KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi Mahkemesi
- Karar tarihi
- 31 Ocak 2025
- Esas-Karar No
- 2022/2188 - 2025/179
- Esas no
- 2022/2188
- Karar no
- 2025/179
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 5. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK
- Tarihi
- 28/09/2022
- Numarası
- 2021/205 E. - 2022/216 K.
- Davacı
- —
- Vekili
- —
- Davalı
- —
- Davanın konusu
- YİDK Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü
Karar Metni
742 kelime·4 dk okuma·5 bölüm
Taraflar arasında görülen davada Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 28/09/2022 tarih ve 2021/205 Esas - 2022/216 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, müvekkilinin “...” ibareli seri markalarının bulunduğunu, davalı Şirketin "... ..." ibareli başvurusuna anılan markalarına dayalı olarak yaptıkları itirazlarının dava konusu YİDK kararı ile nihai olarak reddedildiğini, oysa dava konusu başvuru ile müvekkilinin markaları arasında iltibas bulunduğunu, davalının müvekkili adına tescilli “..." markalarının itibarından dolayı haksız avantaj elde edeceğini ve müvekkiline ait “..." markalarının ayırt edici karakterine zarar vereceğini ileri sürerek, 2021-M-4329 sayılı YİDK kararının iptaline, dava konusu başvurunun tescili halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı davaya cevap vermemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece, tarafların markalarında müşterek olan ibarenin "..." sloganı olduğu, bu sloganın ticari hayatta yaygın olarak kullanılan, somut ayırt ediciliği güçlü olmayan bir söz dizisi olduğu, ayrıca dava konusu marka başvurusunun esaslı unsurunun bir bütün olarak "... ..." ibaresinden oluştuğu, Yargıtay 11.Hukuk Dairesi'nin 12.10.2020 tarih 2020/92 E 2020/3984 K sayılı kararında belirtildiği üzere;
zayıf markaların koruma kapsamı değerlendirilirken iltibas tehlikesinin yapılacak küçük bir değişiklik ile dahi bertaraf edilebileceğinin göz önüne alınması gerektiği, markalarda müşterek olarak bulunan "..." sloganının zayıf karakterli olduğu tespit edildiğinden, markaların genel görünümleri itibariyle birbirlerinden farklılaşmış olduğunun söylenebileceği, başka bir deyişle;
daha önce davacıya ait "...", "... ..." ve "... ..." markalarını gören, işiten, bu markalı mal ve hizmetlerden yararlanan ilgili tüketici kesiminin, daha sonra davaya konu "... ..." markasını davaya konu hizmetler üzerinde gördüğünde ya da işittiğinde, davaya konu hizmetlerden faydalanmak için ayıracağı sınırlı süre içerisinde, bu markayı davacıya ait markalardan farklı bir marka olarak algılayacağı gibi marka sahipleri arasında idari veya ekonomik bir bağlantı da kurmayacağı,
dolayısıyla karşılaştırılan markalar arasında SMK m.6/1 hükmü uyarınca ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma tehlikesi bulunmadığı gerekçesiyle YİDK kararının iptali isteminin reddine, dava konusu marka başvurusu tescil edilmediğinden hükümsüzlük istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili, dava konusu "... ... "ibareli başvuru ile müvekkilinin itirazına mesnet "... "ibareli markaların iltibasa neden olacak düzeyde benzer olduğunu, dava konusu başvuruda yer alan "..." ibaresinin yeterli ayırt ediciliği sağlamadığını, dava konusu başvurunun müvekkilinin markalarının serisi olarak algılanacağını, dava konusu başvurunun müvekkili ile bağlantılı olduğunun düşünüleceğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE
Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, tescilli bir marka ile başvuru konusu işaret arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları gözetilerek münferit unsurlardan ziyade bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin dikkate alınarak belirleneceği,
bir bütün olarak dava konusu “... ...” ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet "..." ibareli markalar arasında 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin olmadığı, zira markalarda ortak olarak yer alan "..." ibaresinin ayırt ediciliğinin zayıf olduğu, bu hale göre dava konusu başvuruya bir bütün olarak yeterli ayırt ediciliğin sağlandığının kabulü gerektiği anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 17/02/2025
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E. 2022/2188, K. 2025/179, 31 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama