KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Bam 20. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20.HUKUK Dairesi Mahkemesi Davacı
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 9 Şubat 2024
- Esas-Karar No
- 2022/32 - 2024/195
- Esas no
- 2022/32
- Karar no
- 2024/195
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK
- Tarihi
- 24/10/2018
- Numarası
- 2017/467 E. - 2018/387 K.
- Vekilleri
- —
- Davalı
- —
- Davanın konusu
- YİDK Kararının İptali
Karar Metni
619 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 24/10/2018 tarih ve 2017/467 E. - 2018/387 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, müvekkil şirketin, 2016/87113 sayılı "... ..." ibareli markanın 09, 35, 38, 41, 42. sınıflarda tescili için başvuruda bulunduğunu, "... ..." sloganının ortalama tüketicilere verdiği açık ve doğrudan mesajın ürün/hizmet yenileme işleminin ... derecede avantajlı uygun koşullarla yapıldığı yönünde olduğunu, bu çerçevede ayırt edici özelliğinin bulunduğunu, müvekkilinin "... ..." markasının birden fazla ibareden oluşması nedeniyle tek kelime unsurunun değil, bir bütün olarak değerlendirilmesinin gerektiğini, bu markanın bir slogan olduğunu, müvekkiline ait "..." ibareli tescilli seri markalarının bulunduğunu,
2016/87136 sayılı "... ...", 2016/87064 sayılı "... ...", 2016/87040 sayılı "... ...", 2016/87032 sayılı "... ...", 2016/87028 sayılı "... ...", 2016/87027 sayılı "... ..." markalarının olduğunu, anılan ibareye kullanım sonucu ayırt edicilik kazandırdığını, buna rağmen müvekkilinin başvurusunun 2017-M-8379 sayılı YİDK kararı ile reddedildiğini ileri sürerek, davalı ... YİDK kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, dava konusu başvurunun "... ..." şeklinde ön plana çıktığı, ortalama düzeydeki tüketici kesimi nazarında bu ibarenin başvuru kapsamındaki 09, 35, 38, 41 ve 42. sınıflardaki mal/hizmetler yönünden inanılmayacak şekilde değişme ve bambaşka bir yenilik çağrışımı yaratan bir slogan olarak algılanabileceği, dolayısıyla bu ibarenin markanın tanımında yer alan "bir teşebbüsün mal veya hizmetlerini bir başka teşebbüsün mal veya hizmetlerinden ayırt etmeyi sağlaması" koşulu sağlanmadığından somut ayırt edicilik taşımadığı, diğer yönden başvuru ibaresinin kullanım sonucu ayırt edicilik kazanılarak marka hakkının elde edildiği konusunda yeterli delil ve belge sunulmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, mahkemece yapılan 556 sayılı KHK'nin 7/1-a maddesi kapsamındaki değerlendirmenin hatalı olduğunu ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE
Dava, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı ve başvuru konusu "... ..." ibaresinin, dava konusu başvuru kapsamındaki 09, 35, 38, 41 ve 42. sınıflardaki mal ve hizmetler yönünden, başvuru tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 556 sayılı KHK'nın 5/1. maddesi anlamında, "bir teşebbüsün mal veya hizmetlerini bir başka teşebbüsün mal veya hizmetlerinden ayırt etmeyi sağlaması" koşulunu taşımadığından, aynı Yasanın 7/1-a maddesi uyarınca marka olarak tescil edilebilecek işaretlerden olmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 09/02/2024
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E. 2022/32, K. 2024/195, 9 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama