KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Bam 20. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20.HUKUK Dairesi Mahkemesi Vekili Davalı
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 25 Ekim 2024
- Esas no
- 2022/1468
- Karar no
- 2024/1703
- Başkan
- ... ...
- Üye
- ... ...
- Üye
- ... ...
- Katip
- ... ...
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK
- Tarihi
- 16/05/2022
- Numarası
- 2021/121 E. - 2022/132 K.
- Davacı
- —
- Davanın konusu
- YİDK Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü
Karar Metni
796 kelime·4 dk okuma·5 bölüm
Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 16/05/2022 tarih ve 2021/121 E. - 2022/132 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, müvekkilinin 1990 yılında faaliyete başladığını, müvekkili adına tecilli "..." ibareli tanınmış markaların olduğunu, davalı Şirketin ise 2020/09366 sayılı "... ..." ibareli marka başvurusunu yaptığını, müvekkilince bu başvuruya yapılan itirazın davalı Kurum tarafından reddedildiğini, oysa dava konusu başvuru ile müvekkili markalarının çok benzer olduğunu, davaya konu başvurunun tescil edilmesi halinde markalar arasında karıştırılma ihtimalinin doğacağını, davaya konu başvurunun asli unsurunun "..." ibaresi olduğu,
başvurudaki diğer ibarelerin ayırt ediciliğinin bulunmadığını, markaların görsel, kavramsal ve bütünsel anlamda birbirine karıştırılacak derecede benzer olduğunu, müvekkiline ait tescilli markaların kapsamlarında olan hizmetlerin itiraza konu olan markanın kapsamındaki mal ve hizmetlerle benzer bulunduğunu, davalı tarafın başvurusunun kötü niyetli olduğunu, aynı zamanda başvurunun haksız rekabete yol açacağını ileri sürerek, YİDK'in 2021-M-2353 sayılı kararının iptaline, dava konusu markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, dava konusu başvuru kapsamında yer alan hizmetlerin, davacına itirazına mesnet markaların kapsamlarındaki mal ve hizmetlerle benzer olmadığını, dolayısıyla markalar arasında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı Şirket vekili, müvekkilinin "... ..." ibareli markasının 09.02.2009 tarihinden itibaren tescilli olduğunu, bu markanın yenileme süresinin kaçırıldığını, bu nedenle dava konusu başvurunun yapıldığını, davacının kötü niyetli olarak müvekkili başvurusuna itiraz ettiğini, iki firmanın yıllardır ticari hayatta var olduğunu, markalar arasında iltibastan söz edebilmesi için tescil kapsamında yer alan emtianın benzer olması gerektiğini, müvekkili başvurusunun davacı markasından tamamen farklı olduğunu, davacının kötü niyete ilişkin iddialarının mesnetsiz bulunduğunu savunarak, davanın reddini istetmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece, davalının "şekil+... ..." ibareli marka başvurusu ile davacıya ait "..." ibareli tescilli markalar arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ve sesçil olarak benzerlik oluşsa da mal/hizmet benzerliği oluşmadığından SMK'nın 6/1 maddesi koşullarının somut olayda bulunmadığı,
davacıya ait "..." markasının taşımacılık alanında tanınmışlığı kabul edilse de bu alanla aynı, benzer veya ilişkilendirilebilir mahiyette olmayan mal/hizmetlerde davalı başvurusunun yapılmasında, davacının tanınmış markasından haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hususlarının kanıtlanmadığı, SMK'nın 6/5 maddesi koşullarının oluşmadığı, SMK'nın 6/6 maddesi anlamında bir tescil engelinin olmadığı, başvurunun kötü niyetli yapıldığı iddiasının kanıtlanmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili, müvekkili markaları ile dava konusu başvuru arasında karıştırılmaya yol açacak derecede benzerlik bulunduğunu, dava konusu başvurunun tescili halinde müvekkili markalarının serisi olarak algılanacağını, müvekkilinin telif hakkının bulunduğu ve eser niteliği taşıyan markalarının aynısının davalı tarafından kullanılması nedeniyle müvekkili marka hakkına tecavüzün gerçekleştiğini, marka hakkına tecavüzün gerçekleşmesi için bağlantı kurma ihtimali olmasının yeterli bulunduğunu, öte yandan marka kapsamları arasında da benzerlik olduğunu,
kabul anlamına gelmemekle birlikte bir an için tarafların markalarının tescil edildiği sınıflar ve verilen hizmet ve ürünlerin benzer olmadığı kabul edilse dahi müvekkili markalarının tanınmış olması nedeniyle başvurunun reddinin gerektiğini, dava konusu başvurunun kötü niyetli olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
GEREKÇE
Dava, marka ile ilgili kurum kararlarının iptali istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, her ne kadar dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet "..." ibareli markalar arasında marka işaretleri yönünden benzerlik mevcut ise de dosyada mevcut bilirkişi raporunda da açıklandığı üzere taraf markalarının kapsamlarındaki mal ve hizmetler arasında benzerlik olmadığı, emtia benzerliğine ilişkin koşul gerçekleşmediğinden SMK'nın 6/1 maddesi koşullarının somut olayda bulunmadığı, yine SMK'nın 6/5 maddesi koşullarının da somut olayda oluşmadığı,
başvurunun kötü niyetli yapıldığının ispat edilemediği anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 25/10/2024
Başkan · ... Üye · ... Üye · ... Katip · ...
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E. 2022/1468, K. 2024/1703, 25 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama