İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAKARAR

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi E.2022/2121 K.2025/156

Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 25/10/2021 Tarih ve 2021/34 Esas - 2021/383 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı şirket ve davalı ... tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin…

Esas2022/2121Karar2025/156Tarih30 Ocak 2025Okuma10 dk · 1.941 kelime

KÜNYE

T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20.HUKUK Dairesi Vekilleri

Karar tarihi
30 Ocak 2025
Esas no
2022/2121
Karar no
2025/156
Başkan
... (...
Üye
... (...
Üye
... (...
Katip
... (...
İncelenen kararın mahkemesi
ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Tarihi
25/10/2021
Numarası
2021/34 E. - 2021/383 K.
Davacı
—
Davalı
—
Davanın konusu
Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.941 kelime·10 dk okuma·5 bölüm

Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 25/10/2021 Tarih ve 2021/34 Esas - 2021/383 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı şirket ve davalı ... tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

Davacı vekili, müvekkilinin 2008 yılından bu yana lüks çanta, aksesuar ve giyim ürünleri üreticisi olarak faaliyet gösterdiğini, New York, İstanbul, Bodrum ve Londra’da şubelerinin bulunduğunu, ürünlerinin hem yerel hem de yabancı tüketiciler tarafından büyük ilgi gördüğünü, ülkemizde de devlet kurumları tarafından desteklendiğini, dünyaca ünlü kişilerin davacının ürünlerini kullandığını, dava konusu 2020/27419 sayılı marka başvurusu kapsamında tescil edilmek istenilen "zigzaglı monogram desen" şeklinin davacı ile özdeşleştiğini, ilgili tüketiciler açısından söz konusu şeklin sektörün normlarından hatırı sayılır ölçüde ayrılmış,

genel geçer tekstil desen ve formlarından farklı ve özgün bir desen olduğunu, dava konusu markanın hitap ettiği gelir seviyesi yüksek tüketici kesiminin dikkat düzeyinin ve algısının da yüksek olduğunu, lüks ürün üreticisi firmaların ürünlerinin çoğu zaman o firmanın ürünü olduğunu gösteren bir “imza”, “köken belirleyici işaret” taşıdığını, dava konusu edilen şeklin de davacının klasikleşmiş markası ve deseni olduğunu, davacının hitap ettiği “A SES (A sosyo-ekonomik statü)”ye sahip tüketicileri arasında yapılan pazar araştırması raporunu işlem dosyasına sunduklarını, bu araştırmaya muhatap tüketici sayısının 65 ile sınırlı olmasının,

ürünlerin hitap ettiği tüketici kitlesi gereği yeterli kabul edilmesinin gerektiğini, davalı ...’in somut olaydaki gibi desen şekillerini marka olarak tescil edegeldiğine dair birçok emsal karar bulunduğunu ileri sürerek, TÜRKPATENT YİDK’nın 07.12.2020 tarihli ve 2020-M-9943 sayılı red kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı ... vekili, alınan kararlar ve yapılan işlemlerin usule ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ

Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, balık sırtı deseni görünümlü başvuru markasının hedef kitle yani ortalama tüketici kitlesi nazarında bu işareti marka olarak, yani bir ticari işletmenin mallarını tanıtan ve diğer işletmelerin aynı tür mallarından ayırt edildiğini algılamasına yol açan şekilde ayırt ediciliğinin bulunmadığı, nitekim bilirkişi raporunda bu hususun "... işaretin genel görünümü itibariyle alelade bir balıksırtı desenini algılattığı ve desenin bu ayrıntısının ilk bakışta göze çarpmadığı,

hatta ancak ve sadece ciddi bir inceleme sonucunda fark edilebildiği düşünüldüğünden, böyle bir özgünlükten söz etmek mümkün görülmemiştir..." şeklinde izah da edildiği, Türk Patent YİDK tarafından davaya konu marka başvurusunun yukarıda belirtilen mallarda SMK 5/1-b kapsamında ayırt edicilik niteliği taşımadığı tespitinin yerinde ve doğru olduğu sonucuna varıldığı,

( her ne kadar raporda " cep telefonları" açısından somut ayırt ediciliği olduğu belirtilmiş ise de soyut ayırt ediciliğinin olmadığı) SMK 5/2 maddesi açısından "balık sırtı deseni" görünümlü başvuru markasının benimsenen bilirkişi raporunda da geçtiği şekilde " davacının markasının kapsamındaki “Derilerden, deri taklitlerinden veya diğer malzemelerden mamul taşıma amaçlı başka sınıflarda yer almayan eşyalar: çantalar, cüzdanlar, deri veya kösele kutular ve sandıklar, anahtar muhafazaları, bavullar, valizler” emtiaları bakımından kullanım sonucu ayırt edici nitelik, yani söz konusu emtialar özelinde,

markasal anlamda hukuken korunması gereken ekonomik bir değer kazandırdığı, bu emtialar bakımından 6769 sayılı SMK’nın 5/2 maddesinde düzenlenen “kullanım sonucu ayırt edicilik kazanılmış olması” halinin somut olayda gerçekleşmiş olduğu," şeklinde özetlenen görüşe aynı gerekçe ile iştirak edilerek bu mallar açısından SMK 5/2 maddesindeki koşullar oluştuğundan bu kısımlardan davanın kabulünün gerektiği, yine bilirkişi raporunda da geçtiği şekilde, davacının markasının kapsamındaki “Cep telefonları ve bunları kılıfları; taşınabilir bilgisayar kılıfları.

İşlenmiş veya işlenmemiş deri ve postlar, yapay deriler, köseleler, astarlık deriler; dokunmuş veya dokunmamış kumaşlar; ev tekstil ürünleri.” emtiaları açısından ise ayırt edicilik kazanmış olduğunun dava/itiraz dosyasına sunulan deliller doğrultusunda söylenemeyeceği şeklinde özetlenen görüşe aynı gerekçe ile iştirak edilerek bu mallar açısında SMK 5/2 maddesindeki koşullar oluşmadığından bu kısımlardan ise davanın reddinin gerektiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, dava konusu Türk Patent'in 2020-M-9943 sayılı YİDK kararının dava konusu edilen 2020/27419 sayılı markanın kapsamında yer alan " Derilerden,

deri taklitlerinden veya diğer malzemelerden mamul taşıma amaçlı başka sınıflarda yer almayan eşyalar: çantalar, cüzdanlar, deri veya kösele kutular ve sandıklar, anahtar muhafazaları, bavullar, valizler" yönünden iptaline, diğer kısımlar yönünden ise davanın reddine karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, müvekkilinin Türkiye'de ilk mağazasını 2012 yılında İstanbul Pera'da, ikinci mağazasını 2014 yılında Bodrum'da, üçüncü mağazasını 2019 yılında Londra'da açtığını, lüks çanta, aksesuar ve giyim ürünlerinin üretim ve satışını gerçekleştirdiğini, ürünlerinin dünya ölçeğinde ünlü isimler tarafından kullanıldığını, dava konusu "zigzaglı monogram deseni"nin müvekkili ile özdeşleştiğini, tescil kapsamındaki tüm emtia bakımından kullanımla ayırt edici hale geldiğini, tüketicilerin dava konusu markayı ayırt ettiklerinin sayısız yazı/röportaj ve Ipsos raporu ile de kanıtlandığını,

müvekkilinin markasının başından beri sahip olduğu özgünlük ve ayırt ediciliğe ek olarak, uzun yıllara dayanan kullanımları sonucu da pekiştirilmiş bir ayırt ediciliği haiz hale geldiğini, öte yandan davacı markasının hitap ettiği lüks tüketim ürünlerinin alıcı kitlesinin sınırlı olduğunu, hızlı tüketim ürünleri gibi geniş kitlelere hitap ettiği yönünde değerlendirme yapılmasının hatalı olduğunu ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

Davalı Kurum vekili istinaf başvuru dilekçesinde; davacının dosya kapsamında sunduğu belgelerin çeşitli dergilerde yer alan haberler, ürün görselleri, işaretin ayırt edici olduğuna dair 2019 yılında yapılmış Türkiye'de ilgili çevrenin algısına dair 65 kişilik pazar araştırması, ürün katalogları, mağaza resimleri olduğu, sunulan pazar araştırması çalışmasının toplam 65 kişi üzerinde yapıldığı,

bu kişilerin 41'inin başvuruya konu deseni başvuru sahibi ile ilişkilendirdiği görülmekle birlikte tescili talep edilen malların genel tüketici kitlesinin 65'den çok daha büyük bir sayıda olduğu dikkate alındığında, söz konusu araştırma sonucunun başvurunun yoğun ve yaygın kullanımla markasal ayırt edicilik kazandığı iddiasını ispatlayamadığını, dava konusu şeklin "balıksırtı deseni" olarak tabir edilen ve kumaş, giyim ve aksesuar gibi alanlarda kullanımı bulunan bir desen olduğunu, ret konusu mallar üzerinde desen algısı yarattığını, marka algısı oluşturmadığını, ticari kaynak belirtmediğini ileri sürerek,

yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

GEREKÇE

1-Dava, marka başvurusunun reddine dair YİDK kararının iptali istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.

Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, 6769 sayılı SMK'nın 5/1-b maddesinde, herhangi bir ayırt edici niteliğe sahip olmayan işaretlerin marka olarak tescil edilemeyeceklerinin düzenlendiği, madde gerekçesinde de açıklandığı üzere bu hükme göre, sicilde gösterilebilir olmasına rağmen ilgili mal veya hizmetler için ayırt ediciliğe sahip olmayan, dolayısıyla tüketiciler tarafından marka olarak algılanmayacak işaretlerin, marka olarak tescil edilmelerinin mümkün olmadığı,

dava konusu başvurunun bilirkişi raporunda da açıklandığı üzere genel görünümü itibariyle alelade bir "balıksırtı deseni" olarak algılandığı, markasal bir algı yaratmadığı, diğer bir deyişle bir işletmenin mal ve hizmetlerini bir başka işletmenin mal ve hizmetlerinden ayırt etmeye elverişli olmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.

2-Davalı ... vekilinin istinaf itirazlarının incelenmesine gelince; ilk derece mahkemesince, dava konusu başvurunun SMK'nın 5/1-b maddesi anlamında ayırt ediciliği bulunmadığı ancak tescili istenen “Derilerden, deri taklitlerinden veya diğer malzemelerden mamul taşıma amaçlı başka sınıflarda yer almayan eşyalar: çantalar, cüzdanlar, deri veya kösele kutular ve sandıklar, anahtar muhafazaları, bavullar, valizler” emtiaları açısından davacının dava konusu başvuruyu kullanım sonucu ayırt edici hale getirdiği gerekçesiyle yazılı şekilde karar verilmiş, olup taraflar arasındaki uyuşmazlık sayılan hizmetler yönünden dava konusu ibarenin kullanım sonucu ayırt edici hale gelip gelmediği noktasındadır.

SMK'nın 5. maddesinin 2. fıkrasına göre bir marka başvuru tarihinden önce kullanılmış ve başvuruya konu mallar veya hizmetlerle ilgili olarak bu kullanım sonucu ayırt edici bir nitelik kazanmış ise aynı maddenin birinci fıkrasının b,c ve d bentlerine göre tescili reddedilemeyecektir. Buna göre, başlangıçta marka olarak tescil edilebilmesi için gerekli koşulları taşımayan bir işaretin zamanla kullanılarak ayırt edicilik kazanması mümkündür.

Ancak; buradaki kullanımla ayırt edicilik kazanma SMK'nın 5. maddesinin 1. fıkrasının (b), (c) ve (d) bentlerinde yazılı mutlak ret nedenlerinden birinin varlığı dolayısıyla tescil edilemeyecek bir işaretin kendisine ait olduğunu ticaret alanında kabul ettirmiş olması anlamına gelmektedir.

“Kendisine ait olduğunu kabul ettirme” kavramının aynı Kanun'un 5/1-b maddesinde belirtilen “ayırt etmeyi sağlamaktan” daha güçlü olduğu ve ilgili sektör bakımından da bütün Türkiye’yi kapsadığının kabulü zorunludur. SMK'nın 5 maddesinin 2. fıkrasında düzenlenen kullanma ile ayırt edicilik kazanıldığını iddia eden kişinin bunu kanıtlaması gerekir.

Yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde somut olay değerlendirildiğinde, başvuru 04.03.2020 tarihinde yapıldığından, dava konusu başvurunun bu tarih itibariyle kullanım sonucu ayırt edici hale geldiğinin ispatlanması gerekir. Davacının bu minvalde sunduğu delillerin Harper’s Bazaar, Vogue Haber, Instyle, L’officiel, Elle, Şamdan, You Mag, Country Life gibi dergilerde çıkan haber ve paylaşımlar ile

davacı şirket kurucusu ile yapılmış röportajlar, davacının mağazalarının görüntüleri, ürünlerinin görselleri, katalogları, davacının ürünlerini kullanan ünlülerin fotoğrafları, tanıtım ve reklam görselleri, davacının ürünlerinin ilgili tüketiciler nezdinde bilinirliği üzerine yapılan ve katılımcıların % 63'ünün dava konusu deseni davacı ile ilişkilendirdiği 65 kişilik pazar

araştırması sonucu, T.C. Ticaret Bakanlığı İhracat Genel Müdürlüğü’nün davacının “tasarımcı şirket”

olarak destek kapsamına alındığına dair yazısının örneği olduğu görülmüştür. Ne var ki bahsi geçen delillerin, davacının, herkesçe bilinen balıksırtı deseninin kendisine ait olduğunu kabul ettirdiğini ve ilgili sektör bakımından da bütün Türkiye’yi kapsadığını söylemenin mümkün olmadığı, başka bir deyişle dava konusu şeklin başvuru tarihinde kullanım sonucu ayırt edici hale geldiğini ispata elverişli olmadığı kanaatine varılmıştır. Zira Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 30.09.2019 tarih, 2018/4681 E., 2019/6004 K. sayılı kararında da vurgulandığı üzere, bu denli tanımlayıcılığı yüksek ve somut ayırt ediciliği bulunmayan ibarelerin çok yoğun kullanımla dahi ayırt edici kılınmaları oldukça güçtür. Dava konusu ibarenin

kullanım sonucunda ayırt ediciliğinin yükseldiği ve artık tüketiciler nezdinde

doğrudan davacı taraf ile özdeş hale geldiği yönünde bir tespit için sunulan

delillerin çok daha somut ve yoğun olması gerekmektedir. Nitekim Dairemizin aynı kabulden hareketle benzer uyuşmazlıklara ilişkin bulunan kararlarının onandığı Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2023/5451 E.- 2024/7183 K., 2023/264 E.- 2024/3830 K. ve 2023/1141 E.- 2024/4765 K. sayılı ilamları da aynı yöndedir.

Bu itibarla yukarıda açıklanan nedenlerle dava konusu başvurunun SMK'nın 5/1-b maddesi anlamında ayırt ediciliğinin bulunmadığı, SMK'nın 5/2 maddesi anlamında kullanım sonucu ayırt edici hale getirildiğinin de ispatlanamadığı, bu bağlamda dava konusu YİDK kararının yerinde olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;

1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

2-Davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince KABULÜ ile Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi 25/10/2021 gün ve 2021/34 Esas - 2021/383 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,

2-Davanın REDDİNE,

3-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL maktu karar ve ilam harcından, peşin alınan 59,30-TL’nin düşümü ile kalan 556,10-TL bakiye karar ve ilam harcının davacıdan alınarak Hazineye irad kaydına,

4-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 40.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına,

6-Davalı ... tarafından istinaf aşamasında yapılan 82,00-TL posta ücreti, 220,70-TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı olmak üzere 302,70-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı ...'na verilmesine,

7-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen taraflara iadesine, (HMK m.333),

8-Harçlar Kanunu uyarınca davacıdan alınması gereken 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 80,70-TL’nin düşümü ile kalan 556,10-TL bakiye karar ve ilam harcının davacıdan alınarak Hazineye irad kaydına,

9-Davalı ... tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 80,70-TL istinaf karar ve ilam harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davalı ... Kurumuna iadesine,

10-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 30/01/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.

GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 21/02/2025

Başkan · ... Üye · ... Üye · ... Katip · ...

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E. 2022/2121, K. 2025/156, 30 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Tarafların İddia Ve Savunmalarının Özeti
  4. İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti
  5. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
  6. Gerekçe
  7. Gerekçeli Kararın Yazıldığı Tarih : 21/02/2025
  8. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/2121
Karar No
2025/156
Tarih
30 Ocak 2025

İlgili Kararlar

  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi E.2022/2122 K.2025/157
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi E.2022/2125 K.2025/114
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi E.2022/2126 K.2025/69
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi E.2022/2137 K.2025/151
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi E.2022/2138 K.2025/152
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi E.2022/2143 K.2025/73

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.