KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi Mahkemesi
- Karar tarihi
- 25 Ekim 2024
- Esas-Karar No
- 2022/1530 - 2024/1690
- Esas no
- 2022/1530
- Karar no
- 2024/1690
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK
- Tarihi
- 25/11/2021
- Numarası
- 2021/66 E. - 2021/365 K.
- Davacı
- —
- Vekili
- —
- Davalı
- —
- Davanın konusu
- YİDK Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü
Karar Metni
754 kelime·4 dk okuma·5 bölüm
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesİnce verilen 25/11/2021 tarih ve 2021/66 Esas - 2021/365 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, müvekkilinin "..." ibareli tanınmış markaların sahibi olduğunu, davalı Şirketin "...+şekil" ibareli başvurusuna yaptıkları itirazlarının dava konusu YİDK kararı ile nihai olarak reddedildiğini, oysa dava konusu başvurunun müvekkilinin markalarının birebir aynısı olduğunu, markalar arasında iltibas bulunduğu gibi müvekkilinin markları tanınmış olduğundan, SM'Knın 6/5 maddesindeki koşulların da gerçekleştiğini, dava konusu başvurunun tescilinin müvekkilinin markalarının ayırt ediciliğini zedeleyeceğini ve tanınmışlığından haksız yarar sağlayacağını, dava konusu başvurunun haksız rekabet oluşturduğunu ileri sürerek, 2020-M-10919 sayılı YİDK kararının iptali ve dava konusu başvurunun tescili halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı vekili, müvekkilinin tarımsal alanda faaliyet gösteren bir firma olduğunu, tarafların faaliyet alanlarının bulunduğunu, davacının “tarım” sektörü ile bir ilişkisinin olmadığını, müvekkilinin “...” markasını bir gübre ismi olarak kullandığını, davacının markasının ise kredi/banka kartı üzerinde kullanıldığını, bu haliyle açılan davanın haksız olduğunu, SMK'nın 6/5 maddesinin koşullarının meydana gelmeyeceğini, müvekkilinin kendi sektöründe bilinir olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece, 2019/81245 sayılı marka başvurusu kapsamında yer alan 01. sınıftaki mallar ile davacı yanın işlem ve dava dosyasına dayanak yaptığı markalar kapsamında yer alan emtialar arasında aynı, aynı tür ya da benzerlik düzeyinde dahi bir ilişkinin mevcut olmadığı, bu nedenle iltibas ihtimaline yönelik ilk şart meydana gelmediğinden, işaretler arasında görsel, işitsel veya kavramsal bir benzerliğin var olup olmadığı noktasında 6/1 maddesi kapsamında ayrıca bir karşılaştırma yapılmasına da gerek olmadığı,
davacı tarafa ait “...” markalarının finans ve bankacılık sektöründe belli bir bilinirliğe sahip olduğu ancak bu tanınmışlığın dava konusu marka kapsamındaki mallara sirayet edebilecek düzeyde olmadığı gibi taraf markalarının tamamen farklı nitelikte ve farklı ihtiyaçlara yönelik mal ve hizmetlere yönelik oldukları gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili, dava konusu başvurunun müvekkilinin itirazına mesnet markalarının aynısı olduğunu, müvekkilinin markalarının kapsamında yer alan mal ve hizmetlerle dava konusu başvuru kapsamında yer alan malların ilişkilendirilebilir olduğunu, markalar arasında iltibas koşullarının bulunduğunu, diğer taraftan müvekkilinin markalarının tanınmış olduğunu, dava konusu başvurunun müvekkilinin tanınmış markalarının birebir aynısı olduğu da gözetildiğinde dava konusu başvurunun SMK'nın 6/5 maddesi kapsamında da tescili engelinin bulunduğunu, dava konusu başvurunun tescilinin müvekkilinin markalarının ayırt ediciliğini zedeleyeceğini ve tanınmışlıklarından haksız yarar sağlayacağını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE
Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, dava konusu başvurunun tescil edilmek istendiği 1. sınıf mallar ile davacının markalarının kapsamlarında yer alan mal ve hizmetler arasında SMK'nın 6/1 maddesi anlamında bir benzerliğin olmadığı, emtia benzerliğine ilişkin koşul gerçekleşmediğinden taraf markaları arasında karıştırılma tehlikesinin bulunmadığı,
her ne kadar davacı markaları finans ve bankacılık sektöründe belli bir bilinirliğe sahipse de davacı markalarının tanınmışlık düzeyi ve dava konusu başvuru kapsamında yer alan 1. sınıf malların davacı markalarının tanınmış olduğu sektöre yakınlık derecesi gözetildiğinde, somut olayda 6769 sayılı SMK'nın 6/5. maddesi koşullarının gerçekleşmediği anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 11/11/2024
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E. 2022/1530, K. 2024/1690, 25 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama