KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi Asıl Ve Birleşen 3. Fshhm'nin 2021/246 E. 2021/277 K. Sayılı Dosya
- Karar tarihi
- 7 Şubat 2025
- Esas-Karar No
- 2022/2123 - 2025/246
- Esas no
- 2022/2123
- Karar no
- 2025/246
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
- Tarihi
- 05/09/2022
- Numarası
- 2021/226 E. - 2022/197 K.
- Davacı
- —
- Vekili
- —
- Davalı
- —
- Davanın konusu
- YİDK Marka Kararı İptali
Karar Metni
979 kelime·5 dk okuma·5 bölüm
Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 05/09/2022 tarih ve 2021/226 Esas - 2022/197 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, elektrik ve aydınlatma sektöründe faaliyette bulunan müvekkilinin 2020/18818 sayılı ve "..." ibareli markanın tescili için davalı ... başvurduğunu, diğer davalı şirketin yayıma itirazı üzerine başvuru kapsamından 35. sınıf hizmetlerin çıkartıldığını, bu karara yaptıkları itirazın ise TÜRKPATENT YİDK kararıyla nihai olarak reddedildiğini, oysa taraf markaları arasında karıştırılma ihtimali bulunmadığını, markaların bir bütün olarak değerlendirilmesi gerektiğini, tarafların farklı sektörlerde faaliyet gösterdiklerini ileri sürerek, müvekkili başvurusunun kısmen reddine dair YİDK kararının iptaline ve müvekkili markasının tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Diğer davalı Şirket vekili, taraf markalarının ayniyet derecesinde benzer olduğunu, başvurunun iltibasa sebebiyet vereceğini ve tescili halinde davacının müvekkili markasının tanınmışlığından haksız yarar sağlayacağını savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, davacının "..." ibareli marka başvurusu ile davalı firmanın "..." ve "..." ibareli tescilli markası arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ve sesçil olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, her iki taraf markasında "..." - "... ..." şeklinde ibarelerin asli unsur olarak öne çıktığı; diğer yönden 35. sınıf hizmetler açısından da emtia benzerliğinin gerçekleştiği;
işin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, mesnet marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu hizmetler için ayırdığı satın alma/yararlanma süresi içinde, davacının "..." ibareli marka başvurusunu gördüğünde derhal ve hiç düşünmeden davalı firmanın "..." ve "..." ibareli tescilli markasından farklı bir marka olduğunu algılayamayacağı, her iki markada benzerlik nedeniyle yanılgı yaşayabileceği,
ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından benzerlik nedeniyle başvuru konusu işaret ile davalı markası arasında işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalar algısı oluşabileceği yani markaları karıştırabileceği, bu açıdan SMK'nın 6/1. maddesindeki iltibas koşulları oluştuğundan YİDK kararının yerinde ve doğru olduğu.
HMK'nın 282. maddesindeki "Hâkim, bilirkişinin oy ve görüşünü diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendirir." hükmünden hareketle ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 08/06/2016 tarih, 2014/11-696 E. - 2016/778 K. sayılı kararı uyarınca iltibas incelemesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesinin gerekmesi karşısında bilirkişi raporunun iltibas değerlendirmesine ilişkin aksi yöndeki görüşüne itibar edilmediği,
davacı tarafın daha önceki tescilli markalarından "..." ibaresi yer alsa da başvuru markasının asli işaretlerinden "..." ibaresi önceki markalarda yer almadığından yukarıdaki kriter kapsamında müktesep hak koşullarından da yararlanamayacağı;
diğer yönden davacı taraf başvuru ibaresi üzerinde SMK'nın 6/3 maddesi anlamında önceye dayalı kullanım ve gerçek hak sahipliği, SMK'nın 6/5 maddesi anlamında tanınmışlık iddialarını ileri sürmüş ise de bu hususlar nisbi red sebebi olarak başkasının başvuru markasına engel oluşturan sebepler olup, davacının kendi başvurusunun tescilini sağlama sebepleri de sayılmadığından bu iddiaların kabulünün de mümkün görülmediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, istinaf incelemesine konu kararın eksik inceleme ve hatalı değerlendirme ile verildiğini, dosyaya dahil edilen bilirkişi raporunun gözardı edildiğini, taraf markalarında bununan "..." dışındaki ibarelerin yok sayıldığını, markaların parçalara ayrılarak incelendiğini, markaların farklı sektörlerde kullanılacağını, bilirkişi heyetinin bütünsellik ilkesini ve tüketici kitlesinin farklılığını gözeterek yaptığı inceleme neticesinde markalar arasında iltibas doğmayacağı sonucuna ulaştığını, uzman bilirkişilerin görüşünün yok sayıldığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE
Dava, YİDK marka kararı iptali istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, "..." ibaresinin her iki taraf markasında esas unsur olarak yer almasından kaynaklı olarak taraf markaları arasında işaret benzerliğinin oluştuğu, söz konusu ibarenin iyi bilinen bir antik kentin adı olmadığı ve 35. sınıf hizmetlerde ayırt edici olduğu, başvuru kapsamından çıkartılan 35. sınıf hizmetlerin davalı şirketin itirazına mesnet markasının kapsamında aynen yer aldığı,
emtia benzerliği değerlendirmesinin ise tarafların fiilen faaliyette bulundukları alanlara göre değil, tescil kapsamındaki mal ve hizmetlere göre yapılacağı, dava konusu markanın davalı şirket markasının devamı, yeni bir versiyonu gibi algılandığı, bu hale göre taraf markaları arasında SMK'nın 6/1. maddesi anlamında ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimali bulunduğu,
öte yandan bilirkişilerin görüşü hakim için bağlayıcı olmayıp HMK'nın 282. maddesinde uyarınca hakimin bilirkişinin oy ve görüşünü diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendireceği, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 08.06.2016 tarih ve 2014/11-696 E.- 2016/778 K. sayılı kararı uyarınca iltibas değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesi mümkün olduğu anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH: 04/03/2025
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E. 2022/2123, K. 2025/246, 7 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama