KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi Mahkemesi
- Karar tarihi
- 1 Mart 2024
- Esas no
- 2022/47
- Karar no
- 2024/412
- Başkan
- ... ...
- Üye
- ... ...
- Üye
- ... ...
- Katip
- ... ...
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK
- Tarihi
- 04/10/2021
- Numarası
- 2020/264 E. - 2021/323 K.
- Davacı
- ...
- Vekili
- —
- Davalı
- DAVANIN KONUSU YİDK Kararının İptali, **** ****
Karar Metni
803 kelime·4 dk okuma·5 bölüm
Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 04/10/2021 tarih ve 2020/264 Esas - 2021/323 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, müvekkilinin "..." ibareli tescilli markalarının bulunduğunu, davalı Şirketin "... ...+şekil" ibareli başvurusuna yaptıkları itirazlarının dava konusu YİDK kararı ile nihai olarak, reddedildiğini, oysa taraf markalarının iltibas oluşturabilecek düzeyde benzer olduğunu, müvekkilinin “...” ibareli markalarını 1992 yılından itibaren tescilli olduğunu, 30 yıla yakın bir süredir kullanıldığını, yüksek bilinirliği neticesinde yüksek ayırt ediciliği haiz bir marka olduğunu, dava konusu markanın müvekkilinin markasıyla aynı sınıflar bakımından tescil edilmek istendiğini, bunun iltibası arttıracağını,
ortalama gıda tüketicisinin dava konusu marka ile müvekkilinin markasını benzer olarak algılayabileceğini ya da iki marka arasında iktisadi bir bağ olduğunu düşünebileceğini, davalının marka başvurusunun kötü niyetli olduğunu ileri sürerek, 2020-M-5925 sayılı YİDK kararının iptaline ve dava konusu başvurunun tescili halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Davalı Şirket vekili, , taraf markaları arasında görsel, işitsel ve telaffuz yönünden bir benzerlik bulunmadığını, her iki markanın yazı tip özelliklerinin de birbirinden farklı olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece, dava konusu "... ...+şekil" ibareli marka başvurusu ile davacıya ait "..." ibareli tescilli markalar arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ,sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı,
işin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, mesnet marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu mallar için ayırdığı satın alma süresi içinde, davalının "... ...+şekil" ibareli marka başvurusunu gördüğünde derhal ve hiç düşünmeden davacının "..." ibareli tescilli markalarından farklı bir marka olduğunu algılayabileceğini,
diğer bir anlatımla ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından davacının "..." ibareli tescilli markalı mallarından satın almak isterken davalının "... ...+şekil" ibareli başvuru markalı malı satın almak şeklinde bir yanılgı yaşamayacağı, ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından başvuru konusu işaret ile davacının tescilli markaları arasında işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı mallar algısı da oluşmayacağı,
tarafların marka işaretleri benzemediğinden SMK 6/1 maddesindeki iltibas koşulları oluşmadığı gibi aynı Kanun'un 6/5 maddesindeki şartların da gerçekleşmediği, kötü niyet iddiasının ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili, tarafların markalarının iltibasa neden olacak düzeyde benzer olduğunu, müvekkilinin markalarının "..." şeklinde okunduğunu, dava konusu markanın asli unsuru olan "..." ibaresinin de müvekkilinin markasının sonuna baskın olmayan "S" ibaresinin eklenerek oluşturulduğunu, müvekkilinin markalarını oluşturan ibare İngilizce bir kelime olduğundan, dava konusu markaya eklenen "S" harfinin çoğul eki olarak da anlaşılabileceğini, markalar arasında yüksek işitsel benzerlik bulunduğunu, mahkemece markaların tescil sınıflarının benzerliğinin iltibası arttırmaya yönelik etkisinin ve gıda mallarında ortalama tüketicinin dikkat düzeyinin nazara alınmadığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE
Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, tescilli bir marka ile başvuru konusu işaret arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları gözetilerek münferit unsurlardan ziyade bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin dikkate alınarak belirleneceği, buna göre "...” asıl unsurlu başvuru ile davacının itirazına mesnet "..." asıl unsurlu markalar arasında 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel,
işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin olmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 24/03/2024
Başkan · ... Üye · ... Üye · ... Katip · ...
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E. 2022/47, K. 2024/412, 1 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama