu, ... kod numarası verilen başvuruya, müvekkillerinin iltibas ve tanınmışlık vakıalarına dayalı itirazlarının,
önce ... ve nihai olarak ... tarafından .... sayılı kararla reddedildiğini, kararın haksız ve hukuka aykırı olduğunu, başvurunun tescilinin müvekkillerinin tanınmış markaları ile iltibasa sebebiyet vereceği gibi onların tanınmışlığından haksız yarar sağlayacağını, itibar ve ayırt edici karakterine zarar vereceğini ileri sürerek, davalı ... ... kararının iptalini ve diğer davalı markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, taraf markaları arasında benzerlik bulunmadığını, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Diğer davalı, "..." ibaresinin doğup büyüğü Malatya ... ilçesine bağlı ... mahallesinde bir bölgenin ismi olduğunu, bu ismi yaşatmak amacıyla dava konusu başvurunun yapıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece davacıların markalarının asıl ve ayırt edici unsurunun "..." ibaresinden oluştuğu, diğer kelimelerin bu sözcüğe göre geri planda kaldıkları, ayırt edicilikte önemlerinin bulunmadığı, davalı başvurusunun konusu olan işaretin "..." ibaresinden oluştuğu, bu sözcüğün "..." ibareli davacı markaları ile görsel ve sesçil olarak bıraktığı umumi intiba itibariyle bağlantı kurulabilecek derecede benzer bulunduğu, ilk bakışta ve derhal böyle bir algının doğmasının kaçınılmaz olduğu, "..." ibaresinin önünde yer alan "..." ibaresinin farklı bulunmasının, ayırt edicilikte yeterli farklılık yaratmadığı,
zira bu farklılığın anlamsal, görsel ve sesçil olarak iki işaret arasında var olan genel izleminden doğan benzerliğin etkilerini geri plâna atmaya elverişli olmadığı, özellikle dava konusu malları sunan firmaların, farklı yerlerde bulunan işletmelerini tanımlamak için, seri nitelikteki markalarına başka bazı eklemeler yapmak suretiyle markalar kullanmasının yaygın bir uygulama olduğu, başvuru kapsamında yer alan ürün ve hizmetlerin tamamının, davacıların markalarının kapsamında aynen yer aldığı,
yani ürün ve hizmetlerin aynı tür bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, ... ..... sayılı kararının iptaline, davalı adına tescil edilen ... sayılı markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı ... vekili, taraf markaları arasında benzerlik bulunmadığını, dava konusu markanın genel izlenim itibariyle farklı bulunduğunu, dava konusu markada yer alan" ..." ibaresinin ön planda yer almadığını, "..." kelimesinin bilhassa coğrafi yer ismi olarak yoğun kullanımın bulunduğu,
bu nedenle dava konusu markanın davacı markalarını çağrıştırmadığını, diğer taraftan dava konusu başvurunun 29. Sınıfta yapıldığını mahkemece başvurunun 30. Sınıfta yapıldığını kabulü ile kurum kararının 30. Sınıf mal ve hizmetler yönünde uygun olmadığına karar verilmesinin hatalı bulunduğunu, markalar benzer bulunmadığından dava konusu markanın tescili halinde davacı markalarından haksız yarar sağlayacağı, markanın itibarının ve ayırt edici karakterinin zedeleneceği yönündeki gerekçesinin de yerinde bulunmadığını ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Diğer davalı; taraf markaları arasında görsel, işitsel ve anlamsal benzerlik bulunmadığını, mahkemenin bu husustaki gerekçesinin eksik ve yetersiz olduğunu, mahkeme kararının eksik incelme ve araştırmaya dayalı olduğunu, yerleşik Yargıtay içtihatları doğrultusunda davanın reddi gerektiğini ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE
Dava, ... kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, "..." ibareli başvuru ile davacıların itirazlarına mesnet "..." asıl unsurlu markalar arasında, başvuru kapsamında 29. Sınıfta yer alan tüm mallar bakımından, 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi anlamında iltibas tehlikesinin bulunduğu, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin ....
Karar ve tarihli kararında da, "..." markası ile davacıların ... ibareli markanın benzer bulunduğu, aynı şekilde, davacıların ...... markaları arasında iltibas olduğunun da kabul edildiği tespitlerine yer verildiği, her ne kadar mahkemece karar gerekçesinde uyuşmazlık konusu 29. sınıftaki tüm mallar "Et, balık, kümes ve av hayvanlarının etleri ile her nevi işlenmiş et ürünleri. Kuru bakliyat. Hazır çorbalar, bulyonlar. Zeytin, zeytin ezmeleri.
Süt ve süt ürünleri (tereyağı dahil). Yenilebilir bitkisel yağlar. Kurutulmuş, konservelenmiş, dondurulmuş, pişirilmiş, tütsülenmiş, salamura edilmiş her türlü meyve ve sebzeler, salçalar. Kuru yemişler. Fındık ve fıstık ezmeleri, tahin. Yumurtalar, yumurta tozları.
Patates cipsleri." olarak tek tek ve doğru bir şekilde yazıldıktan sonra, bu malların 30. sınıf olarak belirtilmesinin ve karar yerinde daha sonraki tüm kısımlarda, taraf markalarının kapsamlarının 30. sınıf olarak anılmasının açık bir maddi hatadan ibaret olduğu, mahkemece gerçekte 29. sınıftaki "Et, balık, kümes ve av hayvanlarının etleri ile her nevi işlenmiş et ürünleri. Kuru bakliyat. Hazır çorbalar, bulyonlar. Zeytin, zeytin ezmeleri.
Süt ve süt ürünleri (tereyağı dahil). Yenilebilir bitkisel yağlar. Kurutulmuş, konservelenmiş, dondurulmuş, pişirilmiş, tütsülenmiş, salamura edilmiş her türlü meyve ve sebzeler, salçalar. Kuru yemişler. Fındık ve fıstık ezmeleri, tahin. Yumurtalar, yumurta tozları. Patates cipsleri." mallarına göre doğru bir şekilde değerlendirme yapıldığı, anlaşılmakla, davalılar vekillerinin istinaf başvurularının esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 17/11/2021
Başkan · ... Üye · ... Üye · ... Katip · ... · ....
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E. 2020/274, K. 2021/1412, 4 Kasım 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama