KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20.HUKUK Dairesi Davacı Davalılar
- Karar tarihi
- 11 Ekim 2024
- Esas-Karar No
- 2022/1421 - 2024/1603
- Esas no
- 2022/1421
- Karar no
- 2024/1603
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
- Tarihi
- 25/06/2021
- Numarası
- 2017/246 E. - 2021/254 K.
- Vekilleri
- —
- Davanın konusu
- Faydalı Model ve Tasarımdan Kaynaklanan Haklara Tecavüzün Tespiti, Tecavüzün Durdurulması, İmha, Patent Hükümsüzlüğü, Maddi ve Manevi Tazminat
Karar Metni
1.718 kelime·9 dk okuma·5 bölüm
Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 25/06/2021 tarih ve 2017/246 Esas - 2021/254 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, müvekkilinin "..." buluşuyla ilgili TR 2007 05213 Y sayılı faydalı model ve 2007 03949 sayılı tasarım tescilinin bulunduğunu, müvekkilinin piyasaya "..." adı altında sürdüğü ürünün davalı tarafından "..." adı ile satışının yapıldığının tespit edildiğini, davalının ürününün müvekkilinin tasarımının aynısı olduğu ve faydalı modelinden kaynaklı haklarını da ihlal ettiğini, davalının müvekkiliyle lisans veya kullanım hakkı içeren bir sözleşme yapmadığını, davalıya gönderilen ihtarnameye rağmen, müvekkili haklarına tecavüz oluşturan eylemlerin devam ettiğini,
ihtarnameye verilen cevapta davalı taraf adına tescilli 2014 03523 sayılı patente dayanmış ise de, bu patentin müvekkilinin faydalı model ve tasarımı karşısında yenilik kriterini haiz olmadığını, dava konusu eylemler nedeniyle müvekkilinin maddi ve manevi zarara uğradığını ileri sürerek, davalı ürünlerinin müvekkilinin faydalı model belgesi ve tasarım tescil belgesi kapsamında korunan haklarına tecavüz ettiğinin tespitine, anılan tecavüzün durdurulmasına, SMK'nın 149/1-d maddesi uyarınca el konulan cihaz ve makineler üzerinde müvekkiline mülkiyet hakkı tanınmasına,
tecavüzün önlenmesi için kaçınılmaz olması halinde el konulan ürünlerine imhasına, hükmün ilanına, belirsiz alacak davası olarak şimdilik 1.000 TL maddi tazminatın ve 10.000 TL manevi tazminatın tahsiline, davalı taraf patentinin hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiş, 19.01.2021 havale tarihli dilekçesi ile maddi tazminat talebini 29.397,58 TL olarak belirlemiştir.
Davalılar vekili, müvekkillerinden ...'in 2014/03523 sayılı incelemesiz patentinin bulunduğunu, bu patent kapsamındaki ürünün davacı ürünlerinden farklı olduklarını, davacı tarafça çekilen ihtarnamenin ekinde ihlale ilişkin herhangi bir belge sunulmadığını, dava dilekçesi ekindeki faturanın müvekkiline ait ürün faturası olmadığını, müvekkili ... yönünden husumet itirazında bulunduklarını savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, davalı taraça üretilen ürünün davalı ... ... adına tescilli incelemesiz patentin koruma kapsamında kalmadığı, davacının patent hakkına tecavüz niteliğinde olduğu, davalıya ait TR 2014 03523B sayılı incelemesiz patentin buluş basamağının da bulunmadığı, hükümsüzlük koşullarının oluştuğu; davacı yanın yoksun kalınan kazanç talebini 151/2-b kapsamında talep ettiği, bu yönde bilirkişi incelemesi yapıldığı, tazminat hesabının davalı ... ...'un işe başladığı 15.10.2010 ile huzurdaki davanın açıldığı 25.07.2017 tarih aralığı dikkate alınarak yapıldığı,
davalının söz konusu tarih aralığında toplam 662.734,91 TL tutarında satış yaptığı, davaya konu ürünlerin maliyetinin (662.734,91/1,285-) 515.747,01 TL olduğu, dolayısıyla (662.734,91-515.747,015) 146.987,90 TL tutarında kâr elde etmiş olabileceği, gelirin oluşumunda rol oynayan faydalı model dışı bir dizi faktörler bulunduğu, bunlardan hangisinin ne oranda satışı etkilediğinin net olarak tespitinin mümkün olmadığı, ancak bu etkinin genel olarak emsal davalarda %10-20 olarak dikkate alındığı,
faydalı modelin en uzun süre hayatını sürdürdüğü ve faydalı model konusunda bir hayli fazla ihlal davası bulunduğu düşünüldüğünde ve emsal dosyalarda kullanılan oranlar da dikkate alındığında faydalı modelin bu tutara etkisinin üst sınır olan % 20 olarak alınmasının isabetli olacağı, davacının davalıdan talep edebileceği maddi tazminatın (146.987,900 X %20) 29.397,58 TL tutarında olabileceği, manevi tazminat talebinin de yerinde olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile,
davalı adına tescilli 2014/03523 sayılı incelemesiz patent belgesinin hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, davalının ürettiği anjio-kasık kapama pedi ürününün davacının patent hakkına tecavüz niteliğinde olduğunun tespitine, tecavüzün men ve ref'ine, el konulan cihaz ve makinelerin değiştirilmek suretiyle patent hakkına tecavüzün engellenmesi mümkün ise ürünlerin değiştirilmesine aksi takdirde imhasına, kararın Türkiye çapında yayınlanan tirajı yüksek gazeteler vasıtasıyla masrafı davalıya ait olmak üzere ilanına, 29.397,58 TL maddi tazminat ile 5.000 TL manevi tazminatın davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine,
manevi tazminat yönünden fazlaya dair talebin reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalılar vekili, müvekkili ... ... yönünden davanın husumet yokluğundan reddinin gerektiğini, 5.000,00-TL manevi tazminat için 5.900 TL vekalet ücretine hükmedildiğini, tarafların ürünlerinin tasarımlarının birbirinden farklı olduğunu, her iki ürünün ana buluş etrafında şekillenmiş buluşlar olduklarını, amaçlarının aynı, şekil, boyut ve kalitesinin farklı olduğunu, müvekkilinin üründe kendi ürettiği ve dayanıklılığı artıran poliüretan adlı maddeyi kullandığını, davacının müvekkilinin patent başvurusuna itiraz etmediğini, davacının faydalı model belgesinin zamanaşımına uğradığını,
koruma süresinin bitmesine 2 gün kala kötüniyetli olarak açıldığını, Yargıtay içtihatlarına göre ürünler arası farklılık varsa hükümsüzlüğe karar verilemeyeceğini, rapora itirazlarının değerlendirilmediğini, denetime elverişsiz rapora dayalı olarak hüküm kurulduğunu, ana istemlerin aynı amaca hizmet etse de birbirinin aynısı olmadığını, raporda müvekkili ürünün davacının tasarımının koruması kapsamında olmadığının belirtildiğini, ürünün maliyetini 515.747,01 TL olarak esas alan verilerin dolayısıyla 146.987,90 TL olarak belirlenen kârın hatalı olduğunu, gelirin oluşumunda rol oynayan faydalı model dışı faktörlerin dikkate alınmadığını,
faydalı modelin kâr miktarına etkisi emsal kararlarda % 10-20 arasında değiştiği belirtilmişken somut olayda üst sınır % 20 üzerinden hesaplama yapıldığını ileri sürerek, yerel mahkeme kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE
1-Dava, faydalı model ve tasarımdan kaynaklanan haklara tecavüzün tespiti, tecavüzün durdurulması, imha, patent hükümsüzlüğü, maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, dava konusu incelemesi patentin davalılardan ... ... adına tescilli olduğu, dava konusu ürünün ile davalılardan ... ... tarafından üretilip piyasaya sürüldüğü, davalıların dava konusu eylemleri birlikte gerçekleştirdikleri, dosya kapsamında bir kök ve davalıların itirazlarının karşılanması amacıyla da üç ek bilirkişi raporunun alındığı,
denetime ve hüküm kurmaya elverişli bu raporlara göre, davalı tarafça üretilen ürünlerin incelemesiz patentin koruma kapsamında olmadığı, aksine davacı adına tescilli faydalı model belgesi belgesinin koruma kapsamında kaldığı, davacı tasarımına bir tecavüzün ise söz konusu olmadığı, bunun yanında davalı ... adına tescilli incelemesiz patentin davacı delili faydalı model belgesi karşısında buluş basamağı kriterine sahip olmaması nedeniyle patentlenebilirlik kriterlerine de sahip olmadığı, bu nedenle hükümsüzlüğü koşullarının oluştuğu, dava tarihi itibariyle davacının faydalı model belgesinin koruma süresinin de dolmadığı,
öte yandan, SMK'nın 151/3. maddesi uyarınca yoksun kalınan kazancın hesaplanmasında, özellikle sınai mülkiyet hakkının ekonomik önemi veya tecavüz sırasında sınai mülkiyet hakkına ilişkin lisansların sayısı, süresi ve çeşidi, ihlalin nitelik ve boyutu gibi etkenler göz önünde tutulacağı, bu kapsamda bilirkişilerce yapılan maddi tazminat hesabında bir isabetsizlik bulunmadığı, takdir edilen manevi tazminat tutarının da somut olayın özelliklerine ve hakkaniyete uygun olduğu anlaşılmakla, davalılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair istinaf itirazlarının esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
2-Ancak, davalı tarafça, ilk derece mahkemesi kararı, manevi tazminat yönünden hükmedilen vekalet ücreti yönünden istinaf edilmiştir. İlk derece mahkemesince davacı lehine 5.000 TL manevi tazminat takdir edilmiş, kabul edilen ve reddedilen tazminat miktarı üzerinden de taraflar yararına ayrı ayrı 5.900 TL vekalet ücretine hükmedilmiştir.
Oysa, karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT'nin 13. maddesinin ilk fıkrasında "Bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde gösterilen hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücreti, davanın görüldüğü mahkeme için bu Tarifenin ikinci kısmında belirtilen maktu ücretlerin altında kalmamak kaydıyla (7 nci maddenin ikinci fıkrası, 10 uncu maddenin üçüncü fıkrası ile 12 nci maddenin birinci fıkrası, 16 ncı maddenin ikinci fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla) bu Tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir." hükmü, ikinci fıkrasında ise "Ancak,
hükmedilen ücret kabul veya reddedilen miktarı geçemez." hükmü bulunmaktadır. Somut uyuşmazlıkta ise, söz konusu düzenleme doğrultusunda taraflar lehine 5.000'er TL vekalet ücreti takdiri gerekirken, yazılı şekilde maktu miktardan 5.900'er TL vekalet ücretine karar verilmesi doğru olmamıştır.
HMK'nın 353/1-b-2. maddesinde, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmişse "düzelterek yeniden esas hakkında" duruşma yapılmadan karar verilmesi gerektiği düzenlendiğinden, Dairemizce, davalılar vekilinin vekalet ücretine ilişkin istinaf itirazlarının kabulü ile HMK'nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 11/11/2024
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E. 2022/1421, K. 2024/1603, 11 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama