KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Bam 20. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20.HUKUK Dairesi Mahkemesi Davacı Vekili
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 22 Kasım 2024
- Esas no
- 2022/1590
- Karar no
- 2024/1869
- Başkan
- ... ...
- Üye
- ... ...
- Üye
- ... ...
- Katip
- ... ...
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK
- Tarihi
- 12/05/2022
- Numarası
- 2021/227 E. - 2022/149 K.
- Davalı
- —
- Davanın konusu
- YİDK Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü
Karar Metni
779 kelime·4 dk okuma·5 bölüm
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 12/05/2022 tarih ve 2021/227 E. - 2022/149 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı ... tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, müvekkili Şirketin 2016/09138, 2015/70404, 2011/109102, 2003/33506 sayılı ve "... ...+ şekil", "...+ şekil", "... şekil", "... şekil" ibareli tanınmış markalarının sahibi olduğunu, davalı gerçek kişinin bu markalar ile karıştırılma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki 2019/68113 sayılı "..." ibareli marka başvurusunu yaptığını, müvekkilince bu başvuruya yapılan itirazın davalı Kurum tarafından reddedildiğini, oysa müvekkili markaları ile dava konusu başvurunun birbirine oldukça benzediğini, hatta birebir aynı olup davalı şahsın tescil ettirmek istediği işaretin müvekkili markaları ile iltibasa yol açacağını,
dava konusu başvuruda yer verilen "B" harfinin görsel tasarımı ile müvekkiline ait görsel tasarımın birebir aynı olduğunu, müvekkili markasının yer aldığı sektörde tanınmış bulunduğunu, bu nedenle de dava konusu başvurunun reddinin gerektiğini, davalının başvurusunun kötü niyetli olduğunu ileri sürerek, YİDK'in 2021-M-2279 sayılı kararının iptaline, dava konusu markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet markalar arasında karıştırılmaya yol açacak düzeyde benzerlik bulunmadığını, davacının diğer iddialarının da yerinde olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Diğer davalı, davaya cevap vermemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece, taraf markalarının görsel, işitsel ve anlamsal açıdan benzer olduğu, markaların bütünsel algısı bakımından ilgili tüketici nezdinde ilişkilendirilme tehlikesinin gündeme geleceği, bu bağlamda markaların aynı/aynı tür veya benzer mal veya hizmetlerde kullanılmaları halinde halkın bu markalar arasında bağlantı kurmasının mümkün olduğu, markaların detaylarındaki farklılıkları hatırda tutamayacak olan orta düzeydeki tüketiciler nezdinde, markalar arasında bir irtibat kurulması ve davalı markasının, davacı markaları ile bağlantılı bir marka olarak algılanması, dolayısıyla iltibas ihtimalinin mevcut bulunduğu,
somut uyuşmazlıkta tanınmışlıktan kaynaklanan bir tescil engelinin bulunmadığı, dava konusu marka başvurusunun kötü niyetli olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, YİDK'in 2021-M-2779 sayılı kararının iptaline, dava konusu marka henüz tescil edilmediğinden hükümsüzlük talebi ile ilgili karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı ... vekili, ilk derece mahkemesi kararının aksine marka başvurusuna itiraz aşamasında ileri sürülen davacı markaları ile başvuru konusu marka arasında görsel, işitsel ve kavramsal bakımdan herhangi bir benzerlik/karıştırılma ihtimali bulunmadığını, marka işaretlerinin görsel olarak parçalara ayrılması suretiyle iltibas değerlendirilmesi yapılmasının marka hukuku ilkelerine açıkça aykırı olduğunu, davacı markalarında esas unsurun tek başına "B" harfi olduğunu ve taraf markalarındaki "B" harfinin görsel tasarımın aynı bulunduğunu kesinlikle kabul etmemekle birlikte taraf markalarındaki "B" harflerinin üzerinde yer alan şekillerin,
markaların kapsamlarındaki tavukçuluk sektöründeki mal ve hizmetler bakımından yaygın olarak kullanıldığını, nitekim bu hususun dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunda da açıkça belirtildiğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE
Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, "..." ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet "..." asıl unsurlu markalar arasında 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde karıştırılma tehlikesinin olduğu, zira tertip tarzı itibariyle dava konusu başvurunun, davacı markalarına yanaştırıldığı,
bu durumun da en azından markaların ilişkilendirilmesine yol açacağı, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 08.06.2016 gün ve 2014/11 E., 2016/778 K. sayılı kararında da belirtildiği gibi iltibas değerlendirmesi, hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümleneceğinden, mahkemece bu yönden dosyada mevcut bilirkişi raporuna itibar edilmemesinde bir isabetsizlik olmadığı anlaşılmakla, davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 22/11/2024
Başkan · ... Üye · ... Üye · ... Katip · ...
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E. 2022/1590, K. 2024/1869, 22 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama