İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAKARAR

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi E.2021/1968 K.2024/167

Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 23/09/2021 Tarih ve 2020/353 Esas - 2021/304 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı ile davalı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçelerinin süresi…

Esas2021/1968Karar2024/167Tarih26 Ocak 2024Okuma9 dk · 1.836 kelime

KÜNYE

T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20.HUKUK Dairesi Mahkemesi

Karar tarihi
26 Ocak 2024
Esas-Karar No
2021/1968 - 2024/167
Esas no
2021/1968
Karar no
2024/167
İncelenen kararın mahkemesi
ANKARA 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK
Tarihi
23/09/2021
Numarası
2020/353 E. - 2021/304 K.
Davacı
—
Vekili
—
Davalı
—
Davanın konusu
Kullanmama nedeniyle marka iptali- Hükümsüzlük
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.836 kelime·9 dk okuma·5 bölüm

Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 23/09/2021 Tarih ve 2020/353 Esas - 2021/304 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı ile davalı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

Davacı vekili, müvekkilinin 2008/51343 tescil numarası ile 43. sınıfta tescilli ''...+şekil" markasının ve 32, 38 ve 43. sınıflarda tescilli 2013/45821 sayılı ''...'' markasının sahibi olduğunu, davalı tarafın 2013/61978 sayılı "... ..." markasının 43.sınıfta 18.08.2015 tarihinde tescil edildiğini, hükümsüzlüğü istenen markanın tescilinden çok önce müvekkili adına tescil edilen ... markalarının, aynı zamanda müvekkili tarafından ticaret alanında uzun yıllardır kullanıldığını,

müvekkili adına tescilli "..." markası ile davalı adına daha sonra tescil edilen "... ..." markası arasında benzerlik ve tescil edildiği sınıfların ve kapsadığı hizmetlerin aynı olması nedeniyle iltibas söz konusu olduğunu, zira "... ..." markasında yer alan kelimelerden "..." kelimesinin markaya hiçbir ayırt edicilik sağlamadığını, tescile dahil edilen ''... ...'' şeklinin davalının ''...'' markası ile çağrışım yapma niyetinde olduğunu, markaların karıştırılma ihtimalinin çok yüksek olduğunu, davalının davacının markalarının tanınmışlığından faydalanacağını,

öte yandan davalı tarafından ''... ...'' markası 43. Sınıfta davalı adına tescil edilmiş ise de tescil tarihinden itibaren beş yıl boyunca haklı bir sebep olmadan tescil edildiği 43. sınıf bakımından Türkiye’de ciddi biçimde kullanılmamış ya da kullanımına en az beş yıl ara verilmiş olduğunu, kullanmama sebebiyle davalı adına tescilli ''... ...'' markasının 43. sınıf yönünden sicilden terkinin gerektiğini ileri sürerek,

Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde davalı adına tescilli 2013/61978 tescil numaralı ve 18.08.2015 tescil tarihli "... ..." markasının 43.sınıftaki tüm hizmetler yönünden hükümsüzlüğüne/iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, orta seviyedeki tüketicinin bu iki markayı birbirleriyle karıştırmayacağının açık ve net olduğunu,"... ..." ibareli markada ayırt edici unsurun "..." ve "..." kelimelerinin yanı sıra "... ..." şekli olduğunu, dava nedeni olarak gösterilen "..." ibareli markalar ile "... ..." ibareli markanın tek ortak yönünün "..." ibaresi olduğunu, markaların içerdiği diğer ayırt edici unsurların hiçbir şekilde birbirlerine benzemediğini, davacı firmanın özel sektörde otelcilik faaliyetleri ile, Üniversitenin eğitim- öğretim alanında kamusal faaliyetlerle iştigal ettiğini, bu nedenle markaların iddia edildiği gibi bir karışıklığa yol açmasının beklenmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ

Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, dava konusu markanın tescilli olduğu “Yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri. Geçici konaklama hizmetleri. Gündüz bakımı (kreş) hizmetleri.

Hayvan bakım evleri hizmetleri.” hizmetlerinin davacıya ait redde mesnet markalarda aynı/aynı tür/benzer olarak yer aldığı, her ne kadar dava konusu markada yer alan kuş şekli kelime unsurlarına oranla daha büyük olsa da, kelime unsurlarının şekil unsuruna kıyasla daha baskın olduğu, dolayısıyla dava konusu markanın esas unsurunun bütüncül olarak “... ...” ibaresi olduğu, davacı markalarındaki esas unsurun da markalarda tek kelime unsuru olarak yer alan “...” ibaresi olduğu, davalı markasındaki ... ibaresinin ayırt edici olmadığı üniversitenin ismini çağrıştırdığı, asıl unsurun "..." ibaresi olduğu,

davacı markası "..." ibaresi ile ''kuş'' şeklinden, davalı markası da "..." esas unsuru ve ''kuş'' şeklinden oluştuğundan ortalama tüketici nezdinde muhakkak surette karıştırılma yada iltibas ve/veya iktibas oluşacağı, SMK m. 6/5’in uygulanması için gereken şartların oluşmadığı, davalının dava konusu markasını 18.08.2015 tescil tarihinden itibaren beş yıl boyunca tescil edildiği 43. hizmet sınıfı bakımından Türkiye’de ciddi biçimde kullandığına ilişkin herhangi bir delil sunmadığı,

kullanmama nedeni ile markanın iptaline ilişkin koşulların oluştuğu gerekçesiyle, davanın kabulüne, davaya konu markanın 43. sınıf mal ve hizmetler yönünden 6769 sayılı kanunun 6/1 md. gereğince hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, davaya konu 2013/61978 sayılı markanın 43. sınıf mal ve hizmetler yönünden kullanılmama nedeniyle iptaline karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili katılma yoluyla istinaf başvuru dilekçesinde, hukuki sebepleri ayrı iptal ve hükümsüzlük kararları bakımından iki ayrı vekalet ücreti hükmedilmesi gerekirken tek vekalet ücretine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek, müvekkili lehine iki ayrı vekalet ücretine hükmedilmesini istemiştir.

Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, markaların birbirleriyle karıştırılmasının mümkün olmadığını, davacı markaları ile Üniversite markasının tek ortak yönünün ... ibaresi olduğunu, markaların içerdiği diğer ayırt edici unsurların hiçbir şekilde benzemediğini, ayrıca davacı firmanın özel sektörde otelcilik faaliyetleri ile ilgilenmekte olup, Üniversitenin eğitim ve öğretim alanında kamu hizmeti verdiğini, bu nedenle bile markaların müşteri yanıltıcı bir karışıklığa yol açmasının mümkün olmadığını,

dava konusu Üniversite markasının tertip tarzının davacının markalarından çok farklı olmasının markanın kullanılacağı malların/hizmetlerin ortalama tüketici nezdinde iltibasını önleyeceğini, markalar arasında marka işaretleri bakımından karıştırılma ihtimaline yol açacak düzeyde bir benzerlik bulunmadığını ileri sürerek, yerel mahkeme kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

GEREKÇE

1-Dava, markanın (43.sınıf yönünden) hükümsüzlüğü ve kullanmama nedeniyle iptali istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.

Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, markanın kullanılmaması nedeniyle iptali istemi yönünden dava tarihi itibariyle somut olaya uygulanması gereken 6769 sayılı SMK'nın 9. maddesi uyarınca tescil tarihinden itibaren beş yıl içinde haklı bir sebep olmadan tescil edildiği mal veya hizmetler bakımından marka sahibi tarafından Türkiye’de ciddi biçimde kullanılmayan ya da kullanımına beş yıl kesintisiz ara verilen markanın iptaline karar verileceği,

kullanmama nedenine dayalı iptal davası açabilmek için herhangi bir hak düşürücü süre bulunmadığı, dava tarihinden geriye doğru tescil anına kadar beş yıllık sürenin dolmuş olmasının gerektiği, dava konusu 2013/61978 sayılı marka yönünden dava tarihi olan 23/11/2020 tarihi itibariyle, tescil tarihi olan 18/08/2015 tarihinden itibaren 5 yıllık sürenin dolduğu ve dolayısıyla süre yönünden iptal koşulunun oluştuğu, SMK'nın 9. maddesi uyarınca markasını kullanma külfeti altında bulunan davalının somut uyuşmazlık açısından kullanımını ispat etmesi gerektiği,

buna rağmen davalının dava konusu markayı tescilli bulunduğu ve uyuşmazlık konusu olan 43. sınıf kapsamında Türkiye'de ciddi bir şekilde kullandığını ispata yarar delil sunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair istinaf itirazlarının esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.

2- Ancak, davacı vekili eldeki davada aynı zamanda SMK'nın 6.maddesine dayalı olarak, davalı markasının 43.sınıf yönünden hükümsüzlüğüne karar verilmesini de talep etmiş, mahkemece dava konusu markanın kapsamında yer alan dava konusu hizmetlerin redde gerekçe markaların kapsamlarında aynı/aynı tür/benzer olarak yer aldığı, dava konusu marka ile redde gerekçe markalar arasında işitsel, görsel ve anlamsal olarak iltibas oluşturacak düzeyde benzerlik ve karıştırılma ihtimalinin bulunduğu gerekçesiyle, SMK'nın 6/1.maddesine istinaden davalının 2013/61978 sayılı "... ...+şekil" ibareli markasının 43.sınıf mal ve hizmetler yönünden hükümsüzlüğüne karar verilmiştir.

556 sayılı KHK'da markanın hükümsüzlüğü davasının hangi süre içinde açılacağı veya ileri sürülebileceği açıkça düzenlenmemişse de Yargıtay uygulamalarında genel olarak markanın hükümsüzlüğü davasında tescil tarihinden itibaren 5 yıllık hak düşürücü sürenin varlığı, 5 yıllık sürede kullanıma marka sahibince sessiz kalınmasından ve markaya yatırım yapılmasından sonra marka hakkına dayanarak hükümsüzlük davası açılmasının 4721 sayılı Kanun’un 2 nci maddesi uyarınca dürüstlük kuralına aykırı olduğu, tescilin kötü niyetli yapılması halinde açılacak hükümsüzlük davasının hak düşürücü süreye tabi olmadığı kabul edilmiştir. ( Bkz Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2022/2167 Esas, 2023/5984 Karar sayılı kararı)

Somut olayda dava tarihi itibariyle uygulanması gereken 6769 sayılı Kanun'un 25 inci maddesinin altıncı fıkrasında da, "Marka sahibi, sonraki tarihli bir markanın kullanıldığını bildiği veya bilmesi gerektiği hâlde bu duruma birbirini izleyen beş yıl boyunca sessiz kalmışsa, sonraki tarihli marka tescili kötü niyetli olmadıkça, markasını hükümsüzlük gerekçesi olarak ileri süremez." denilerek uzun süreli sessiz kalma suretiyle hak kaybı hususu yasal düzenleme haline getirilmiş, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 12/05/2022 tarih, 2020/8363 Esas,

2022/3805 Karar sayılı kararında "6769 sayılı SMK'nın 25. maddesinin 6. fıkrası kapsamında davada davalı markanın tescilinden itibaren 5 yıllık hak düşürücü sürenin geçmiş olduğu gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun esastan reddine" dair Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar verilmiştir.

Gerek 556 sayılı KHK, gerekse 6769 sayılı SMK'nın yürürlükte bulunduğu dönemde, Yargıtay 11.Hukuk Dairesi'nin hükümsüzlük davasında beş yıllık sürenin tescil tarihinden başlatılmasına yönelik uygulaması Dairemizce de benimsenmiştir.

Nitekim, 6102 sayılı TTK'nın 18/2.maddesindeki "Her tacirin, ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etmesi gerekir." hükmü ve SMK'nın 22.maddesi uyarınca marka tescilinin Bültende yayımlanması karşısında, tacir sıfatını haiz davacı yönünden beş yıllık sürenin markanın tescil tarihi itibariyle başladığının kabulü gerekir.

Buna göre, somut olayda dava konusu 2013/61978 sayılı marka yönünden dava tarihi olan 23/11/2020 tarihi itibariyle, tescil tarihi olan 18/08/2015 tarihinden itibaren 5 yıllık sürenin dolduğu, davalının marka tescilinin kötüniyetli olduğunun da iddia ve ispat edilmediği anlaşılmaktadır.

Hal böyle olunca, mahkemece 6769 sayılı SMK'nın 25/6.maddesine istinaden hükümsüzlük davasının reddine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı gerekçe ile yazılı şekilde karar verilmesi isabetli olmamıştır.

HMK'nın 353/1-b-2 maddesinde, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmişse "düzelterek yeniden esas hakkında" duruşma yapılmadan karar verilmesi gerektiği düzenlendiğinden, Dairemizce davalı vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda açıklanan nedenlerle kabulü ile HMK'nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;

1-Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair istinaf itirazlarının HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

2-Yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince kabulü ile Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 23/09/2021 Tarih ve 2020/353 Esas - 2021/304 Karar sayılı kararın KALDIRILMASINA,

3-Davanın KISMEN KABUL, KISMEN REDDİNE,

4-Dava konusu 2013/61978 sayılı markanın 43. sınıf mal ve hizmetler yönünden 6769 sayılı SMK'nın 9, 26/1 ve 192/1-a maddesi uyarınca KULLANILMAMA NEDENİYLE İPTALİNE,

5-Dava konusu 2013/61978 sayılı markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesi talebinin REDDİNE,

6-Davalı kurum harçtan muaf olduğundan bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,

7-Davacı kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre belirlenen 25.500,00-TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

8-Davalı kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre belirlenen 25.500,00-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

9-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan 2.250,00-TL bilirkişi ücreti, 79,00-TL tebligat masrafı ile istinaf aşamasında yapılan 33,00-TL tebligat gideri, 162,10-TL istinaf kanun yoluna başvuru harcından oluşan toplam 2.524,10-TL yargılama giderinin, davanın kabul ve ret oranı takdiren 1/2 kabul edilerek, bu orana tekabül eden 1.262,05-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,

10-Davacı tarafından yatırılan 54,40-TL başvuru harcı, 54,40-TL peşin harcın karar kesinleştiğinde ve talebi halinde davacıya iadesine,

11-Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan 42,00-TL posta masrafından oluşan yargılama giderinin, davanın kabul ve ret oranı takdiren 1/2 kabul edilerek, bu orana tekabül eden 21,00-TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, bakiyesinin davalı üzerinde bırakılmasına,

12-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen davacıya iadesine (HMK m.333),

13-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 59,30-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 368,30-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,

14-Davalı kurum istinaf karar ve ilam harcından muaf olduğundan bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,

15-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına dair,

Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 26/01/2024 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.

GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 26/01/2024

Başkan

Üye

Üye

Katip

Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E. 2021/1968, K. 2024/167, 26 Ocak 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Tarafların İddia Ve Savunmalarının Özeti
  4. İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti
  5. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
  6. Gerekçe
  7. Gerekçeli Kararın Yazıldığı Tarih : 26/01/2024
  8. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/1968
Karar No
2024/167
Tarih
26 Ocak 2024

İlgili Kararlar

  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi E.2021/1969 K.2024/168
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi E.2021/1970 K.2024/117
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi E.2021/1975 K.2024/129
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi E.2021/1978 K.2024/118
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi E.2021/1981 K.2024/128
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi E.2021/1985 K.2024/130

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.