KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi Mahkemesi Davacı
- Karar tarihi
- 23 Şubat 2023
- Esas-Karar No
- 2021/329 - 2023/240
- Esas no
- 2021/329
- Karar no
- 2023/240
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 5. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK
- Tarihi
- 02/09/2020
- Numarası
- 2019/81 E. - 2020/131 K.
- Vekili
- —
- Davalı
- —
- Vekilleri
- —
- Davanın konusu
- YİDK Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü
Karar Metni
748 kelime·4 dk okuma·5 bölüm
Taraflar arasında görülen davada Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 02/09/2020 tarih ve 2019/81 E. - 2020/131 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, müvekkilinin "..." ibareli tanınmış markaların sahibi olduğunu, davalı gerçek kişinin, ... sayılı ve “...” ibareli marka başvurusuna, anılan markalarına dayalı olarak yaptıkları itirazlarının dava konusu YİDK kararı ile kısmen kabul edilerek başvuru kapsamından bir kısım malların çıkarıldığını, oysa taraf markaları arasında başvuru kapsamında bırakılan mallar yönünde de iltibas koşullarının bulunduğunu, dava konusu başvurunun müvekkilinin seri markalarından biri olarak algılanacağını, müvekkilinin markaları tanınmış olduğundan SMK'nın 6/5 maddesi koşullarının da oluştuğunu,
dava konusu başvurunun kötü niyetli bulunduğunu ileri sürerek YİDK'ın 2019-M-6078 sayılı kısmen red kararının iptaline, dava konusu başvurunun tescili halinde hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve etmiştir.
Davalı ... vekili, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Diğer davalı vekili, taraf markaları arasında benzerlik olmadığını, uyuşmazlık konusu 1. ve 13. sınıf malların uzmanlaşmış tüketiciye hitap ettiğini, “...” ibaresinin bir fotoğrafçılık terimi olduğunu, tek başına bir anlamının bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece, dava konusu başvuru ile emtia benzerliği şartının gerçekleştiği ... sayılı davacı markaları arasında işaretler bakımından SMK'nın 6/1 maddesi anlamında benzerlik bulunmadığı, markalarda ortak olarak yer alan "..." ibaresinin ayırt ediciliği düşük zayıf bir ibare olduğu, davacının itirazına mesnet markaları ile dava konusu başvuru benzer bulunmadığından, SMK'nın 6/4 ve 6/5 koşullarının da gerçekleşmediği, dava konusu başvurunun davacının "..." ibareli alan adı ile de benzer olmadığı, davacının kötü niyet iddiasının yerinde bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili, mahkeme kararının aksine başvuru konusu marka ile müvekkiline ait tüm ".../..." ibareli seri markalar arasında 6769 sayılı SMK’nın 6/1. maddesi anlamında benzerlik olduğunu, ortalama tüketici nezdinde dava konusu markanın müvekkilinin seri markalarından biri olarak algılanacağını, dava konusu marka kapsamında yer alan tüm mal ve hizmetler yönünden emtia benzerliği şartının gerçekleştiğini, müvekkilinin ".../..." ibareli seri markalarının yoğun kullanım sonucunda tüketici nezdinde ayırt edici nitelik kazandığını, tanınmış olduklarını, başvuru konusu başvurunun 6769 sayılı SMK'nın 6/5. maddesi gereğince de reddi gerektiğini,
dava konusu başvurunun kötü niyetli olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE
Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, "..." ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet ".../..." asıl unsurlu marka işaretleri arasında, 6769 sayılı SMK'nın 6/1. maddesi anlamında, ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin olmadığı, zira "..." ve "..." ibarelerinin, Türkçe'de "büyük, geniş" anlamlarına geldiğinden ayırt ediciliklerinin oldukça düşük bulunduğu,
her ne kadar tescilli olduğu sürece markanın korunması esas ise de, bu ibareyi içeren markaların koruma kapsamlarının dar değerlendirilmesinin gerektiği, anılan ibarenin ortak olarak yer aldığı markalarda yapılacak küçük değişikliklerin dahi iltibas tehlikesini ortadan kaldıracağı, buna göre dava konusu başvurunun, davacının itirazına mesnet markalarından yeterince farklılaştığı, taraf marka işaretleri benzer olmadığından, davacının itirazına mesnet markalarının tanınmış olup olmadığının tartışılmasının da sonuca etkili bulunmadığı gibi somut olay bakımından SMK'nın 6/6 maddesindeki koşullarının da oluşmadığı,
kötü niyet iddiasının yerinde bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 31/03/2023
Başkan
Üye Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E. 2021/329, K. 2023/240, 23 Şubat 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama