KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Bam 20. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20.HUKUK Dairesi Mahkemesi Davacı Vekili Davalı
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 27 Aralık 2024
- Esas no
- 2022/1829
- Karar no
- 2024/2118
- Başkan
- ... ...
- Üye
- ... ...
- Üye
- ... ...
- Katip
- ... ...
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK
- Tarihi
- 09/09/2020
- Numarası
- 2019/163 E. - 2020/170 K.
- Davanın konusu
- YİDK Kararının İptali ve Marka Hükümsüzlüğü
Karar Metni
965 kelime·5 dk okuma·5 bölüm
Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 09/09/2020 tarih ve 2019/163 E. - 2020/170 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı ... tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, müvekkili Şirketin başta "..." markası olmak üzere "..." esas unsurunu ihtiva eden birçok ibareyi kendi adına marka olarak tescil ettirdiğini, davalı gerçek kişinin ise 2017/115900 sayılı "...+şekil" ibareli marka başvurusunda bulunduğunu, davalı Kurum tarafından müvekkili itirazının reddine karar verildiğini, alınan kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, dava konusu başvuru ile müvekkili markaları arasında karıştırılmaya yol açacak düzeyde benzerlik bulunduğunu, tescili halinde dava konusu başvurunun müvekkilinin seri markalarından biri olarak algılanacağını,
müvekkilinin "..." esas unsurunu içeren seri markalarının coğrafi sınır, kültür, yaş farkı gözetilmeksizin toplumun tüm kesimleri tarafından bilinir olduğunu, bu durumun davaya konu YİDK kararında değerlendirmeye alınmadığını, oysa müvekkili markalarının tanınmışlığı nedeniyle de dava konusu başvurunun reddinin gerektiğini, müvekkili Şirketin 01.04.2008 tarihinden bu yana www...com.tr alan adının sahibi olduğunu, buna dayalı olarak SMK’nın 6/6 maddesi koşullarının da somut olayda bulunduğunu, davalı yanın kötü niyetli olarak dava konusu başvuruyu yaptığını ileri sürerek,
YİDK'in 2019-M-849 sayılı kararının iptaline, tescili halinde dava konusu başvurunun iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, Kurum kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, SMK'nın 6/1 maddesi koşullarının somut olayda gerçekleşmediğini, davacının diğer iddialarının da yerinde olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Diğer davalı, davaya cevap vermemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece, davalının "...+ şekil" ibareli marka başvurusu ile davacının "..." ibareli tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ve sesçil olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmakla beraber emtia benzerliğinin olmadığı,
davacının "..." ibareli 174908 sayılı marka tescillinin koruma kapsamında yer alan "bakım, onarım, montaj servis hizmetleri" ile dava konusu marka başvurusu kapsamında 37. sınıfın 09. alt sınıfında yer alan "Sınai makinelerin ve cihazların, büro makinelerinin ve cihazlarının, haberleşme cihazlarının, elektrikli ve elektronik cihazların tesisi, bakımı ve tamiri hizmetleri." arasında benzerlik olduğu anlaşılsa da davalı tarafın kullanım ispatı talebi üzerine davacı şirketin 174908 sayılı markasını, koruma kapsamındaki 37. sınıfta yer alan “bakım, onarım,
montaj servis hizmetleri” için kullanımı ispatlayamadığından bu marka açısından itiraz edilmemiş olarak değerlendirme yapılması gerektiği, davacının "..." ibareli markalarının televizyon programı yapım ve yayın hizmetleri alanında tanınmışlık vasfını haiz olduğu,
SMK’nın 6/4 ve 5 maddeleri açısından dava konusu markanın kapsamındaki televizyon program ve yayın hizmetleri alanı ile benzerlik oluşturan 37. sınıfın 09. alt sınıfında yer alan “Sınai makinelerin ve cihazların, büro makinelerinin ve cihazlarının, haberleşme cihazlarının, elektrikli ve elektronik cihazların tesisi, bakımı ve tamiri hizmetleri.” yönünden uygulanabileceği, diğer yönden davacının bir çok markasında yer alan "..." ibaresi yanındaki şekil unsurunun benzerliği ve aynı renklerin tercih edilmesinde yukarıda belirtilen 37. sınıfın 09. alt sınıfında yer alan hizmetlerin dışındaki hizmetler açısından da davacıya ait tanınmış markadan,
ona bütünü ile yaklaşarak, tanınmış markanın renk ve işaretini bilinçli tercih etmesinde haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği, dolayısıyla bu hizmetler yönünden de SMK'nın 6/4-5 maddesindeki koşulların oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu 2019-M-849 sayılı YİDK kararının iptaline, dava konusu 2017/115900 sayılı tescilli markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkin edilmesine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı ... vekili, dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet markalar arasında görsel, işitsel, kavramsal düzeyde ilişkilendirilme ihtimali de dâhil olmak üzere karıştırılmaya yol açabilecek derecede benzerlik bulunmadığını, başvuru kapsamında yer alan 37. sınıfa ait hizmetler ile 174908 sayılı marka haricinde itiraza gerekçe olarak gösterilen markaların eşya listelerinde yer alan mal ve hizmetler arasında benzerlik olmadığını, davacının bu markasının da kullanımının ispatlanmasının talep edildiğini, ancak davacının söz konusu markayı 37. sınıf hizmetlerde kullandığını ispat edemediğini,
bu nedenlerle başvuruya konu marka ile itiraza gerekçe olarak gösterilen markalar arasında karıştırılma ya da ilişkilendirme ihtimali bulunmadığını, başvuru kapsamında yer alan 37. sınıf hizmetler ile davacıya ait "..." markasının tanınmış olduğu "yayıncılık hizmetleri" arasındaki bağlantı ve markalar arasındaki benzerlik düzeyi birlikte değerlendirildiğinde, başvurunun tescili halinde SMK’nın 6/5 maddesinde sayılan koşulların da ortaya çıkmayacağını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE
Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davacı markalarının "TV program yapımı ve yayın hizmetleri" alanında tanındığı, davacı markalarının tanınmışlık düzeyi, davacının tanınmış markasını oluşturan "..." ibaresinin aynısının dava konusu başvuruda aynen kullanılması,
diğer bir deyişle taraf markaları arasındaki benzerlik seviyesi ve özellikle de davacının tanınmış markasındaki şekil unsurunun benzeri ile renklere dava konusu başvuruda da yer verilmesi dikkate alındığında, başvuru kapsamındaki tüm hizmetler yönünden SMK'nın 6/5 maddesindeki koşulların oluştuğu anlaşılmakla, davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 02/01/2025
Başkan · ... Üye · ... Üye · ... Katip · ...
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E. 2022/1829, K. 2024/2118, 27 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama