KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Bam 22. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölgeadliyemahkemesi 22. Hukukdairesi Vekilleri Davalı
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 28 Kasım 2024
- Esas no
- 2022/1660 ( KABUL KALDIRMA
- Karar no
- 2024/1529
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- DR.... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 11/05/2022
- Esas-karar no
- 2019/84 E 2022/365 K
- Davacı
- —
- Davanın konusu
- İtirazın İptali
- Yazıldığı tarih
- 17/12/2024
Karar Metni
1.270 kelime·6 dk okuma·8 bölüm
Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
İDDİANIN ÖZETİ
Davacı vekili, müvekkilinin satım sözleşmesini konu alan faturadan kaynaklanan alacağının tahsili amacıyla Ankara 28. İcra Müdürlüğü'nün 2016/20281 E. sayılı dosyası ile davalı aleyhine icra takibi yaptığını, davalının haksız itirazı ile takibin durduğunu belirterek itirazın iptali ile takibin devamına ve müvekkili lehine icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMANIN ÖZETİ
Davalı vekili, müvekkilinin davacıdan üç adet ikinci el makine satın aldığını ve üç makinenin de bedelini ödediğini, müvekkilinin ilk olarak 2013 yılında davacıdan kompozit ayırtma makinesi satın aldığını ve bu faturanın bedelinin ödendiğini, daha sonra 2016 yılında davacıdan toplamda 10.000,00 TL bedelli iki adet daha kompozit ayırma makinesi satın aldığını, ödemesini de dava dilekçesinde belirtilen senetlerle yaptığını, müvekkilinin makineleri aldıktan sonra davacının makineyi kurma işini yapmadığını, daha sonra makinelerinin arızalı çıktığını ve bu arızayı da gidermediğini,
yine müvekkilinin ısrarla makinelere ilişkin fatura düzenleyip göndermesini istenmiş ise de davacının faturayı da göndermediğini, bunun üzerine müvekkilinin davacıyı vergi dairesine şikayet ettiğini ve vergi dairesi tarafından davacıya 34.000,00 TL ceza düzenlendiğini, fakat davacının devlete ceza ödeyince, sonradan asılsız ve fahiş bedelle bir fatura düzenleyerek ödediği cezayı müvekkiline yüklemeye çalıştığını, kaldı ki davacıdan alınan makinelerin ikinci el makineler olduğunu, davaya konu kompozit ayırma makinesinin birinci el piyasa fiyatının ise 10.000,00 TL ile 14.000,00 TL arasında olduğunu,
ikinci el piyasa fiyatlarının ise 2.000,00 TL ile 5.000,00 TL arasında değiştiğini, piyasada ikinci el 3 adet 61.950,00 TL bedelli bir kompozit ayırma makinesinin satışının olmadığını bildirerek davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece, toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, davalı tarafın ... Kaymakamlığı Mal Müdürlüğü'ne ... adına vermiş olduğu şikayet dilekçesinde, “...belirtilen işyerinden 2013,2014,2015 yıllarında 3 adet makine alınmıştır. 12.500,00 TL'si ... bankası atm yolu ile 10.000,00 TL'si senet ile icra sonucunda ihbar edilen avukatına, geriye kalan tutar nakit şekilde ödenmiştir. Ödemeye dair makbuzlar vardır.
Fatura düzenlenmemiştir...” ifadesinin bulunduğu, “Belge Düzeni Bilgileri” başlıklı kısmında mal/hizmet türünün, 3 adet makine, tutarın da 52.500,00 TL olduğunun belirtildiği, ibraz olunan ve inkar edilmeyen yazılı belgedeki ikrar kapsamında davalının 3 adet makine aldığı, söz konusu tutarın 52.500,00 TL olduğu ve bir kısım ödemelerin yapıldığını belirttiği ancak ödemelere ilişkin de makbuzun ve HMK 222 gereğince defter kayıtlarının sunulmadığı belirtilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
İstinaf eden-davalı vekili tarafından; Tarafların ticari defterlerinin karşılaştırıldığı bir bilirkişi raporu alınmaksızın davacı yanın ticari defterleri esas alınarak hüküm kurulduğunu, icra takibine konu faturanın iade edildiğini, fatura konusu malların müvekkiline teslim edilmediğini, faturanın davacı tarafından sonradan düzenlendiğini, müvekkilinin davacıdan parasını ödeyerek satın aldığı makineler ile fatura bedelinin karşılaştırıldığında fatura bedelinin fahiş olduğunu, mahkemece kompozit ayırma makinesinin yıllara göre fiyat araştırması yapılması gerektiğini bildirerek başvurulmuştur.
UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR
Uyuşmazlık taraflar arasındaki satım sözleşmesine konu emtiaların teslimi ve bedelinin ödenmesi noktasında toplanmaktadır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, satım sözleşmesini konu alan faturadan bakiye kalan alacağın tahsili talebi ile başlatılan takibe itiraz üzerine açılan itirazın iptali davasıdır.
İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.
Ankara 28. İcra Müdürlüğü'nün 2016/20281 E. sayılı dosyasında takip alacaklısının ..., takip borçlusunun ... olduğu, 51.950,00 TL asıl alacak ve 25,62 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 51.975,62 TL alacak bakımından takip başlatıldığı, takip dayanağı borcun sebebinin ise 22/10/2016 tarihli seri A: 92600 nolu faturadan doğan bakiye alacak olduğunun belirtildiği, 25/10/2016 tarihinde itiraz üzerine takibin durduğu, iş bu itirazın iptali davasının süresinde açıldığı anlaşılmıştır.
Davalının 2015 - 2016 ve 2017 yılı işletme defterlerinin incelenmesinde hem dava konusu faturaya ilişkin hem de davacı şirket ve yetkilisi ... adına herhangi bir kaydın bulunmadığı, mahkemenin istemi üzerine davacı yanın ticari defterleri incelenerek hazırlanan raporda da davaya konu faturanın 14.10.2016 tarih ve 21 sıra numarası ile 2016 yılı işletme defterine gelir olarak kayıt edildiği,
01.01.2017 tarih ve 1 nolu açılış maddesinde 120.T01 - Alıcılar hesabında davalı yandan 51.975,62 TL alacaklı olduğunun görüldüğünün belirtildiğini, icra takibine konu edilen 14.10.2016 tarih ve 92600 no.lu KDV dahil 61.950,00 TL'lik faturanın incelenmesinde, faturanın daha önce düzenlenen 22.09.2015 tarih ve 92567 no.lu KDV dahil 1.180,00 TL'lik “1 adet kompozit ayırma makinesi” açıklamalı faturaya ek olarak düzenlendiği, 3 adet kompozit ayırma makinesine ilişkin olduğunun görüldüğü,
dava dosyası içerisinde bilgi ve beyanların incelenmesinde, davalının davacıdan 3 adet kompozit ayırma makinesi alındığı hususunda herhangi bir ihtilaf bulunmadığı, davalı yanın ticari defter kayıtları ve dava dosyası içerisindeki belgelerin incelenmesinde, 4 adet toplam 10.000,00 TL'lik senet dışında başka bir ödeme yapıldığında dair bir bilgi ya da belge bulunmadığı, davacı yan tarafından davalı adına düzenlenmiş 22.09.2013 tarih ve 92567 no.lu KDV dahil 1.180,00 TL'lik “1 adet kompozit ayırma makinesi” faturası ve icra takibine konu fatura dışında herhangi bir belge bulunmadığı, davalı yanın ...
Kaymakamlığı Mal Müdürlüğüne ... adına vermiş olduğu şikayet dilekçesinin “Belge Düzeni Bilgileri” başlıklı kısmında, mal/hizmet türünün. 3 adet makine, tutarın da 52.500,00 TL olduğu, makine bedellerinin ödenmesine rağmen faturalandırılmadığı tespit edilmiştir.
TMK.'nun 6.maddesi gereğince "Kural olarak, herkes iddiasını ispat etmekle yükümlüdür." hükmü getirilmiştir. Dosya kapsamında davalının iddia ettiği miktarda ödeme olgusunu yazılı delilerle kanıtlayamadığı görülmektedir. Ancak süresi içerisinde verilen cevap dilekçesi incelendiğinde davalının aynı zamanda yemin deliline de dayandığı anlaşılmaktadır.
Bir vakıayı ispat yükü kendisine düşen taraf o vakıayı başka delillerle ispat edemezse diğer tarafa yemin teklif eder. Yemin teklifini ispat yükü kendisine düşen taraf yapar. Yemin teklifine dayanan taraf bunu dava dilekçesinde veya cevap dilekçesinde açıkça belirtmesi gerekir. Mahkeme ancak bu halde (dava dilekçesinde veya cevap lahiyasında yemin deliline dayanıldığının bildirilmesi halinde) yemin teklifini hatırlatmakla yükümlüdür. Kendisine yemin teklif edilen taraf, yemin teklifinin kabulünden sonra, usulüne uygun biçimde (HMK m. 233) yemin eder ise, yemin teklif eden tarafın iddia ettiği vakıanın mevcut olmadığı kesin delil ile ispat edilmiş olur. Yemin teklif eden taraf, bundan sonra iddiasını ispat için başkaca delil gösteremez.
Açıklanan bu nedenlerle mahkemece; davalının yemin deliline de dayandığı dikkate alınarak, davalıya karşı tarafa yönelik olarak yemin teklif etme hakkı hatırlatılmadan, yazılı gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Bu durumda, davalının yemin teklif etme hakkının hatırlatılması suretiyle oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, dava dosyasının kapsamı ile mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri birlikte değerlendirildiğinde; mahkemenin hüküm kurmasını sağlayacak olan tüm esaslı delillerin toplanmamış, mahkemece değerlendirilmemiş olması nedeniyle, davalı yanın istinaf başvurusunun açıklanan nedenlerden ötürü kabulüne, yerel mahkeme kararının 6100 sayılı HMK’nun 353/1-a-6.maddesi uyarınca kaldırılmasına ve dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.
NOT
BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi, E. 2022/1660, K. 2024/1529, 28 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama