KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi Mahkemesi
- Karar tarihi
- 19 Ocak 2023
- Esas-Karar No
- 2021/1913 - 2023/32
- Esas no
- 2021/1913
- Karar no
- 2023/32
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK
- Tarihi
- 24/10/2017
- Numarası
- 2016/29 E. - 2017/315 K.
- Davacı
- —
- Vekilleri
- —
- Davalı
- —
- Vekili
- —
- Davanın konusu
- YİDK Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü
Karar Metni
674 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 24/10/2017 tarih ve 2016/29 E. - 2017/315 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, müvekkili şirketin "..." ibareli tanınmış markaların sahibi olduğunu, davalı Şirketin bu markalar ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki “..." ibareli başvurusuna yaptıkları itirazlarının dava konusu YİDK kararı ile nihai olarak reddedildiğini, oysa dava konusu başvuru ile müvekkilinin tanınmış “...” ibareli markalarının arasında ayırt edilemeyecek kadar benzerlik bulunduğunu, bu benzerliğin iltibasa neden olacağını, başvurunun müvekkilinin seri markalarından biri olarak algılanacağını,
dava konusu başvurunun tescili halinde davalı Şirketin müvekkili markalarının tanınmışlığından haksız yarar sağlayacağını, müvekkilinin markalarının itibarının ve ayıt edici karakterinin zedeleneceğini, dava konusu başvurunun kötü niyetli olduğunu ileri sürerek, YİDK'ın 2015-M-9656 sayılı kararının iptaline, tescili halinde markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı... vekili, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Diğer davalı davaya cevap vermemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece, dava konusu "...” ibareli başvuru ile davacının “...” markaları arasında, ilgili tüketici nezdinde, iltibasa neden olabilecek düzeyde bir benzerliğin mevcut olmadığı, 556 sayılı KHK'nın 8/4 maddesinin şartlarının da bulunmadığı, davalı başvurusunun kötü niyetli bir başvuru olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili, taraf markaları arasında 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi kapsamında iltibasa neden olacak derecede benzerlik olduğunu, "..." ibaresinin zayıf marka niteliğinde bulunmadığını, müvekkiline ait “...” ibareli markaların seri marka niteliği taşıyan ve kullanım sonucu ayırt edicilik kazanmış markalar olduğunu, 556 sayılı KHK'nın 8/4 maddesi uyarınca da başvurunun reddinin gerektiğini, bilirkişi raporunda iltibas koşullarının oluştuğu kabul edilen hizmetle ile iltibas bulunmadığı kabul edilen hizmetlerin ilişkili bulunduğunu, bu nedenle o hizmetler bakımından da iltibas koşullarının oluştuğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE
Dava, YİDK iptali ve marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, “..." ibareli dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet "..." asıl unsurlu markaları arasında 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi anlamında ortalama tüketiciler üzerinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimali dahil iltibasa yol açacak düzeyde benzerliğin olmadığı,
zira taraf markalarında ortak olarak yer alan "..." ibaresinin ayırt ediciliğinin zayıf bulunduğu ve başvuruya yeterli ayırt ediciliğin sağlandığı, marka işaretleri arasında benzerlik olmadığından 556 sayılı KHK'nın 8/4 maddesi koşullarının da somut olayda bulunmadığı, diğer taraftan Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 08.06.2016 gün ve 2014/11 E., 2016/778 K. sayılı kararında da belirtildiği gibi iltibas değerlendirmesi,
hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümleneceğinden, bu yönden ilk derece mahkemesince dosyada mevcut bilirkişi raporundaki tespitlere itibar edilmemesinde de bir isabetsizlik olmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 28/01/2023
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E. 2021/1913, K. 2023/32, 19 Ocak 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama