KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Bam 20. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi Davalı
- Karar tarihi
- 8 Mart 2024
- Esas no
- 2022/200
- Karar no
- 2024/434
- Başkan
- ... ...
- Üye
- ... ...
- Üye
- ... ...
- Katip
- ... ...
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
- Tarihi
- 16/09/2021
- Numarası
- 2020/352 E. - 2021/291 K.
- Davacı
- ...
- Vekilleri
- —
- Vekili
- —
- Davanın konusu
- YİDK Kararının İptali ile Hükümsüzlük
Karar Metni
872 kelime·4 dk okuma·5 bölüm
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 16/09/2021 tarih ve 2020/352 E. - 2021/291 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, müvekkili şirketin dünya çapında tanınmış “...” kelime, boğa şekli ve çeşitli renk markalarının sahibi bulunduğunu, müvekkili şirketin iş bu davaya gerekçe markalarının 32. sınıfta tescilli 2006 05072, 2014 03556, 2016 57839, 2016 92026 sayılı markalar olduğunu, davalı marka başvurusunun müvekkili şirket markaları ve ürünleri ile neredeyse aynı konsept olan mavi, kırmızı, gri renk kombinasyonu ile oluşturulduğunu, özellikle işitsel olmak üzere görsel ve konseptsel olarak müvekkili şirketin “...” markalarına çok benzer “...” ibaresini barındırdığını,
müvekkili şirket markalarının en yaygın kullanıldığı 32. sınıftaki (enerji içecekleri dahil) için tescil edilmek istendiğini, davalı tarafın başvuruda kötüniyetli olduğunu, “koyu mavi” anlamına gelen ibarenin yazının yer aldığı arka planın rengine işaret etmekten öteye gitmediğini, tüketicilerin markaları taşıyan ürünlerin farklı olduğunu algılasalar dahi dava konusu markayı taşıyan içeceklerin ve ürünlerin müvekkili şirket tarafından veya ona bağlı bir firma tarafından piyasaya sunulduğunun zannedilebileceğini ileri sürerek ...
YİDK’nın 2019-M-11372 sayılı kararının iptaline, 2018/68490 sayılı markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, markaların sahip olduğu bütünsel algı itibariyle başvuru ile itiraza gerekçe olan markalar arasında iltibas ihtimali bulunmadığını, itiraz gerekçesi markaların tanınmışlık düzeyinin de bu durumu değiştirmeyeceğini, taraf markaları arasında ortalama tüketici nezdinde görsel, işitsel, kavramsal düzeyde ilişkilendirilme ihtimali de dahil olmak üzere karıştırmaya yol açabilecek derecede benzerlik bulunmadığını, davacının kötüniyet iddiasını ispata yeterli delil sunulmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı Şirket vekili, dava konusu markanın müvekkili şirket tarafından oluşturulmuş özgün bir marka olduğunu, müvekkili şirketin “...” ibaresi bakımından müktesep hak sahibi olduğunu, davacı tarafın hak sahibi olduğunu iddia ettiği mavi ve gri renk kombinasyonlarının müvekkili şirkete ait tescilli markalarda uzun senelerdir kullanıldığını, davacı talebinin “uzun süre sessiz kalma yolu ile hak kaybı” niteliğinde olduğunu, müvekkili şirkete ait marka başvurusunda yer alan kelimeler bakımından davacı şirketin herhangi bir tescili ve kullanımı bulunmadığını, benzerlik iddiasını renk üzerinden dile getirdiklerini, davacı tarafın kötüniyetle hareket ettiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu marka başvurusu kapsamında yer alan malların davacıya ait markalarda yer alan mal/hizmetler ile aynı/aynı tür/benzer olduğu, davalıya ait dava konusu marka başvurusu ile davacıya ait gerekçe markaların benzer olmadığı ve dava konusu marka başvurusunun davacı markaları ile karıştırılma ihtimali bulunmadığı, davacıya ait “...” ibareli markanın tanınmış olduğu, taraf markalarının benzer olmadığı,
bu nedenle davalıya ait markanın davacı markasının tanınmışlığı gerekçesi ile haksız yarar sağlamayacağı, davacı markasının itibarına zarar vermeyeceği veya davacı markasının ayırt edici karakterinin zedelenmesine sebebiyet vermeyeceği, davalı yanın önceki tarihli markalarına binaen müktesep hakkının bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, davaya konu marka ile müvekkilinin tanınmış markaları arasında SMK'nın 6/1. maddesi anlamında karıştırılmaya yol açacak şekilde benzerlik bulunduğunu, markaların kapsamlarının da aynı olduğunu, yeni bir bilirkişi raporu alınması gerektiğini, bu malların alıcılarının çok yüksek dikkat ve özen göstermeyeceklerini, bu nedenle de iltibas ihtimalinin arttığını, müvekkilinin markasının tanınmış olduğunu ve tanınmışlığın etkisinin olmayacağı değerlendirmesinin hukuka aykırı bulunduğunu, mahkemenin kararının yerinde olmadığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE
Dava, YİDK kararının iptali ile hükümsüzlük istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davalı şirketin “...” ibareli marka başvurusu ile davacının itirazına mesnet "..." esas unsurlu markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede SMK'nın 6/1. maddesi anlamında bir benzerlik bulunmadığı, zira taraf markalarında bulunan esas unsurlar birbirinden farklı olduğu gibi görsel olarak da birbiri ile yakınlaşmasının bulunmadığı,
marka başvurusunun kötüniyetli yapıldığı iddiasının dosya kapsamında bulunan bilgi ve belgelere göre kanıtlanmadığı, davacıya ait “...” ibareli markanın tanınmış olduğu, ancak davalının başvurusunun davacının markasından haksız yarar sağlayacağının, davacı markasının itibarına zarar vereceğinin veya davacı markasının ayırt edici karakterinin zedelenmesine sebebiyet vereceğinin ispatlanamadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 05/04/2024
Başkan · ... Üye · ... Üye · ... Katip · ...
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E. 2022/200, K. 2024/434, 8 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama