KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Bam 20. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20.HUKUK Dairesi
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/342
- Karar No
- 2024/613
- Karar tarihi
- 22 Mart 2024
Karar Metni
963 kelime·5 dk okuma·11 bölüm
...
TÜRK MİLLETİ ADINA
KARAR
BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ...
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 20/01/2022
NUMARASI :....
DAVANIN KONUSU
Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali) Taraflar arasında görülen davada ANKARA 3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİnce verilen 20/01/2022 tarih ve 2021/172 E. - 2022/12 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı/ davacı/davalı ... tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, müvekkilinin 11 ve 35.sınıflarda tescil edilmek üzere ... nezdinde gerçekleştirdiği .....ibareli marka tescil başvurusunun başvurularının Markalar Dairesi Başkanlığı kararı ile re'sen kısmen reddedildiğini, bu kısmi ret kararına karşı yaptıkları itirazın bu kez ...
YİDK kurulunca 6769 sayılı SMK'nun 5/1-(b), (c) bentleri uyarınca nihai olarak reddedildiği, müvekkilinin çay kazanları imalatı ile başlayan faaliyetine endüstriyel tost makinaları, döner ocakları, ızgaralar, fritöz makineleri vb. ürünlerin imalatı ile devam ettiğini, başvuruya konu işaretin tanımlayıcı olup olmadığı araştırılırken işaretin ihtiva ettiği tüm unsurlar ile birlikte bir bütün olarak değerlendirilmesi gerektiğini, davacı adına yapılan marka başvurusunda “...” ve “...” ibareleri birleştirilerek "..." ibaresi ile yeni bir anlam oluşturulduğunu,
markaya bütünsel bir açıdan bakıldığında ayırt edici özelliği haiz olduğunu ileri sürerek, ....ibareli başvurunun kısmen reddine dair ... YİDK'nin 2021-M-2348 sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, alınan kararlar ve yapılan işlemlerin usule ve yasaya uygun olduğunu, davacının 2020/63889 sayılı marka başvurusunun "... ... ... ..." ibarelerinden oluştuğunu, markada ayırt ediciliği olmayan şekil unsuruna yer verildiğini, "... ..." ibaresinin "parlak gri renkte paslanmaz çelik" anlamına geldiğini, ayırt edici olmadığını ve marka algısı yaratmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, başvurunun reddedildiği 11 ve 35.sınıf mal ve hizmetler yönünden, dava konusu markada yer alan ... ve ... ibarelerinin, cins, çeşit, vasıf, kalite, amaç, değer belirttiği gibi tescili talep edilen mal ve hizmetlerin yapılış şeklini, karakteristik özelliklerini belirttiği, vasıf bildiren bu ibarelerin halkın/ilgili tüketicinin yanılmasına yol açabileceği, markada yer alan şekil unsurunun tali bir unsur olup, markanın bütününe ayırt edicilik kazandırmadığı,
redde konu mal ve hizmetler açısından dava konusu markanın ortalama tüketici kitlesi tarafından hiçbir tereddüte yol açmadan “paslanmaz çelik malzemeleri” şeklinde algılanacağı, başka bir deyişle markanın reddedilen mal ve hizmetler açısından tanımlayıcı olduğu ve ayırt edici nitelikte olmadığı anlaşılmış olmakla, 6769 sayılı SMK madde 5/(1)- (b) ve (c) kapsamında tescil engeli bulunduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, müvekkilinin “... ... ... ... +şekil” ibaresinden
oluşan tescil başvurusundan önce “... ... ... ... ...” ibareli marka tescil başvurusunda bulunduğunu ve markanın tescil edildiğini, bunun dava konusu marka hakkındaki tescil
talebinin haklı neden olmaksızın reddedildiğini gösterdiğini, markaların bütünsel yaklaşım çerçevesinde
değerlendirilmesinin, tali nitelikte olsa dahi şekil unsurunun ve diğer unsurların ayırt edicilik sağlayıp sağlamadığının değerlendirilmesi gerektiğini, ilk derece yargılamasında kelimelerin sadece sözlük anlamları esas alınarak markaya tanımlayıcı
nitelik yüklendiğini, paslanmaz çeliğin gündelik
hayatta ve sınai faaliyetlerde kullanım yelpazesi geniş bir materyal olup tüketici tarafından
doğrudan bir ürün-hizmet ile eşleştirebileceğinin iddia edilmesinin ve bu nedenle markanın
tanımlayıcı kabul edilmesinin somut gerçekliğe aykırı olduğunu, ayrıca müvekkili markasının üretim yapılan ürünler nezdinde somut
ayırt edicilik kazanıp kazanmadığı, hedef tüketici kitlesinin ilgili marka hakkındaki algısı
ve ayırt etme gücü hakkında herhangi bir inceleme yapılmadığını ileri sürerek, yerel mahkeme kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE
Dava, marka başvurusunun reddine dair TPMK YDİK Kararının iptali istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davacı tarafından "... ... ... ..." ibaresi için 11 ve 35. sınıf mal ve hizmetler yönünden marka başvurusunda bulunulduğu, mahkemece alınan bilirkişi raporunda da açıklandığı üzere, İngilizce "..." kelimesinin dilimizde "gümüş– parlak" ve "paslanmaz çelik" anlamına geldiği, "..." kelimesinin gerçek paslanmaz çelik olan
ürünler için kullanılan bir terim olduğu, markada tali unsur olarak yer alan “...” kelimelerinin "endüstriyel mutfak ürünleri" anlamına geldiği, dava konusu mallar ve bu malların satış hizmetleri yönünden
"paslanmaz çelik" malzemesinin satışa konu emtianın ham maddesi olarak kullanıldığı, bu
nedenle "... ... ... ..." ibaresini gören ilgili tüketicinin aklına
doğrudan “paslanmaz çelik malzemeleri/mutfak malzemeleri” ibaresinin geleceği, ...
ibaresinin dava konusu 11.sınıf mallar ile bu malların perakende satış hizmetleri açısından emtianın hangi malzemeden yapıldığını
anlattığı, cins, çeşit, vasıf, kalite, amaç, değer belirttiği gibi tescili talep edilen mal ve
hizmetlerin yapılış şeklini karakteristik özelliklerini gösterdiği, markada yer alan şekil unsurunun tali nitelikte olduğu, markanın bütününe ayırt edicilik kazandırmadığı, dava konusu başvurunun tüketicilerce marka olarak algılanmasının, belirli bir işletmeye ait mal ve hizmetleri, başka işletmelere ait mal ve hizmetlerden ayırt etmeyi sağlamasının mümkün olmadığı, 6769 sayılı SMK'nın 5/1-b maddesi uyarınca ayırt edici niteliği haiz bulunmadığı gibi başvurunun reddedildiği hizmetler yönünden aynı Kanun'un 5/1-c maddesi uyarınca tanımlayıcı da olduğu,
davacı tarafından dava konusu başvurunun 6769 sayılı SMK'nın 5/2. maddesi anlamında kullanım yoluyla ayırt edicilik kazandığının YİDK sürecinde ve yargılama sırasında dava ve cevaba cevap dilekçelerinde öne sürülmediği, ilk kez bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde bu iddiaya yer verildiği ancak markanın kullanım yoluyla ayırt edicilik kazandığına dair delil sunulmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 22/03/2024
Başkan · ... Üye · ... Üye · ... Katip · ...
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E. 2022/342, K. 2024/613, 22 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama