KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20.HUKUK Dairesi
- Esas No
- 2021/541
- Karar No
- 2022/685
- Karar tarihi
- 26 Mayıs 2022
Karar Metni
1.125 kelime·6 dk okuma·12 bölüm
..
TÜRK MİLLETİ ADINA
KARAR
....
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK
MAHKEMESİ
TARİHİ : 14/12/2020
NUMARASI : ...
DAVANIN KONUSU
YİDK Kararının İptali, Hükümsüzlük, Alan Adı İptali, Alan Adına Erişimin Engellenmesi
Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 14/12/2020 tarih ve 2019/284 E. - 2020/459 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, müvekkilinin "..." ibareli markaların yaratıcısı ve gerçek hak sahibi olduğunu, Türkiye'de de bu ibare üzerinde önceye dayalı kullanımdan kaynaklanan haklarının bulunduğunu, davalı gerçek kişinin 2018/59858 sayılı "..." ibareli marka başvurusuna müvekkilince 6769 sayılı SMK'nın 6/2, 6/3, haksız rekabet ve kötü niyet gerekçeleriyle itiraz edildiğini, YİDK tarafından itirazın reddine karar verildiğini, alınan kararın usul ve yasaya aykırı bulunduğunu, ayrıca karşı tarafın aynı ibareyi internet alan adında kullanmasının da dayanağının olmadığını ileri sürerek,
YİDK'nın 24.04.2019 tarihli ve 2019-M-3521 sayılı kararının iptaline, davalı şahsın 2018/59858 sayılı markasının hükümsüzlüğüne, davalının "www...web.tr" alan adının hükümsüzlüğüne ve "..." alan adına erişimin engellenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... Kurumu vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Diğer davalı ... vekili, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamından, davacıya ait mesnet markaların sonraki başvuru tarihli olduğundan iltibas değerlendirilmesine esas alınmadığı, bunun dışında davacının Türkiye'de davalı başvurusundan önce "..." ibareli markaya benzer, kendisinin yaptığı bir başvurusu ya da tescilli markası olmadığından, SMK 6/1 maddesindeki iltibas koşullarının oluşmadığı, davalı ...'in kendisinin (veya bu davada taraf olmayan eşinin) ticari vekil statüsünde davacı tarafla iş ilişkisinin olduğuna dayalı iddianın somut delillerle ispatlanmadığından, SMK'nın 6/2 maddesi koşulların da davalı açısından oluşmadığı,
davacı tarafın "..." ibaresi üzerinde, davalı başvurusundan daha önce Türkiye sınırlarında ve yaygın olarak önceye dayalı kullanım ve gerçek hak sahipliği iddiasının somut delillerle kanıtlanmadığı, davacı tarafın başvuru ibaresi olan "..." ibaresi üzerinde davalı başvurusundan daha önce Türkiye sınırlarında veya yurt dışında bu ibareyi markasal olarak kullanıp tanınmışlık sağladığının somut delillerle kanıtlanmadığından, davalı açısından da SMK 6/4-5 maddesi koşullarının oluşmadığı,
davalı tarafın "..." ibareli marka başvurusunda bulunarak kötüniyetli hareket ettiğinin somut delillerle kanıtlanmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, müvekkilinin “...” markasının tek ve gerçek hak sahibi olduğunu, davalının dava konusu marka ve alan adlarını tamamen kötü niyetli şekilde tescil ettirdiğini, SMK md. 6/2, 6/3, 6/4, 6/6, 6/9, 7 vs. hükümleri uyarınca dava konusu YİDK kararının iptali ile davalının 2018/59858 sayılı "..." markasının hükümsüzlüğünün, "www...web.tr" alan adının iptali ve "..." alan adının erişime engellenmesi ve sair tüm taleplerinin kabulünün gerektiğini ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE
Davacı vekilince sunulan dava dilekçesinde, 2018/59858 sayılı markaya ilişkin 2019-M-3521 sayılı YİDK kararının iptali, 2018/59858 sayılı markanın hükümsüzlüğü, "www...web.tr" alan adının iptali, "..." alan adına erişimin engellenmesi olmak üzere, toplam dört istemde bulunulmuş, mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Davacı vekilince sunulan 19.04.2022 tarihli dilekçe ile davalının "www...web.tr" alan adının iptali talebini kabul ettiği, dolayısıyla bu talep yönünden davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği, YİDK kararının iptali talepleri yönünden ise kendilerinin davalarından feragat ettikleri, 2018/59858 sayılı markanın hükümsüzlüğü ve "..." alan adına erişimin engellenmesi talepleri yönünden de tarafların sulh oldukları, dolayısıyla bu iki talep yönünden bir karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği, bu talepleri uygun görülmezse, 2018/59858 sayılı markanın hükümsüzlüğü ve "..." alan adına erişimin engellenmesi talepleri yönünden, HMK'nın 123. maddesi uyarınca davalarını geri aldıkları, davalı gerçek kişiden masraf ve vekalet ücreti taleplerinin de olmadığı bildirilmiştir.
Davacı vekilince dosyaya sunulan Beşiktaş 19. Noterliğinin 16.02.2021 tarih ve 03900 yevmiye numaralı vekaletnamede, davadan ve temyizden feragat, sulh ve ibra yetkilerinin bulunduğu görülmüştür.
Buna karşılık davalı asıl tarafından sunulan 19.04.2022 tarihli dilekçe ile "www...web.tr" alan adının iptali davasını kabul ettiği (HMK 308.m.), 2018/59858 sayılı markanın hükümsüzlüğü ve "..." alan adına erişimin engellenmesi talepleri yönünden tarafların sulh oldukları, dolayısıyla bu iki talep yönünden bir karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği, bu talepleri uygun görülmezse, davacının 2018/59858 sayılı markanın hükümsüzlüğü ve "..." alan adına erişimin engellenmesi talepleri yönünden, HMK'nın 123. maddesi uyarınca davalarını geri almasına muvafakat ettiği, davacıdan masraf ve vekalet ücreti taleplerinin de olmadığı bildirilmiştir.
Her ne kadar davacı ile davalı gerçek kişi tarafından, 2018/59858 sayılı markanın hükümsüzlüğü ve "..." alan adına erişimin engellenmesi talepleri yönünden sulh oldukları bildirilmişse de, bu konuda bir sulh sözleşmesi sunulmadığından, Dairemizce anılan tarafların sulh sözleşmesi konusundaki talepleri kabul edilmemiştir.
Ancak HMK'nın 123. maddesi uyarınca "Davacı, hüküm kesinleşinceye kadar, ancak davalının açık rızası ile davasını geri alabilir. Bu takdirde davanın açılmamış sayılmasına karar verilir."
Somut uyuşmazlıkta da davacı tarafça YİDK kararının iptali talepleri yönünden davadan feragat edilmiş, davalı asıl tarafından da "www...web.tr" alan adının iptali davası kabul edilmiştir. 2018/59858 sayılı markanın hükümsüzlüğü ve "..." alan adına erişimin engellenmesi talepleri yönünden ise davacı tarafça HMK'nın 123. maddesi uyarınca dava geri alınmış, davalı asıl tarafından da anılan hüküm uyarınca davanın geri alınmasına muvafakat edilmiştir.
Bu durum karşısında HMK.'nın 353/1-b-2. maddesine göre, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmişse "düzelterek yeniden esas hakkında" duruşma yapılmadan karar verilmesi gerektiği düzenlendiğinden, Dairemizce davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 26/05/2022
...
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E. 2021/541, K. 2022/685, 26 Mayıs 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama