KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Bam 20. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20.HUKUK Dairesi
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 8 Mart 2024
- Esas no
- 2022/223
- Karar no
- 2024/479
- Başkan
- ... ...
- Üye
- ... ...
- Üye
- ... ...
- Katip
- ... ...
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
- Tarihi
- 02/12/2021
- Numarası
- 2021/111 E. - 2021/390 K.
- Davacı
- —
- Vekili
- —
- Davalı
- —
- Davanın konusu
- Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali
Karar Metni
1.280 kelime·6 dk okuma·5 bölüm
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 02/12/2021 tarih ve 2021/111 E. - 2021/390 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, müvekkilinin TÜRKPATENT nezdinde 2020/01452 sayılı "..." ibareli marka başvurusunda bulunduğunu, davalı şirketin 2020/00854, 2015/73933 sayılı ve "...", "... şekil (arapça ve latince yazılışı)" ibareli markalarını gerekçe göstererek yaptığı itirazın 2021-M-209 sayılı YİDK kararı ile nihai olarak kabul edilerek başvurunun reddedildiğini, oysa müvekkili markasının davalı markası ile benzer olmadığını, davalının Türkiye’de marka kullanımının bulunmadığını, davalının eskiye dayalı markasal kullanımı gösterir içerikte kanıt sunmadığını, davalının haksız rekabete dayalı haksız kazanç elde etmeye çalıştığını,
yurt dışı tescillerinin ülkesellik ilkesi doğrultusunda tek başına Türkiye'deki hak sahipliği iddiasını ispatlar niteliğinin bulunmadığını, müvekkilinin davaya konu markayı, marka tescil talebinde bulunulmadan önce kullandığını, söz konusu marka ile anıldığını, başvurunun kötü niyetle yapılmadığını, "..." markasını, Türkiye'de ilk kullanan ve markaya ayırt edicilik ve bilinirlik kazandıranın müvekkili olduğunu, müvekkilinin 08.04.2011 tarihinden itibaren iş yeri unvanının "..." olduğunu, www...com.tr alan adını kullandığını, itiraza gerekçe gösterilen 2015/73933 sayılı ve 2020/00854 sayılı markalarda 35.sınıfın söz konusu olmadığını,
tarafların faaliyet alanlarının birbirine benzemediğini, davalının Türkiye’de herhangi bir hak sahipliğinin bulunmadığını ileri sürerek, Türk Patent ve Marka Kurumu Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu’nun 2021-M-209 sayılı kararının iptale karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, taraf markalarını oluşturan şekil, renk ve ibarelerin ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğunu, davalı ... vekilinin itiraz ekinde sunmuş olduğu Van 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 26/06/2018 tarih ve E: 2017/94, K: 2018/341 sayılı kararında davacı adına kayıtlı 2011/41054 sayılı "..." markasının tescilli olduğu 35. sınıf yönünden kötüniyet gerekçesiyle hükümsüzlüğüne karar verildiğini, davacı tarafın artık diğer davalının markalarından habersiz olduğunun kabulünün mümkün olmadığını, Van 3.ASHM Mahkemesinin hükümsüzlüğüne karar vermiş olduğu 2011/41054 sayılı markanın ve diğer davalı adına kayıtlı 2015/73933,
2020/00854 markaların ayırt edilemeyecek kadar benzeri olan ibarenin tescili talebinin, hükümsüzlük kararını işlevsiz kılmaya yönelik olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı ... vekili, “...” markasını 20 yıl tescilsiz, 17 yıldır da tescilli olarak kullanmaya devam ettiğini, “...” ibaresini ilk ihdas eden kişinin müvekkili olduğunu, özellikle Ortadoğu ve Güneybatı Asya ülkelerinde markanın tanınmışlığını müvekkilinin sağladığını, müvekkilinin “...” markasıyla arz ettiği ürünlerini ülkemize de ihraç ettiğini ve yine ülkemiz üzerinden başka ülkelere de ürünlerin satışını gerçekleştirdiğini, Müvekkili Firmanın “...” ibareli markasının yurtdışında tescilli olduğunu, davacının, müvekkili ile aynı sektörde ticari faaliyette bulunduğunu,
müvekkili markaları ile iltibas teşkil eden internet sitesinde "http://www...com.tr" http://www...com.tr uzantılı alan adları üzerinden, müvekkiline ait ürünleri kendi ürünleri gibi ticari faaliyetlerine konu ettiğini, logosunu da taklit ettiğini, gerek davacı yana karşı gerekse de davacı yanın oğlu ...’a karşı müvekkilinin 2011 yılından bu yana sürekli olarak marka davaları ikame ettiğini, gerek ...’ın gerekse de davacı ...’ın “...” markası bakımından sürekli olarak marka başvuruları gerçekleştirmelerinin kötü niyetli olarak hareket ettiklerini gösterdiğini, davacı ...’ın müvekkili ... ... ile ticari ilişkisi olduğunu,
davacının müvekkili markasından haberdar olduğunu, kötü niyetinin mahkeme kararı ile kesin olarak tespit edildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, davacı yanın markası kapsamında 35.sınıf 05 alt grubundaki satış hizmetlerinin 29, 30 ve 32. sınıf malların satışına özgülenmiş olmasından kaynaklı olarak aralarında yüksek düzeyli benzerlik olduğu, "..." ibaresinin her iki taraf markasında esas unsur olduğu, davacı markasında yer alan daire şeklinin ve her iki markanın logo şekillerinin, kelimelerin yer aldığı sarı zeminin benzer olduğu, logo örneklerinde kelimelerin aynı şekilde ön plana çıkarıldığı, taraf markalarında yer alan diğer şekil ve renk unsurların ise bu benzerlik derecesini düşürmeye veya kesmeye yetemediği,
taraf markaları bir bütün olarak ele alındıklarında, davacının dava konusu “...” markasının, davalı markaları ile görsel ve işitsel olarak aynı olduğu, ilişkili olarak görülen emtialarda taraf markaları arasında ilgili tüketici nezdinde iltibasa neden olacak düzeyde benzerlik bulunduğu, davacı tarafça eskiye dayalı kullanım ve dolayısıyla gerçek hak sahipliği iddiasında bulunulmuş ise de, bu iddianın başkalarının başvurularına itiraz, tescil halinde hükümsüzlük davası açma hakkı verdiği,
ancak kendi başvurusunun tescilini sağlamayacağı, Van 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 26/06/2018 tarih ve E: 2017/94, K: 2018/341 sayılı kararında davacı adına kayıtlı 2011/41054 sayılı "..." markasının tescilli olduğu 35. sınıflar yönünden hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verildiği, eldeki davada davacının Van 3.Asliye Hukuk Mahkemesinin hükümsüzlüğüne karar vermiş olduğu 2011/41054 sayılı markanın ve davalı adına kayıtlı 2015/73933, 2020/00854 markaların ayırt edilemeyecek kadar benzeri olan ibarenin tescili talebinde bulunduğu, bu nedenle başvurunun kötü niyetli olarak yapıldığı,
başvuru konusu tüm hizmetler yönünden redde ilişkin YİDK kararının yerinde olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili, müvekkiline ait marka sınıfının, davalı ... ...'a ait olduğu değerlendirilen marka sınıfından farklı olduğunu, marka işaretleri arasında benzerlik ve karıştırılma ihtimali bulunmadığını, “...” ibaresini uzun süredir kullandıklarına ve markalarının tanınmışlığına dair delillerinin incelenmediğini, başka bir marka ve başka bir konuya ilişkin mahkeme kararının bu dosyaya örnek gösterilerek, müvekkilinin kötü niyetli olduğuna karar verilemeyeceğini, kötü niyetin ispatı yönünden davalı tarafından hiçbir delil sunulmadığını ileri sürerek, yerel mahkeme kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE
Dava, marka başvurusunun reddine dair ... YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, "...+şekil" ibareli başvuru ile davalının redde mesnet "..." esas unsurlu markaları arasında 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel ve işitsel olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde karıştırılma tehlikesinin bulunduğu, zira karşılaştırılan markalarda asıl unsurları olan "..." ibarelerinin ortak olarak bulunduğu, kavramsal, görsel ve işitsel olarak başvuruya yeterli ayırt ediciliğin sağlanmadığı, bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere başvuru kapsamında 35/05.sınıfta yer alan
hizmetlerin tamamının, davalı yana ait önceki tarihli markalar kapsamındaki mallar ile benzer/ilişkili oldukları, davacı ile ticari ilişkisi olan ve yine davacıyla aynı sektörde faaliyette bulunan davalı gerçek kişinin, yurt dışında davacı adına tescilli markadan haberdar olmamasının mümkün olmadığı, nitekim Van 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 26/06/2018 tarih, 2017/94 Esas, 2018/341 Karar sayılı kararında "davalının hiçbir mantıki veya ticari gerekçesi olmaksızın davacının markasının fotoğrafını çekerek,
bu markayı kendi adına tescil ettirmekte kötü niyetli olduğu" gerekçesiyle davacı adına kayıtlı 2011/41054 sayılı "..." markasının tescilli olduğu 35. sınıflar yönünden hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verildiği, anılan karara karşı davalı ...'ın istinaf başvurusunun Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi'nin 02/02/2021 tarih, 2018/2815 Esas, 2022/6790 Karar sayılı kararı ile esastan reddine karar verildiği ve bu kararın da Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 10/10/2022 tarih, 2021/2382 Esas, 2022/6769 Karar sayılı kararı ile onanarak kesinleştiği,
eldeki davada davacının Van 3.Asliye Hukuk Mahkemesinin hükümsüzlüğüne karar verdiği 2011/41054 sayılı markanın ve davalı adına kayıtlı 2015/73933, 2020/00854 markaların ayırt edilemeyecek kadar benzeri olan ibarenin tescili talebinde bulunduğundan başvurunun kötüniyetli olduğu anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 08/03/2024
Başkan · ... Üye · ... Üye · ... Katip · ...
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E. 2022/223, K. 2024/479, 8 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama