KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi Mahkemesi Vekilleri
- Karar tarihi
- 6 Aralık 2024
- Esas-Karar No
- 2022/1742 - 2024/1972
- Esas no
- 2022/1742
- Karar no
- 2024/1972
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 5. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK
- Tarihi
- 14/10/2020
- Numarası
- 2019/342 E. - 2020/251 K.
- Davacı
- —
- Davalı
- —
- Davanın konusu
- YİDK Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü
Karar Metni
824 kelime·4 dk okuma·5 bölüm
Taraflar arasında görülen davada Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 14/10/2020 tarih ve 2019/342 Esas - 2020/251 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalılar ..., ... tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, müvekkilinin "..." ibareli tanınmış markaların sahibi olduğunu, davalı gerçek kişinin 2018/112115 sayılı ve "...+Şekil” ibareli başvurusuna, anılan markalarına dayalı olarak yaptıkları itirazlarının dava konusu YİDK kararı ile nihai olarak reddedildiğini, oysa tarafların markaları arasında iltibas bulunduğunu, dava konusu başvuruda müvekkilinin markalarının asli unsurunu oluşturan "..." ibaresinin aynen yer aldığını, dava konusu başvurunun müvekkilinin seri markası olarak algılanacağını, dava konusu başvurunun kötü niyetli olduğunu ileri sürerek, 2019-M-7915 sayılı YİDK kararının iptaline, dava konusu markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, müvekkili Kurum kararının yerinde olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı vekili, tarafların markaları arasında fonetik ve görsel açıdan benzerliği bulunmadığını, markalar arasında şekil, yazım ve içerik itibari ile de benzerlik bulunmadığını, aralarında ilişkilendirme ve karıştırma ihtimali olmadığını, "..." ibaresinin tek başına ayırt ediciliğinin bulunmadığını, tescili mümkün olmayan tanımlayıcı bir sözcük olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece, dava konusu başvuru ile davacının 2014/56103 sayılı "Şekil+..." ibareli marka arasında başvuru kapsamında yer alan tüm mal ve hizmetler yönünden iltibas koşullarının oluştuğu, davacının diğer markları yönünden ise iltibas bulunmadığı, davacının tanınmışlık ve kötü niyete dayalı iddialarının da yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile 2019-M-7915 sayılı YİDK kararının iptaline, dava konusu 2018/112115 sayılı markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı ... vekili, dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet marka işaretleri arasında SMK'nın 6/1 maddesi anlamında benzerlik bulunmadığını, markalarda ortak olarak yer alan "..." ibaresinin ayırt ediciliğinin düşük olduğunu, başvuruya bir bütün olarak yeterli ayırt ediciliği sağlandığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı vekili, dava konusu başvuru ile mahkemece iltibas bulunduğu kabul edilen davacının 2014/56103 sayılı markası arasında SMK'nın 6/1 maddesi anlamında iltibas bulunmadığını, marka işaretleri arasında iltibasa neden olacak benzerlik bulunmadığı gibi markaların aynı veya benzer mal ve hizmetleri de kapsamadıklarını, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nce "...:COM" ibareli başvurunun davacının markaları ile benzer bulunmadığını, mahkemece alınan bilirkişi raporunda da mallar arasında iltibas bulunmadığının açıklandığını, "... "ibaresinin tanımlayıcı bir ibare olup kimsenin tekeline bırakılmayacağını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddini istemiştir.
GEREKÇE
Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, dava konusu "..." ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet 2014/56103 sayılı "..." ibareli markası arasında, SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunduğu, zira davacının itirazına mesnet markasının asli unsurunu oluşturan "..." ibaresinin dava konusu markada aynen yer aldığı,
dava konusu başvuru bir bütün olarak "..." ibaresinden oluşsa da, "..." ibaresinin anlamsal bağımsızlığını yitirmemesi ve he iki markanın da yeşil ve turuncu renk kompozisyonları ile oluşturulması karşısında dava konusu başvuruya yeterli ayırt ediciliğin sağlandığının kabul edilemeyeceği, dava konusu başvuru kapsamında yer alan mal ve hizmetlerin davacının 2014/56103 sayılı markası kapsamında yer alan hizmetlerle aynı ve benzer bulunduğu,
her ne kadar davalı tarafça "..." ibaresinin ayırt ediciliğinin düşük olduğu savunulmuşsa da, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2022/1582E -2023/4893K, 2021/6098 E-2023/1000K, 2017/2531 E-2018/8033K, 2017/2532 E-2018/7997 K, 2016/1062 E-2018/7997K sayılı ilamlarında "..." ibaresinin ayırt edici olduğu kabul edilerek, davacının "..." ibareli markaları ile "... ..." ibareli markalar benzer kabul edildiğinden, davalıların bu savunmasının yerinde bulunmadığı,
ayrıca her marka başvurusunun kendi koşulları içinde değerlendirilmesi esas olduğundan, davalı gerçek kişi vekilinin dayandığı Yargıtay ilamının, eldeki uyuşmazlık yönünden emsal teşkil etmeyeceği
anlaşılmakla, davalılar vekillerinin istinaf başvurularının esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 01/01/2025
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E. 2022/1742, K. 2024/1972, 6 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama