KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Bam 20. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 24 Ocak 2025
- Esas no
- 2022/1406
- Karar no
- 2025/112
- Başkan
- ... ...
- Üye
- ... ...
- Üye
- ... ...
- Katip
- ... ...
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
- Tarihi
- 09/12/2021
- Numarası
- 2019/357 E. - 2021/406 K.
- Davacı
- —
- Vekili
- —
- Davalı
- —
- Davanın konusu
- Marka İle İlgili Kurum Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü
Karar Metni
856 kelime·4 dk okuma·5 bölüm
Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 09/12/2021 tarih ve 2019/357 E. - 2021/406 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, müvekkilinin dondurma sektöründe tanınmış ... markalarının sahibi olduğunu, söz konusu markanın T/00085 sayısı ile de tanınmış markalar sicilinde kayıtlı olduğunu, davalı yanın 2018/86988 sayılı başvurusuna yönelik itirazlarının Kurum tarafından reddedildiğini, davalının markasında yer alan tüm unsurların müvekkilinin markalarında da yer aldığını, Kurumun müvekkilinin markalarının tanınmışlığı ile ilgili vardığı kanaatin son derece hatalı, usul ve yasaya açıkça aykırı olduğunu, dava konusu markayı gören tüketicinin, anılan markayı da müvekkilinin markalarından biri olarak algılayacağını,
dava konusu markada da hakim unsurun “...” ibaresi olduğunu ileri sürerek 2019-M-4739 sayılı YİDK karar iptali ve 2018/86988 sayılı markanın tescili halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı şirket vekili, markalara bakıldığında markaların aynı yahut aşırı derecede benzer olduğunu söylemenin olanaksız olduğunu, gerek markaların logosu, gerek müvekkili firma markasındaki ''sosyal medya'' ibaresinin, bu markalar arasındaki karıştırılma ihtimalini ortadan kaldırdığını, müvekkilinin markası ile davacı markanın faaliyet alanları ile nice sınıflarının farklı olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı ... vekili, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı yanın tescilli markaları arasında uyuşmazlık konusu 42. Sınıf hizmetleri içeren herhangi bir tescili bulunmadığı gibi bu hizmet sınıfı ile ilişkilendirilebilecek nitelikteki de hiçbir sınıfta tescili bulunmadığı, karıştırılma ihtimalinin ilk koşulunun ve doğal olarak karıştırılma ihtimalinin somut olayda meydana gelmediği,
davacı şirkete ait, dondurma sektöründe tanınmış olduğu bilirkişi incelemesi sonucu kabul edilen “...” ibareli markalar ile davalı şirket tarafından tescil başvurusuna konu "... sosyal medya+ şekil" ibareli marka arasında, taraf markalarının tescil kapsamında bulunan malların birbirinden çok farklı olması nedeniyle 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesinin 1. fıkrası anlamında bir iltibas tehlikesi bulunmadığı,
davalı şirkete ait başvuru konusu markanın kullanılacağı mallar ile davacı markasının kapsamındaki "dondurma" emtiasının birbirlerinden tamamen farklı nitelikteki mallar olmaları ve çok farklı ihtiyaçları karşılamaları nedeniyle aralarında herhangi bir bağlantı kurulmasının söz konusu olamayacağı, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesinin 5. fıkrasında tescil engeli olarak düzenlenmiş bulunan koşulların somut olayda gerçekleşmediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, dosya kapsamında müvekkilinin tescilli tanınmış markası bakımından sahip olduğu koruma nazarı dikkate alınmadan karar verildiğini, müvekkiline ait tanınmış markanın gıda, özellikle dondurma sektöründe korumadan faydalanacağının kabulünün mümkün olmadığını, müvekkili firmanın T/00085 kod numaralı “...” ibareli tanınmış markanın sahibi olduğunu, müvekkilinin ülkemizde tanınmış marka sahibi olmasına rağmen tanınmış marka korumasından yararlanamayacağına ilişkin işbu kararın taraıfmızca kabulü ve anlaşılmasının mümkün olmadığını,
başvuruya konu edilen “... sosyal medya” ibareli markanın tescil edilmesi halinde müvekkili firmaya zarar vereceğini, hal böyle iken, sayın bilirkişilerce müvekkili firmanın tanınmış markası bakımından aksi yöndeki kanaatler ile tanzim edilmiş olan raporun hükme esas alınamayacağını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE
Dava, YİDK kararının iptali, marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davacı yanın tescilli markaları arasında uyuşmazlık konusu hizmetleri içeren herhangi bir markası bulunmadığı gibi bu markalar kapsamındaki malların dava konusu 42. Sınıf hizmetler ile bir ilişkisinin de olmadığı, taraf markalarının tescil kapsamında bulunan malların birbirinden çok farklı olması nedeniyle markalar arasında 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 6. maddesinin 1. fıkrası anlamında bir iltibas tehlikesi bulunmadığı,
davalı şirkete ait markanın kapsamındaki malların hitap ettiği ortalama tüketicilerin davalı şirketin mallarını satın aldığı veya kullandığı sırada bu malları davacının dondurma ürünüyle ve davacı şirketle ilişkilendirmesinin mümkün bulunmadığı, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 6. maddesinin 5. fıkrasında tescil engeli olarak düzenlenmiş bulunan haksız bir yararın sağlanması, markanın itibarına zarar verilmesi veya tescil için başvurusu yapılmış markanın ayırt edici karakterinin zedelenmesi gibi koşulların somut olayda gerçekleşmediği anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 24/01/2025
Başkan · ... Üye · ... Üye · ... Katip · ...
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E. 2022/1406, K. 2025/112, 24 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama