KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi Mahkemesi
- Karar tarihi
- 4 Nisan 2024
- Esas no
- 2022/555
- Karar no
- 2024/697
- Başkan
- ... ...
- Üye
- ... ...
- Üye
- ... ...
- Katip
- ... ...
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK
- Tarihi
- 04/10/2021
- Numarası
- 2020/246 E. - 2021/324 K.
- Davacı
- ...
- Vekili
- —
- Davalı
- —
- Davanın konusu
- YİDK Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü
Karar Metni
732 kelime·4 dk okuma·5 bölüm
Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 04/10/2021 tarih ve 2020/246 Esas - 2021/324 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, müvekkilinin "...", "..." ve "..." ibareli markalarının bulunduğunu, "..." ibareli markalarının tanımmış olduğunu, davalı gerçek kişinin "...-..." ibareli başvurusuna yaptıkları itirazlarının dava konusu YİDK kararı ile nihai olarak reddedildiğini, oysa müvekkilinin itirazına mesnet markaları ile dava konusu başvuru arasında iltibas bulunduğunu, dava konusu markanın müvekkilinin markalarının serisi olarak algılanacağını, müvekkilinin markaları tanımış olduğundan, SMK'nın 6/5 maddesindeki koşulların da oluştuğunu, dava konusu başvurunun kötü niyetli bulunduğunu ileri sürerek, 2020-M-2230 sayılı YİDK kararının iptalini ve dava konusu başvurunun tescili halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Diğer davalı davaya cevap vermemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece, dava konusu "...-..." ibareli başvuru ile davacıya ait 2011/18714 sayılı ve "..." ibareli marka işaretleri arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ve sesçil olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmakla birlikte ortak mal/hizmet benzerliği oluşmadığından, SMK 6/1 maddesindeki koşulların gerçekleşmediği, bunun dışında kalan davacı markaları ile de davalının marka başvurusu arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığından, iltibas koşullarının oluşmadığı,
davacının dava konusu başvuru üzerinde SMK'nın 6/3 maddesi kapsamında hak sahibi bulunduğu, SMK'nın 6/5 maddesindeki koşulların oluştuğu ve kötü niyet iddialarının ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili, dava konusu başvuru ile müvekkilinin itirazına mesnet "...", "..." "..." ibareli tanınmış markaları arasında iltibas koşullarını oluştuğunu, mahkemece alınan bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere tarafların markaları arasında 35 ve 40 sınıf hizmetler bakımından emtia benzerliği şartının gerçekleştiğini, müvekkilinin "..." ibareli ilk markasını 2006 yılında tescil ettirdiğini, bu nedenle SMK'nın 6/3 maddesi uyarınca müktesep hakkının bulunduğunu, SMK'nın 6/5 maddesindeki koşullarının da oluştuğunu, dava konusu başvurunun kötü niyetli bulunduğunu,
dava konusu başvuru ile benzer şekilde oluşturulan "..." ve "..." ibareli markalar hakkında açılan davalarda anılan ibarelerin müvekkilinin markaları ile benzer kabul edildiğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE
Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, dava konu "...-..." ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet "..." ve "..." asıl unsurlu marka işaretleri arasında, 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin olmadığı,
nitekim Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2018/1613 E- 2019/3708 K sayılı ve 2018/937 E -2019/2795 K sayılı ilamlarında da "...-..." ve "..." ibarelerinin, davacının "..." ve "..." ibareli markaları ile benzer kabul edilmediği, davacının itiraza mesnet 2011/18714 tescil numaralı "..." ibareli markası açısından ise taraf markaları ibareler yönünden benzer olsa da kapsamlarındaki mal ve hizmet sınıfı karşılaştırılmasında, aynı veya benzer malların veya hizmetlerin bulunmadığı, dolayısıyla bu marka yönünden de iltibas koşullarının oluşmadığı, davacının dava konusu başvuru üzerinde SMK'nın 6/3 maddesi kapsamında öncelik hakkının bulunduğu,
aynı Kanun'un 6/5 maddesindeki koşulların oluştuğu ve dava konusu başvurunun kötü niyetli bulunduğu yönündeki iddialarının da ispatlanamadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 04/05/2024
Başkan · ... Üye · ... Üye · ... Katip · ...
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E. 2022/555, K. 2024/697, 4 Nisan 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama