KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Bam 20. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20.HUKUK Dairesi
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/1839
- Karar No
- 2024/2156
- Karar tarihi
- 30 Aralık 2024
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
- Tarihi
- 24/03/2022
- Numarası
- ....
- Davanın konusu
- Marka YİDK Kararının İptali ile Tescil
Karar Metni
988 kelime·5 dk okuma·5 bölüm
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 24/03/2022 tarih ve 2021/222 E. - 2022/105 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, müvekkilinin 2020/108672 nolu ve “...” ibareli markanın 16, 37, 43 ve 45. sınıflarda tescili için davalı ... Kurumuna başvurduğunu, söz konusu ibarenin müvekkilinin bünyesinde bulunduğu grup şirket ....nezdinde tescilli “great people, great service, great results” markasının Türkçe karşılığı olup, çok uzun yıllardır dünya çapında aktif şekilde kullanıldığını, ... ve ... kayıtlarında anılan markanın kayıt tarihinin ....
04.10.2005 olduğunu, salt bu durumun dahi tek başına müvekkilinin uzun yıllardır bu markayı kullandığını gösterdiğini, müvekkilinin uzun yıllardır dünyada kullandığı markasını Türkiye’de Türkçeleştirilmiş haliyle kullanmak istediğini, anılan markanın müvekkili şirket tarafından yine müvekkili adına tescilli ..., ... ... markaları ile yan yana kullanıldığını, tek başına yeterli ayırt ediciliğe sahip olduğunu ileri sürerek ...
Kurumunun 2021-M-4996 sayılı YİDK kararının iptali ile dava konusu 2020/108672 sayılı markanın başvuru kapsamındaki tüm sınıflar bakımından tesciline karar verilmesini
talep ve dava etmiştir. Davalı ... Kurumu vekili, başvuruya konu “süper ekip, süper hizmet, süper sonuç” ibaresinin herhangi bir ayırt ediciliği bulunmayan bir slogan olduğunu, tüketiciler tarafından marka olarak algılanmayacağını, ayırt ediciliğe sahip olmadığından SMK kapsamında marka olabilme niteliğini haiz olmadığını, sıradan bir slogan olarak herhangi bir ürün ve hizmete işaret etmediğini, bir teşebbüsün mal veya hizmetlerini diğer teşebbüsün mal ve hizmetlerinden ayırt etme özelliği bulunmadığını, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, herhangi bir ayırt ediciliği bulunmayan, tescil edileceği malı veya hizmeti tanımlayan klişe sloganlar ile salt mal/hizmet tanıtımına yönelik reklam sloganlarının marka olarak tescilinin mümkün olmadığı; slogan markalarının tescil edilebilmesi için slogan markasının birden çok anlamının bulunması, kelime oyunu niteliğinde veya hayal gücü içeren, şaşkınlık verici ve beklenilmeyen kelime kombinasyonları içermesi gerektiği ve ancak bu sayede kolaylıkla hatırlanabilmesi sonucunda ayırt edici niteliğe sahip olduğunun kabul edildiği;
tamamıyla türetilmiş, kelimelerle oynama, ironi, uyak veya ses tekrarı içerme ya da bilinçaltına mesaj gönderme gibi yollarla yaratıcılık içeren, anlam yönünden çözümlenemeyen, alışılmışın dışında kelime kombinasyonlarını içeren sloganların ayırt edici kabul edildiği; marka algısı yaratmayan, ortalama tüketici tarafından mal veya hizmetleri işaret etmenin ya da onların asli özelliklerini belirtmenin normal bir yolu olarak algılanacak, doğrudan doğruya sıradan bir reklam, promosyon ifadeleri şeklindeki sloganlar ayırt edici nitelikte kabul edilmediği,
benzer şekilde, iş yaşamında, özellikle tanıtım, reklam, pazarlama faaliyetlerinde yaygın olarak kullanımı bulunan sloganların ayırt edici olmadığı; başvurunun kelime unsurları olarak münhasıran "..." ibaresinden ve bu ibarenin hemen altında figüratif unsur olarak kahverengi renkte yatay bir şeritten oluştuğu, "süper" kelimeleri kalın renkte yazılırken diğer kelime unsurlarının normal kalınlıkta yazıldığı, ibarenin bir işletme tarafından üretilen malların veya sunulan hizmetlerin tüketiciler nezdinde başka bir işletmenin malları veya hizmetlerinden ayırt edilebilmesi fonksiyonunu sağlamadığı,
üretilen malların veya sunulan hizmetlerin ticari kökenini/kaynağını belirtmediği, "..." ibaresinin/sloganının hizmet sektöründe herkes tarafından kullanılabilecek alelade bir slogan olduğu, söz konusu ibarenin İngilizce versiyonunun davacı adına farklı ülkede tescil edilmiş olmasının somut olay bakımından davacı lehine bir husus oluşturmadığı, davacı vekili tarafından öne sürülen bu argümanın ülkesellik prensibine aykırı olduğu, sonuç olarak ibarenin kendiliğinden ayırt edici niteliğinin bulunmadığı,
marka örneğinde yer alan figüratif unsurun da markaya ayırt edicilik katmadığı ve bütün olarak davacıya ait başvuru konusu markanın ayırt ediciliğinin bulunmadığı, öte yandan davacı başvuru sahibinin, başvuru konusu sloganın uzun zamandır kullanıldığını ve kullanım sonucu ayırt edicilik gerekçesiyle reddedilmemesi gerektiğini öne sürmüş olsa da, dava dosyası kapsamında sunulan bilgi, belge, fotoğraf ve delillerin kullanım sonucu ayırt edicilik iddiasını ispatlayabilmek açısından yeterli olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, tescili talep edilen markanın ayırt edici olduğunu, kullanım sonucu da ayırt edici hale geldiğini, müvekkili şirketin çok uzun yıllardır dünya çapında kullandığı markanın Türkçesi için başvuru yapıldığını, markanın ülkemizde de tanınır hale geldiğinin gözardı edildiğini ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE
Dava, marka YİDK kararının iptali ile tescil istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, dava konusu "..." ibaresinin her işletme tarafından kullanılabilecek alelade bir slogan olduğu, ticari kaynak gösterme bakımından ayırt ediciliğe sahip olmadığı, mal veye hizmetleri işaret etmenin ya da onların asli özelliklerini belirtmenin normal bir yolu olarak ve basit bir slogan şeklinde algılanacağı, iptali istenen YİDK karraında bir isabetsizlik bulunmadığı,
nitekim Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 14.11.2017 tarih, 2016/3768 E.-2017/6158 K. sayılı ve "toptan fiyatına perakende satış" ibareli markaya ilişkin kararı ile, 24.11.2014 tarih, 2014/11318 E.-2014-18188 K. sayılı ve "iyi giyinmek herkesin hakkı" ibareli markaya ilişkin kararlarının da aynı yönde olduğu, öte yandan, dava konusu markanın, başvuru tarihi itibariyle SMK'nın 5/2. maddesi uyarınca ayırt edicilik kazandığının da ispatlanamadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH: 20/01/2025
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E. 2022/1839, K. 2024/2156, 30 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama