KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Bam 20. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20.HUKUK Dairesi Davalı
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 24 Kasım 2023
- Esas no
- 2021/1536
- Karar no
- 2023/1494
- Başkan
- —
- Üye
- —
- Üye
- —
- Katip
- —
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
- Tarihi
- 30/06/2020
- Numarası
- 2019/271 E. - 2020/161 K.
- Davacı
- —
- Vekilleri
- —
- Vekili
- —
- Davanın konusu
- YİDK Marka Kararı İptali, Hükümsüzlük
Karar Metni
870 kelime·4 dk okuma·5 bölüm
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 30/06/2020 tarih ve 2019/271 E. - 2020/161 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, müvekkili şirketin 2009/56657, 2002/26483, 2016/95020, 2012/30986, 2016/47078, 2011/29889, 2012/02044 sayılı ve "...", "...", "...", "...", "...", "...", "..." ibareli tanınmış markaların sahibi olduğunu, davalı şirketin, bu markalar ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki "..." ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere davalı ...Kurumuna başvuruda bulunduğunu, 2018/68832 kod numarasını alan başvuruya yaptıkları itirazın Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulunun kararıyla nihai olarak reddedildiğini, “...” markasının tescil edilmesi halinde, müvekkilinin seri markalarından biri olarak algılanacağını,
müvekkilinin maddi ve manevi zarar göreceğini, “-...” ekinin, “...” anlamına geldiğini ve benzerlik incelemesinde dikkate alınmasının mümkün olmadığını, dava konusu markadaki “-...” ekinin ise markaya ayırt edicilik katmadığını, müvekkilinin markalarının 31. ve 35. sınıflarda tescilli olduğunu, dava konusu marka başvurusunun aynı sınıflar için yapıldığını, dava konusu markanın aynı zamanda müvekkilinin ticaret unvanı olduğunu, TTK ve SMK hükümleri tarafından korunması gerektiğini, başvurunun kötüniyetli olarak yapıldığını, haksız rekabete sebebiyet verdiğini ileri sürerek,
2019-M-3985 sayılı YİDK kararının iptaline, başvurunun tescili halinde tüm sınıflar yönünden hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ...Kurumu vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Diğer davalı şahıs, dava konusu marka başvurusunun merhum oğlunun talebi ve ısrarı ile bir marka vekili firma tarafından yapıldığını, başvuru onaylanmadan oğlunun vefat ettiğini, bunun üzerine marka vekilinden başvuruyu iptal edilmesini istediğini, marka vekilinin de başvurunun iptal edildiğini söylediğini savunmuş ve davayı kabul ettiğini beyan etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, başvuru kapsamında yer alan 31. sınıftaki mallardan “Evcil hayvanlar için alta serilen maddeler; kedi kumu.” malları haricinde 2016/95020 ve 2016/47078 sayılı davacı markalarının 31. sınıfta yer alan malları ile aynı olduğu; dava konusu marka kapsamında yer alan 35. sınıftaki hizmetlerinden “Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için ‘Her türlü malzemeden mamul alet sapları.
Çaylar, buzlu çaylar.
Evcil hayvanlar için alta serilen maddeler; kedi kumu.’ mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.” hizmetleri haricinde 2016/95020 ve 2016 47078 sayılı davacı markalarının 35. sınıfta yer alan hizmetleri ile aynı olduğu; bir bütün olarak bıraktıkları genel izlenim açısından değerlendirme yapıldığında görsel, işitsel, kavramsal olarak dava konusu marka ile davacı markalarının karıştırılmaya neden olacak derecede benzer olmadığı,
dosya içeriği itibari ile 6769 sayılı SMK’nın 6/5. maddesinde yer alan koşullar oluşmadığı gibi taraf markaları arasında 6769 sayılı SMK’nın 6/1. maddesi anlamında karıştırılma tehlikesi olmadığı ve dolayısıyla tanınmışlığın bu duruma bir etkisinin olmayacağı, davalının kötüniyetli olduğuna ilişkin somut veri bulunmadığı,
davalılardan ... davayı kabul ettiğini bildirmiş ise de bu kabulün sadece hükümsüzlük istemi ile açılan davada hüküm ifade edeceği, bunun içinde markanın tescil edilmiş olması gerektiği, markanın da tescil edilmediği gerekçesiyle, YİDK'nın 2019-M-3985 sayılı kararının iptali talebinin reddine, hükümsüzlüğü talep edilen 2018/68832 sayılı marka henüz tescil edilmemiş olduğundan hükümsüzlük talebi ile ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde davalı şahsın davanın açılmasına sebebiyet verdiğini, marka başvurusu olmasaydı dava açılmayacağını, markaların ve kapsamlarındaki emtianın benzer olduğunu, başvurunun kötüniyetli olarak yapıldığını ve tescilinin haksız rekabete sebebiyet vereceğini ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE
Dava, YİDK marka kararı iptali ile marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, başvuruda "..." harfi yerine kullanılan fidan figürü de dikkate alındığında başvurunun "..." olarak dahi okunma ihtimalinin bulunduğu, başvurunun biçim, renk ve düzenleme tarzı itibariyle davacının itiraza mesnet markalarından belirgin şekilde farklı olduğu,
başvuruyu gören tüketicilerin bunun davacının itiraza mesnet markalarından farklı bir marka olduğunu derhal ve ilk bakışça algılayabileceği, bu nedenle taraf markaları arasında SMK'nın 6/1. maddesi anlamında ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimalinin bulunduğu, davaya konu YİDK kararında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH: 16/12/2023
Başkan · ... Üye · ... Üye · ... Katip · ...
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E. 2021/1536, K. 2023/1494, 24 Kasım 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama