KÜNYE
T.C. Ankara Bölgeadliyemahkemesi 22. Hukukdairesi Davalılar
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 28 Kasım 2024
- T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2022/1609 - 2024/1525
- Esas no
- 2022/1609 (ESASTAN RET
- Karar no
- 2024/1525
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 07/06/2022
- Esas-karar no
- 2020/268 E - 2022/384 K
- Davacı
- —
- Vekili
- —
- Davanın konusu
- İtirazın İptali
- Yazıldığı tarih
- 29/11/2024
Karar Metni
709 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
İDDİANIN ÖZETİ
Davacı vekili, müvekkilinin satım sözleşmesini konu alan faturalardan kaynaklanan alacağının tahsili amacıyla Ankara 4. İcra Müdürlüğü'nün 2019/13418 E. sayılı dosyası ile davalılar aleyhine icra takibi yaptığını, davalıların haksız itirazı ile takibin durduğunu belirterek itirazın iptali ile takibin devamına ve müvekkili lehine icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMANIN ÖZETİ
Davalılar vekili, davacı tarafça 28.09.2018 tarihli kur farkı adı altında tanzim edilen faturanın ilişkilendirildiği (06.04.2018 ve 30.06.2018 tarihli) iki faturanın da ödemesinin müvekkili ortaklık tarafından sözleşme koşulları uyarınca vadelerinde ve banka aracılığı ile yapıldığını, her ne kadar faturalarda mal ve hizmet bedeli Euro bazında gösterilmiş ise de fatura tutarlarının Euro aynen ödenmesini şart koşan bir sözleşme hükmünün mevcut olmadığını, TBK' nın 99. maddesine göre taraflar arasında “aynen ödeme” koşulunun bulunmadığını, davacının kur farkı talep etmesinin mümkün olmadığını,
davacıya tüm ticari ilişki boyunca TL üzerinden ödeme yapıldığını, bu durumun ticari kayıtlardan da görüleceğini, icra takibine ve dolayısıyla davaya konu edilen 31.08.2018 tarihli faturanın hangi ödemeye/ faturaya ilişkin olduğunun belli olmadığını, bir alacak hakkı doğurmayan faturaların sadece hesap kapatmaya yönelik olarak tanzim edildiğini, bu sebeple de kayıtlara alındığını, BA-BS formlarında ilgili kur farkı faturalarının bildirilmesi kanuni yükümlülüklerinden kaynaklanan kur farkı faturalarının genel işleyiş esaslarını değiştirmeyeceğini bildirerek davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece, toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki hizmetin/malın euro- yabancı para cinsinden bedelinin belirlendiği, yabancı para cinsinden fatura düzenlemek suretiyle davalılara gönderilmiş olduğu ve faturaların deftere kayıt edildiği, davalılar tarafından yapılan ödemelerin ise TL cinsinden ve süresinden sonra yapılmış olduğu ve çek ile yapılmadığı, hem fatura hem de kur farkına ilişkin faturaların davacı taraf defterlerinde kayıtlı olduğu belirtilerek davanın kabulüne karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
İstinaf eden-davalı vekili tarafından; İcra takibine konu edilen kur farkı faturaları yönünden müvekkilinin bir borç kabulünün söz konusu olmadığını, taraflar arasındaki sözleşmede aynen ödemeye dair bir sözleşme hükmünün olmadığını, borcu kabul etmemekle birlikte kur farkı talep edilebilecek ise bile takipte talep edilen kadar miktar fark bulunmadığını, alacağın likit olmadığı gözetilmeksizin müvekkili aleyhine icra inkar tazminatına karar verilmesinin hatalı olduğunu bildirerek başvurulmuştur.
UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR
Uyuşmazlık taraflar arasındaki satım sözleşmesi kapsamında davacının alacaklı olup olmadığı ve icra inkar tazminatı talepleri noktasında toplanmaktadır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, satım sözleşmesini konu alan faturalardan kaynaklanan alacağın tahsili talebi ile başlatılan takibe itiraz üzerine açılan itirazın iptali davasıdır.
İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.
Mahkemece, yargılamanın HMK'da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılığın olmamasına göre davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
NOT
BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi, E. 2022/1609, K. 2024/1525, 28 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama