KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi Mahkemesi Vekili
- Karar tarihi
- 22 Mart 2024
- Esas-Karar No
- 2022/335 - 2024/586
- Esas no
- 2022/335
- Karar no
- 2024/586
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK
- Tarihi
- 27/12/2021
- Numarası
- 2021/85 E. - 2021/467 K.
- Davacı
- —
- Davalı
- —
- Davanın konusu
- YİDK Kararı İptali
Karar Metni
1.385 kelime·7 dk okuma·5 bölüm
Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 27/12/2021 tarih ve 2021/85 Esas - 2021/467 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, müvekkilinin "..." ibareli başvurusunun, davalı Şirketin "..." ibareli markalarına dayalı olarak yaptığı itiraz sonucu, dava konusu YİDK kararı ile nihai olarak reddedildiğini, oysa taraf markaları arasında iltibasa neden olacak bir benzerlik bulunmadığını ileri sürerek, 2021-M-531 sayılı YİDK kararının iptaline ve marka başvurusunun tescil işlemlerinin tamamlanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Diğer davalı vekili, dava konusu başvuru ile müvekkiline ait redde mesnet markalar arasında iltibas bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece, davacının "şekil+... " ibareli marka başvurusu ile davalının "..." ibareli tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ve sesçil olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu,
işin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, mesnet marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu hizmetler için ayırdığı satın alma/yararlanma süresi içinde, davacının "şekil+..." ibareli marka başvurusunu gördüğünde derhal ve hiç düşünmeden davalının "..." ibareli tescilli markasından farklı bir marka olduğunu algılayamayacağı, yani her iki markada yanılgı yaşayabileceği ,
ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından başvuru konusu işaret ile redde mesnet markalar arasında benzerlik nedeniyle işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı hizmetler algısı oluşabileceği yani markaları karıştırabileceği, bu açıdan SMK 6/1 maddesindeki iltibas koşulları oluştuğundan, YİDK kararı yerinde ve doğru olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili, müvekkilinin başvurusu ile redde mesnet marklar arasında iltibas koşullarının oluşmadığını, dava konusu başvurunun bir bütün olarak "..." ibaresinden oluştuğunu ve bu hali ile redde mesnet "..." ibareli markalardan farklılaştığını ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE
1-Dava, marka başvurusunun reddine dair YİDK kararının iptali ve başvurunun tescili işlemlerinin tamamlanması istemlerine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, dava konusu "..." ibareli başvuru ile 2017/122955, 2017/90829, 2017 /90839, 2017/90852, 2018107706, 2018107710 sayılı ve "..." asıl unsurlu redde mesnet markalar arasında, başvurunun tescil edilmek istendiği 43. sınıf "Yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri.
Geçici konaklama hizmetleri, geçici konaklama ile ilgili rezervasyon hizmetleri, düğün salonu kiralama hizmetleri, konferans ve çeşitli toplantılar için yer sağlama hizmetleri.
Gündüz bakımı (kreş) hizmetleri." yönünden, SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunduğu, zira redde mesnet markaların asli unsuru olan "..." ibaresinin dava konusu başvuruda da aynen asli unsur olarak yer aldığı, taraf markalarında ortak olarak yer alan "..." ibaresinin ayırt ediciliğinin zayıf olduğu kabul edilse dahi dava konusu başvuruda yer alan "..." ibaresinin ve şekil unsurunun, başvuruya yeterli ayırt ediciliği sağlamadığı,
başvurunun tescil edilmek istendiği yukarıda belirtilen hizmetlerin redde mesnet markaların kapsamında da yer aldığı anlaşılmakla davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair istinaf itirazlarının esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
2-Ancak, dosya kapsamında bulunan tescil belgelerinden redde mesnet markalardan 2017/122955 sayılı markanın 43. sınıf "Yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri", 2017/90829, 2017 /90839, 2017/90852 sayılı markaların 43. sınıfta yer alan "Yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri. Geçici konaklama hizmetleri, geçici konaklama ile ilgili rezervasyon hizmetleri, düğün salonu kiralama hizmetleri, konferans ve çeşitli toplantılar için yer sağlama hizmetleri.
Gündüz bakımı (kreş) hizmetleri.", 2018/107706, 2018107710 sayılı markaların ise 43. sınıf "Yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri. Geçici konaklama hizmetleri, geçici konaklama ile ilgili rezervasyon hizmetleri, düğün salonu kiralama hizmetleri, konferans ve çeşitli toplantılar için yer sağlama hizmetleri." yönünden tescilli olduğu anlaşılmaktadır.
Görüldüğü üzere, dava konusu başvurunun tescil edilmek istendiği 43. sınıf "Hayvanlar için geçici barınma sağlanması hizmetleri." redde mesnet markalar kapsamında yer almadığı gibi bu hizmetler ile redde mesnet markaların tescilli bulunduğu hizmetler arasında benzerlik de bulunmamaktadır.
O halde, dava konusu başvuru ile redde mesnet markalar arasında, başvuru kapsamında yer alan 43. sınıf "Hayvanlar için geçici barınma sağlanması hizmetleri." bakımından emtia benzerliğine ilişkin koşul gerçekleşmediğinden, SMK'nın 6/1 maddesi uyarınca iltibas bulunmadığı ve bu bağlamda sayılan hizmetler yönünden YİDK kararının iptali koşullarının oluştuğu anlaşıldığından, ilk derece mahkemesinin başvurunun tescil edilmek istendiği 43. sınıf "Hayvanlar için geçici barınma sağlanması hizmetleri." yönünden de tarafların markaları arasında iltibas bulunduğu yönündeki kabulü doğru olmamış, davacı vekilinin bu yöndeki istinaf itirazları yerinde görülmüştür.
Davacı tarafça YİDK kararının iptali ile birlikte, dava konusu marka başvurusunun tescili işlemlerinin tamamlanması yönünde karar verilmesi talebinde de bulunmuştur. 6769 sayılı SMK kapsamında mahkemelere tescil isteminin kabulü ya da reddi yönünde tanınmış bir yetki bulunmamaktadır. Tescil işlemi idari nitelikte bir işlem olup Kurul kararının kabulüne bağlı doğal bir sonuçtur.
Yine davacının tescil işlemlerine devam edilmesine karar verilmesi istemi ayrı bir dava olarak değerlendirilemez. Bu nedenledir ki, açılan davada iki ayrı talebin olduğu ve başvurunun tescil işlemlerinin devamına yönelik isteminde reddedildiği gerekçesiyle davalı lehine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilemez.
Dolayısıyla Dairemizce davacının başvurunun tescil işlemlerinin tamamlanması talebinin reddine karar verilmiş, ancak bu nedenle davalılar yararına yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemiştir. Yargıtay'ın emsal uygulaması da bu yöndedir (Yargıtay HGK.'nın 22.03.2017 gün ve 2017/11-78 E.-521 K.)
Yukarıda açıklanan nedenlerle dava konusu başvuru ile redde mesnet markalar arasında, başvuru kapsamında yer alan 43. sınıf ""Hayvanlar için geçici barınma sağlanması hizmetleri." yönünden SMK'nın 6/1 maddesi uyarınca iltibas koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle sayılan hizmetler yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, HMK'nın 353/1-b-2 maddesinde, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber,
kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmişse "düzelterek yeniden esas hakkında" duruşma yapılmadan karar verilmesi gerektiği düzenlendiğinden, Dairemizce davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 20/04/2024
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E. 2022/335, K. 2024/586, 22 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama