KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Bam 20. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi Davacı Vekilleri Davalı
- Karar tarihi
- 29 Ocak 2025
- Esas-Karar No
- 2022/2022 - 2025/145
- Esas no
- 2022/2022
- Karar no
- 2025/145
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 15/09/2022
- Numarası
- 2021/461 E. - 2022/672 K.
- Davanın konusu
- İtirazın İptali
Karar Metni
920 kelime·5 dk okuma·5 bölüm
Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 15/09/2022 tarih ve 2021/461 E. - 2022/672 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, müvekkili nezdinde emtia nakliyat sigorta poliçesi ile sigortalı bulunan boru emtiasından 3 adedinin davalı tarafından taşınması sırasında kırılarak hasarlandığını, yaptırılan eksper incelemesi neticesinde 1.773,07 € tutarındaki hasar tazminatının müvekkili şirket tarafından sigortalısına 01.02.2021 tarihinde ödendiğini, ödenen tazminat tutarının zarar sorumlusu olan davalı taşıyıcıdan talep edilmesine rağmen ödenmemesi üzerine alacaklarının tahsili amacıyla davalı aleyhine Ankara 11. İcra Müdürlüğünün 2021/4904 sayılı dosyasında başlattıkları icra takibine davalının haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamına %20’den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, taşınan eşyanın plastik boru olduğunu, üstü açık bir araç ile taşındığını, hasarın gönderen tarafından yapılan yetersiz ambalajlamadan kaynaklandığını, ve müvekkilinin TTK'nın 878 maddesi uyarınca sorumluluktan kurtulduğunu, taşınan eşyanın nakliye esnasında kırıldığı hususunu da kabul etmediklerini, davacı bu iddiasını ispat etmek zorunda olduğunu, müvekkil şirketin olay tarihini kapsayan mali sorumluluk sigortası bulunduğunu, davanın sigorta şirketine ihbarını talep ettiklerini savunarak davanın reddi ile kötü niyet tazminatının tahsiline karar verilmesni istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece, davacı tarafından emtia nakliyat sigorta poliçesi ile sigortalanan dava konusu emtianın Türkiye- Yunanistan arasında taşınmak üzere davalı taşıyıcıya teslim edildiği, emtiaların çarpma nedeniyle hasarlandığı, bilirkişi raporda da belirtildiği üzere yükleme işlemiyle ilgili hataya ilişkin tespit bulunmadığı, emtiaların kamyon üzerinde taşınması sırasında araç dışı harici cisime çarpması sonucu hasarlandığı, plastik boruların hasarlanmasında ambalajlama veya istifleme hatası tespit edilmediğinden nakliye sırasında hasarın oluşmasında gönderici firmanın kusurunun bulunmadığı, davalı taşıyıcının oluşan hasardan sorumlu olduğu,
her ne kadar davacı sigorta şirketi poliçe özel şartı gereğince taşıma işleminin üstü açık kamyonlarla yapılması nedeniyle sigorta poliçesi kapsamında dava dışı sigortalısına tazminat ödeme borcu bulunmadığı halde ödeme yapmış ise de yapılan ödeme karşılığı alınan ibranamede hasar nedeniyle üçüncü kişilere karşı talep ve dava haklarının devredilmiş bulunduğunun anlaşılmasına göre temlikname niteliğindeki bu belgeye dayalı olarak davacının dava açma hakkının bulunduğu, davacının davalıdan talep edebileceği zarar miktarının 1.611,88 Euro olduğu,
davacının ödeme tarihinden icra takip tarihe kadar işleyen 9,14 euro faiz talep edebileceği, alacak likit olmadığından ve davacının takip yapmakta kötü niyetli olduğu ispatlanamadığından tarafların icra inkar tazminatı ve kötü niyet tazminatı taleplerinin yerinde bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalının dava konusu icra takibinin vaki itirazının 1.611,88 euro asıl alacak, 9,14 euro işlemiş faiz alacağı olmak üzere toplam 1.621,02 euro alacak yönünden ayrı ayrı iptaline, anılan alacak yönünden takibin takip talebindeki koşullarda devamına, icra inkar ve kötü niyet tazminatı taleplerinin reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili, taşınan eşyanın plastik boru olduğunu, üstü açık bir araç ile taşındığını, hasarın gönderen tarafından yapılan yetersiz ambalajlamadan kaynaklandığını, ve müvekkilinin TTK'nın 878 maddesi uyarınca sorumluluktan kurtulduğunu, taşınan eşyanın nakliye esnasında kırıldığı hususunu da kabul etmediklerini, davacı bu iddiasını ispat etmek zorunda olduğunu, müvekkil şirketin olay tarihini kapsayan mali sorumluluk sigortası bulunduğunu, zarar miktarının davada açılmadan önce önce sigorta şirketinden talep edilmesi gerektiğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının klaıdırlmasını istemiştir.
GEREKÇE
Dava, emtia nakliyat sigorta poliçesine dayalı olarak dava dışı sigortalıya ödenen hasar bedelinin tahsili istemiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davacı nezdinde sigortalı boru emtiasının davalı tarafından taşınması sırasında hasara uğradığının dosya kapsamına sunulan bilgi ve belgelerle ile alınan bilirkişi raporu ile sabit olduğu, davalının dava konusu hasarın ambalajlama, istifleme veya yükleme hatasından meydana geldiği savunmasını ispatlayamadığından taşınma sırasında oluşan zarardan sorumlu olduğu, mahkemece alınan bilirkişi raporunda belirlenen zarar miktarının usulünce belirlendiği,
ayrıca dava konusu hasar nedeniyle kullanılamaz hale geldiği bilirkişi raporuyla belirlenen borularda iki tanesinden her birsinin 1507 kg, diğer borunun da 1495 kg ağırılığında olması nedeniyle, mahkemece hükmedilen zarar miktarının davalı taşıyıcının CMR'nin 23. maddesi uyarınca sınırlı sorumlu olduğu tutarın altında kaldığı ayrıca davacının ödeme tarihinden itibaren faiz talebinin de yerinde bulunduğu,
her ne kadar dava konusu edilen zarar poliçe teminatı kapsamında bulunmasa da, dosyaya sunulan "hasar tazminat makbuzu ve ibraname" de yer alan temlik beyanı uyarınca davacı sigorta şirketinin dava dışı sigortalısına ödediği tazminat tutarını TBK'nın 183 vd maddelerinde düzenlenen alacağın temliki hükümleri gereğince, zarar sorulmsu olan davalı taşıyıcıdan dava ve talep hakkının bulunduğu anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 28/02//2025
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E. 2022/2022, K. 2025/145, 29 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama