KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20.HUKUK Dairesi
- Esas No
- 2020/857
- Karar No
- 2022/189
- Karar tarihi
- 17 Şubat 2022
Karar Metni
682 kelime·3 dk okuma·12 bölüm
...
TÜRK MİLLETİ ADINA
KARAR
...
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK
MAHKEMESİ
TARİHİ : 14/10/2019
NUMARASI ...
DAVANIN KONUSU
YİDK Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü
Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 14/10/2019 tarih ve 2018/208 E.- 2019/349 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili,müvekkili şirketin 1961 yılından bu yana faaliyet gösterdiği alanda birçok ürünün tanıtımı ve geliştirilmesini sağlayarak bir kalite sembolü olduğunu, müvekkilinin özellikle; bisküviler, krakerler, gofretler, pastalar, tartlar, kekler ve sair ürünlerin imali, ithali, ihracı ve ticareti alanında faaliyet gösterdiğini, müvekkili adına tescilli "..." asıl unsurlu markaların bulunduğunu, davalı Şirketin ise "..." ibareli marka başvurusunu yaptığını, müvekkilince bu başvuruya yapılan itirazın davalı Kurum tarafından reddedildiğini,
oysa müvekkiline ait "..." ibareli markalarla davalı başvurusunun hem esas unsur hem de kapsamlarının birebir aynı olmasından dolayı benzer olduklarını ve bu benzerliğin iltibasa yol açacağını, müvekkili markalarının tanınmış olduğunu, davalı Şirketin marka başvurusunun kötü niyetli bulunduğunu ve haksız rekabet teşkil ettiğini ileri sürerek 2018-M-24241 sayılı YİDK kararının iptaline, dava konusu markanın tescili halinde hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu,dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet markalar arasında iltibasa yol açacak düzeyde benzerlik bulunnadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Diğer davalı vekili, taraf markalarının benzer olmadığını, "..." ibaresinin ayırt ediciliğinin zayıf bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece davalının "..." ibareli marka başvurusu ile davacının "..." ibareli tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ,sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, taraf marka işaretleri benzemediğinden 6769 sayılı SMK 6/1 maddesindeki iltibası koşullarının oluşmadığı, davalı başvurusunun haksız rekabet oluşturacak şekilde ve kötü niyetli yapıldığının da kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili, dava konusu başvuru ile müvekkili markları arasında iltibas yaratacak şekilde benzerlik bulunduğunu, dava konusu "..." ibareli markanın müvekkilinin "..." asıl unsurlu markalarının serisi olarak algılanacağını, müvekkili markalarının tanımış olduğunu, davalı şirketin marka başvurusunun kötü niyetli bulunduğunu, mahkemece görüşüne başvurulan bilirkişilerin değerlen dirme ve tespitlerinin daha önce verilen emsal mahkeme kararlarına aykırı olduğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE
Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı tescilli bir marka ile başvuru konusu işaret arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları gözetilerek münferit unsurlardan ziyade bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin dikkate alınarak belirleneceği, buna göre "... " ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet "..." asıl unsurlu markalar arasında 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel,
işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin olmadığı, zira dava konusu başvuruda, davacı markasının asli unsurunu oluşturan "..." ibaresinin öne çıkartılmadığı, başvuruya yeterli ayırt ediciliğin sağlandığı, taraf marka işaretleri benzer olmadığından, davacının itirazına mesnet markalarının tanınmış olup olmadığının tartışılmasının sonuca etkili bulunmadığı, dava konusu marka başvurusunun kötü niyetli yapıldığının da ispat edilemediği anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 09/03/2022
...
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E. 2020/857, K. 2022/189, 17 Şubat 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama