KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2020/391
- Karar No
- 2021/1480
- Karar tarihi
- 25 Kasım 2021
Karar Metni
555 kelime·3 dk okuma·14 bölüm
.... T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20.HUKUK DAİRESİ
....
TÜRK MİLLETİ ADINA
KARAR
....
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK
MAHKEMESİ
TARİHİ : 13/11/2019
NUMARASI .....
DAVANIN KONUSU
... Kararının İptali İle Hükümsüzlük
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 13/11/2019 tarih ve ...... sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, müvekkili şirket adına tescilli “...” ibaresi taşıyan 38 adet markanın bulunduğunu, “...” ibaresinin tanınmış marka olduğuna ... tarafından 31.07.2013 tarihinde karar verildiğini, davalı tarafın.... ... ..." ibareli başvurusunun müvekkilinin markaları ile iltibas oluşturacağını, müvekkilinin başvuruya itirazlarının ...... sayılı kararı ile kısmen reddedildiğini, oysa farklı mal ve hizmetlerde kullanılacak olsa bile aynı ibarelerin tescilinin tüketici tarafından karıştırılacağını, tanınmış markaların farklı mal ve hizmetler bakımından da korunacağını ileri sürerek, davalı ... ... kararının iptalini ve diğer davalı markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Diğer davalı savunmada bulunmamıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, davalı başvurusu ile davacı markaları arasında 6769 sayılı SMK’nın 6/1-b bendi anlamında karıştırılma tehlikesinin bulunmadığı, 6769 sayılı SMK’nın 6/4 ve 6/5 maddesinde yer alan koşulların oluşmadığı, davalının marka başvurusunun kötü niyetli olarak değerlendirilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, müvekkilinin..... tescil numaralı “...” ibareli markasının ... nezdinde tanınmış marka olarak kayıtlı olduğunu, davalının itiraza konu "... ..." marka başvurusunun, müvekkilinin “...” markaları ile ayırt edilmeyecek derecede benzer bulunduğunu, müvekkilinin markasının tanınmış olduğunun bilirkişi heyeti tarafından da kabul edildiğini, "haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerin" somut uyuşmazlıkta gerçekleştiğini, ayrıca itiraza konu marka kapsamında yer alan tüm malların,
müvekkilin markasının kapsamında yer alan mallar ile son derece benzer olduğunu ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE
Dava, ... kararının iptali ile hükümsüzlük istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı ve davacının itiraza mesnet markalarının hiçbirisinin, davalının marka tescil başvurusunun kapsamında kalan 25. sınıf mallarda tescilli olmadığı, dolayısıyla taraf markaları arasında 6769 sayılı SMK’nın 6/1-b bendi anlamında karıştırılma tehlikesinin bulunmadığı, 6769 sayılı SMK’nın 6/4. maddesinde yer alan koşulların da davacı yararına oluşmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 25/11/2021
.... Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E. 2020/391, K. 2021/1480, 25 Kasım 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama