KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Bam 20. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20.HUKUK Dairesi Mahkemesi Davacı Vekilleri Davalı
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 4 Nisan 2024
- Esas no
- 2022/480
- Karar no
- 2024/710
- Başkan
- ... ...
- Üye
- ... ...
- Üye
- ... ...
- Katip
- ... ...
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK
- Tarihi
- 20/10/2021
- Numarası
- 2020/289 E. - 2021/379 K.
- Davanın konusu
- Marka 2020-M-3064 Sayılı YİDK Kararı İptali ve
Karar Metni
726 kelime·4 dk okuma·5 bölüm
Hükümsüzlük
Taraflar arasında görülen davada ANkara 4. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 20/10/2021 tarih ve 2020/289 E. - 2021/379 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı kurum vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, "..." markasının 1926 yılında Belçika’da kurulduğunu, 2007 yılı sonunda, ... bünyesine katıldığını, “...” markasının 2012 yılında “tanınmış marka” olarak tespit edildiğini, müvekkilinin, davalı Şirketin 2019/27233 sayılı "..." ibareli dava konusu 3. sınıftaki marka başvurusuna itirazının kısmen kabul edildiğini, davacı markası tanınmış olduğundan başvuru kapsamında kalan mallar yönünden de karıştırılma olasılığı bulunduğunu,
davalının kötü niyetli olduğunu, markaların ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğunu ileri sürerek, dava konusu 17/07//2020 tarih, 2020-M-3064 sayılı YİDK kararının iptaline ve 2019/ 27233 sayılı markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı Kurum vekili, alınan kararlar ve yapılan işlemlerin usule ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Davalı Şirket tararfından cevap dilekçesi sunulmamıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, davalının " ..." ibareli marka başvurusu ile davacının "..." ibareli tescilli markaları arasında işaretsel benzerlik oluşsa da başvuru markasının kapsamında bırakılan "Aşındırıcı ürünler: zımpara bezleri, zımpara kağıtları ponza taşları, aşındırıcı pastalar" mallarının davacı markaları kapsamında bulunmadığı, davalı markası kapsamındaki bu malların davacıya ait markaların kapsamındaki mallar ve hizmetlerle ilişkili ve bağlantılı da olmadığı, SMK 6/1 maddesindeki iltibas-karıştırılma-benzerlik koşulunun gerçekleşmediği,
davalının marka başvurusu dolayısıyla davacıya ait tanınmış olduğu iddia edilen markadan haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hususlarının kanıtlanmadığı, bu nedenle SMK 6/4-5 maddesindeki nisbi ret sebebinin oluşmadığı, kötüniyetli başvuru yapıldığı iddiasının kanıtlanmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, her iki markanın kapsamındaki malların aynı sınıfta ve kozmetik sektörüne ilişkin olduğunu, işaretleri ve kapsamları benzer olduğundan markalar arasında karıştırılma ihtimali bulunduğunu, davalı Şirketin, müvekkilinin tanınmış markasından yararlanmak için "..." markalarıyla ayniyet derecesinde benzer bir marka için başvuru yaptığını, davalının ayırt ediciliği son derece yüksek ve çok tanınmış "..." markasını müvekkilinin markasıyla aynı sınıfta benzer mallar üzerinde tescil ettirmesinin kötü niyetli olduğunu ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE
Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, tescilli bir marka ile başvuru konusu işaret arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları gözetilerek münferit unsurlardan ziyade bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin dikkate alınarak belirleneceği,
bir bütün olarak dava konusu “...” ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet "..." asıl unsurlu markalar arasında uyuşmazlık konusu olan 3.sınıftaki "Aşındırıcı ürünler: zımpara bezleri, zımpara kağıtları ponza taşları, aşındırıcı pastalar" malları yönünden emtia benzerliğine ilişkin şart gerçekleşmediğinden SMK'nın 6/1.maddesi anlamında iltibas koşullarının oluşmadığı, zira davacının itirazına mesnet markalarının kapsamlarında, dava konusu başvurunun tescil edilmek istendiği 3.sınıf mallar yer almadığı gibi bu mallarla benzer mal ve hizmetlerin de bulunmadığı,
davalının marka başvurusu dolayısıyla davacının markasının tanınmışlığından haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hususlarının ve davalının marka başvurusunda kötüniyetli olduğunun kanıtlanmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 04/04/2024
Başkan · ... Üye · ... Üye · ... Katip · ...
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E. 2022/480, K. 2024/710, 4 Nisan 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama