KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Bam 20. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20.HUKUK Dairesi Vekili
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 16 Şubat 2024
- Esas no
- 2021/2072
- Karar no
- 2024/257
- Başkan
- ... ...
- Üye
- ... ...
- Üye
- ... ...
- Katip
- ... ...
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
- Tarihi
- 11/06/2019
- Numarası
- 2018/424 E. - 2019/269 K.
- Davacı
- —
- Davalı
- —
- Davanın konusu
- YİDK Marka Kararı İptali, Hükümsüzlük
Karar Metni
839 kelime·4 dk okuma·5 bölüm
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 11/06/2019 tarih ve 2018/424 E. - 2019/269 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, müvekkili şirketin 2006/54937, 2008/55222, 2008/41646, 2008/55225, 2008/55219, 2008/55228, 2008/55221, 2008/55226, 2008/55218, 2008/55229, 2008/55217, T/01504, 2013/96600, 2010/04815, 2010/04816, 2010/04814, 2015/84289, 2016/54134, 2016/54132, 99/023514, 2007/00804, 2007/00802, 2007/00803, 2015/13140 sayılı ve “..." ibareli tanınmış markaların sahibi olduğunu, davalı şirketin, bu marka ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki “...+şekil” ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere davalı ... başvuruda bulunduğunu, 2017/119306 kod numarasını alan başvurunun,
Resmi Marka Bülteninde ilanı üzerine müvekkili tarafından Markalar Dairesi Başkanlığına itirazda bulunulduğunu, ancak itirazın yerinde görülmeyerek reddedildiğini, bu kararın yeniden incelenmesi talebinin de nihai olarak YİDK tarafından reddedilmiş olduğunu, oysa davalının müvekkili şirketin markasının renklerini tercih ederek ve "..." harfini belirginleştirerek yaptığı marka başvurusunun iltibas tehlikesi yarattığını, markada "..." harfinin yanına eklenen kelimelerin bir anlamının bulunmadığını, SMK'nın 6/5 ve 6/9. maddesi uyarınca da tescil engeli bulunduğunu ileri sürerek,
YİDK’nın 2018-M-8110 sayılı kararının iptaline, tescili halinde davalı markasının hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Diğer davalı şirket vekili, müvekkilinin marka başvurusunun kendine özgü tasarımı olduğunu, markalar arasında hiçbir benzerlik bulunmadığını, "..." harfinin bir kişinin tekeline ya da tasarrufuna bırakılamayacağını, aynı sektörde faaliyet gösteren pek çok firma tarafından "..." harfinin kullanıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, başvuru kapsamındaki 25. sınıf malların itiraza dayanak markaların kapsamındaki mal ve hizmetlerle aynı/aynı tür/benzer oldukları, taraf markalarının görsel, işitsel ve anlamsal olarak benzer olmadığı, "..." harfinin davalı marka başvurusunu oluşturan "..." ibaresinde orta ses olarak yer aldığı, başvurudaki ilk ve son seslerin markayı farklılaştırdığı, başvuruda davacının markalarıyla aynı rengin seçilmesinin taraf markalarını tek başına benzer kılmaya yeterli bulunmadığı,
öte yandan davacının tek başına "..." ibaresinden oluşan markaları bulunmakla birlikte görsel olarak markaların farklı olduğu, ortalama tüketicilerin markaların farklı kaynaktan geldiğini rahatlıkla algılayabileceği, iltibas tehlikesinin bulunmadığı; dosya içeriği itibariyle SMK’nın 6/5. maddesinde yer alan koşullar oluşmadığı gibi taraf markaları arasında SMK’nın 6/1. maddesi anlamında karıştırılma tehlikesi bulunmadığı ve dolayısıyla tanınmışlığın bu duruma bir etkisinin olmayacağı, başvurunun kötüniyetle yapıldığının ispatlanamadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, müvekkilinin markasının tanınmış olduğunu, müvekkilinin "..." logosuyla tanındığını, başvurunun müvekkili markalarının serisi olarak algılanacağını, taraf markalarının karıştırılması ihtimalinin bulunduğunu, dava konusu başvurunun kötüniyetli olarak yapıldığını, benzer marka başvurularının hükümsüzlüğüne karar verildiğini ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE
Dava, YİDK marka kararı iptali ile marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, "..." ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet markalar arasında iltibasa yol açacak düzeyde benzerlik bulunmadığını, zira Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin yerleşik uygulamaları doğrultusunda harflerin kimsenin tekeline bırakılamayacağı ve esasen tek başına tescillerinin de mümkün olmadığı,
ancak tescil öncesi yoğun kullanım ve tanıtım sonucu ayırt edici hale getirilmiş ya da bir takım renk ve şekil unsurları ile birlikte tek başına harflerin tescilinin mümkün bulunduğu, bu halde de harf markalarının ayırt edici niteliklerinin düşük olacağı ve başkalarının da aynı harfi değişik renk ve şekil unsurları ile birlikte marka olarak tescil ettirebilecekleri, somut olayda da taraf markalarını oluşturan "..." harflerinin, düzenleme biçimlerinin, biçimlendirme, kaligrafi ve yönlendirme itibariyle tamamen farklı olduğu, dava konusu başvuruya yeterli ayırt ediciliğin sağlandığı,
somut olay açısından emsal olabilecek nitelikteki Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin tarih ve 2021/4459 E.- 2022/8042 K. sayılı ilamında da "...-ji" ibareli marka ile davacının itiraza mesnet markalarının benzer bulunmadığı, marka işaretleri arasında benzerlik olmadığından, davacı markalarının tanınmış olup olmadığının sonuca etkili görülmediği, başvurunun kötüniyetle yapıldığının da ispat edilemediği anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH: 02/03/2024
Başkan · ... Üye · ... Üye · ... Katip · ...
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E. 2021/2072, K. 2024/257, 16 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama